Ülkenin siyasileri ve yöneticileri ya da altında siyah deri koltukları olan herhangi birileri diyor ki:

“Öğretmenler 15 saat çalışıyorlar,

Öğretmen maaşları memura haksızlık,

Bir de yazın 3 ay tatilleri var, yem bekleyen güvercin,”

Ve son olarak Yalova Valisi, Matematik Öğretmeni Halil Serkan’a ve eğitim çalışanlarına şunları söylüyor;

” Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler

Yönetmeliği bilerek eylem yapıyorsanız anarşistsiniz, ”

Okul idarecilerine de,

“Siz eşekbaşı mısınız burada? ”

Şimdi soruyorum;

Siz bu ülkenin gençlerinden, çocuklarından başarı mı bekliyorsunuz ?

Kim bu çocukların başarılı olmasını sağlayacak ?

Sizin, deri koltuğa her oturanın, kafasına göre değiştirdiği akıl ve mantık yoksunu sistemleriniz mi başarılı yapacak çocukları ?

Siz kurmak istediğiniz sistemde öğretmenleri “eşekbaşı”, “dilenci”, “anarşist” diye mi tanımlıyorsunuz?

Bu “dilenciler”, “eşekbaşları”, “anarşistler” siz kendinizi tatmin edin, makamınıza güvenerek onursuzluk yapıp adam ezin diye mi dört sene okuyorlar sonra onca sınava tabi tutulup öğretmen olmak için mücadele ediyorlar?

Öğretmen, öğretmek için, eğitmek için, ülkenin geleceği olan çocuklarımızı yetiştirmek için varken sizlerin görevi öğretmenlere vicdansızca, ahlaksızca, önce insan olmanın gereğini yok ederek saygısızlık yapmak mı ?

Herkesi fişleyip yaftaladığınız gibi öğretmenleri de o sendikadan bu sendikadan diye ayrıştırıyorsunuz.

Bu bizim sendikadan deyip göz yumarak, destek çıkıyorsunuz, “size yakışır adam” ederek bir yerlere getiriyorsunuz.

O ise diğer sendikadan deyip “eşekbaşı”, “dilenci”, “anarşist” diye ayrım yapıp “makamınızı” onursuzca kullanıyorsunuz.

Eğitimdeki en büyük sorunlardan birinin nitelikli öğretmen yetiştirmek olduğunu söylüyorsunuz. Peki, sizler yönetici ya da siyasiler olarak niteliğinizin ne olduğunu biliyor musunuz?

Yoksa oturduğunuz yerden insanlara “dilenci”, “anarşist” ve “eşekbaşı” demeyi bir nitelik olarak mı görüyorsunuz ?

Milli eğitimi milli olmaktan çıkarma hedefiniz, bütün bu onursuzluklarla ve “niteliksiz” makam mevki düşkünü kişilerle, öğretmenlerin boğuşmasına ve eğitimde derin yaralar açmasına neden oluyor.

Milli Eğitimin en büyük sorunu, kara sis gibi eğitimin üstüne çökmüş bu sistemsizlik ve Milli Eğitimi kötüye götürmeye, milli olmaktan çıkarmaya çalışan, kadrolaşmaya çalışan bir birine menfaat ilişkileriyle bağlı kişileridir.

Öğretmenleri ve Eğitim sistemini çoktan öldürdünüz şimdi üstüne toprak atıyorsunuz.

TÜBİTAK ödüllü Halil Serkan öğretmenimizin üstüne kara toprağı attınız ama hala burnunuz Kaf dağında, vicdansızca, yüzsüzce ortalıkta geziniyorsunuz.

Şunu unutmayın üstüne toprak attığınız ışıklar bir gün kardelen olup topraktan çıkacak ve her şeye rağmen bu memleketin vatan, millet sevdalısı çocuklarına kavuşacaktır.

Mustafa BOZTEPE

Bir Cevap Yazın