Kemâlist aydınlarımızdan Prof. Ahmet Taner Kışlalı, bundan 15 yıl önce, 21 Ekim 1999 sabahı arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu aramızdan ayrıldı. Ömrünü Türk Bağımsızlık Savaşı ve Kemâlist Devrimi anlama ve anlatmaya harcayan Kışlalı’yı saygı ve özlemle anıyoruz.

Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dünya düzeninde, ülkemizde dış destekli dinciliğin tırmandığı 90’larda Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve diğer aydınlarımız gibi Ahmet Taner Kışlalı da emperyalizmin çıkarları için tehdit oluşturduğundan dolayı katledilmiş, katilleri bugüne dek bulunamamıştır. Akit “gazete”sinin, Kışlalı’nın fotoğrafı üzerine çarpı atıp “Zorba Kemalist gemi azıya aldı, halkı köpeğe benzetti!” diye iftira ve nefretle vatansever aydınımızı hedef göstermesi hatıralarda ve arşivlerdedir. Ahmet Taner Kışlalı cinayetinin hâlâ aydınlatılmamış olması, ülkemizin adaleti ve emniyeti için bir utanç kaynağıdır.

Türkiye’nin geleceğine sahip çıkanlar olarak Ahmet Taner Kışlalı’nın ilerlediği yolda yürüyecek, her türlü tehlikeye karşı Türkiye’yi ve Mustafa Kemâl’i savunmaya devam edeceğiz. “Bayrak” yere düşmeyecek!

“Atatürk’ün haklılığını ve Kemalizmin evrenselliğini, yakın tarih kanıtladı.. Yaşadığımız tarih kanıtladı.

Eski Yugoslavya ve Güneydoğu’da yaşananlar, Atatürk’ün ‘ulus’ ve ulusçuluk anlayışının doğruluğunu gösterdi. Leninizmin çöküşü, Atatürk’ün ‘demokrasi’yi devriminin sadece bir amacı değil, aynı zamanda bir aracı saymasının önemini ortaya koydu. İslam ülkelerinin durumu ve Türkiye’de şeriatçılığın tırmanması da, ‘laikliğin’ çağdaşlaşmanın ‘olmazsa olmaz’ koşulu olduğunun altını bir kez daha çizdi.

Ve şimdi yaşanan deneyimler; Kemalist ‘devletçilik’ anlayışını, yeniden bizim ve dünyanın gündemine getirdi. Hani birçok yabancı uzmanın da, ‘komünizm ile kapitalizm arasında üçüncü yol’ olarak nitelendirdiği ‘Kemalist devletçiliği’…”

(Kalpaklı Kalkınma, Cumhuriyet, 22 Aralık 1999)

Bir Cevap Yazın