Nevruz’dan bir gün önce Kemalist bir üniversite öğrencisinin gözünden ODTÜ özetle;
Korkuyla sindirme, şiddet, psikolojik harekat.. Ve FAŞİZM.

Tabi ki bu özetle yetinmeyecegim okulda gördüklerimi.
Hazırlıklar erken saatlerde başladı, her şey planlı programlı gerginlik yaratmak için.
Terör örgütü elebaşısının fotoğraflarının oldugu posterler kampüsün ortasında belirdi yavaş yavaş, vatan hassasiyeti olanların sinir uçlarına dokunuldu, ses çıkarmaya meyledenler gövde gösterisiyle bastırıldı.
Sivil-asker, çoluk çocuk demeden binlerce insanı katleden bir örgütün küçük bir grup üyesi, şarkılarla türkülerle halaylarla katliamlarını kutladı, ‘Nevruz’ kutlaması adı altında.
Ardından dev PAÇAVRALAR açıldı, üzerinde sarı-kırmızı-yeşil ve katil görüntüsü olanlarından.

Yukarıda da dediğim gibi planlıydı hepsi, psikolojik sindirme harekatıydı. Ve en acısı da, başarılıydı.
Çünkü ‘süreç’ zarar görmesin diye vatandan taviz veriliyordu, kurucu ilkelerden vazgeçiliyordu, en güçlü silahları korkutarak yıldırma ve şiddet olan eli kanlı terör örgütü sempatizanlarına meşruiyet tanınıyordu.
Hükümet devletin bekasını ve milletin bütünlüğünü koruyamadığı gibi, şakacıktan muhalefet de buna ses çıkarma niyetinde değildi.
Daha 2 gün önce andığımız Çanakkale şehitlerimizin bize bıraktıkları emanetleri savunamayacak hale getirilmiştik.

Ve burası bir ‘okul’, yani eğitim yuvası…
Bugün olanları gördük, yarın olacakları bilmiyoruz…

Kim ne derse desin, okulda yapılan
bu eylemler bir TERÖR eylemidir. Pardon değiştireyim; bu kelime bu eylemleri gerçekleştirenler için bir iltifat niteliğindedir. Başka bir kelime kullanalım, hani en çok kullandıklarından; ODTÜ’de bugün yapılan ve yarın yapılacak olan bu eylemler FAŞİZM’dir.
Korkuyla, şiddetle okuldaki vatanseverlerin sindirilip, kanlı vahşi bir terör örgütünü ÖZGÜR DÜŞÜNCE adı altında savunmaktır.
Bu eylemler, vatan hassasiyeti olanları faşistlikle suçlayıp; asıl faşizmi üniversitelere getirme eylemleridir.

Belki de en acısı şu;
İleriki günlerde bu insanlar kendilerini ‘devrimci’ olarak adlandıracak, daha devrim nedir bilmeden.
Deniz Gezmiş’i anacaklar, O’nun nasıl bir vatansever oldugunu görmeden, yahut görmezden gelerek.
Ardından, ’68 Kuşağı’nın devamıyız biz!’ diyecekler; o kuşak emperyalizmle topyekün savaştığı halde kendilerinin emperyalizmin Ortadoğu’daki ‘baş maşaları’ oldugunu unutarak.
Ve…
Utanmadan, sıkılmadan, Türkiye Cumhuriyeti topraklarında, Türkiye’nin önde gelen sayılı devlet üniversitelerinden biri olan ODTÜ’de okumaya devam edecekler.

ODTÜ gençliği bugün; tarihini unutmak üzere.
ODTÜ gençliği; devrimi emperyalizme karşı vatan savunması için yapma amacında olan o kuşağı, bugün fiilen inkar etmekte.
Yani;
Tarihine ihanette.

Burası Türkiye.
Burası ODTÜ.
Şu an bu halde, yarın meçhul.
Ne acı… Ne yazık…

Zeynep Nur GÖZÜTOK

Bir Cevap Yazın