12 Nisan Pazar günü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Spor Toto Süper Lig’in tüm takımlarının kaptanlarını, İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nda topladı.

Toplantıda Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcısı Mesut Hoşcan, Kulüpler Birliği Vakfı Denetleme Kurulu Başkanı Mesut Altan ve Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de hazır bulundu.

Yaklaşık 1 buçuk saat süren toplantının ana gündem maddesi; son günlerde FUTBOLDA yaşanan şiddet olaylarıydı.

Tam da bu noktada sorulması gereken bir çok soru var:

• Şiddet sadece futbolda mı yaşanıyor? Yanıtı evet ise bu toplantıda neden tüm profesyonel futbol kulüplerinin kaptanları yer almadı?

• Basketbol, voleybol, hentbol ve onlarca takım sporunun sorunlarıyla neden ilgilenilmiyor?

• Eğer takım kaptanları ile toplantı yapılacaksa bunu Cumhurbaşkanı mı yapmalıdır? Futbol Federasyonu, Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Başbakan bu sorunlar karşısında pasif kalacaksa bu yapılar neden var? Yoksa ‘bakın her şeyle ilgileniyorum’ mesajını vererek, birilerinin getirmek istediği başkanlık sisteminin provası mıydı bu?

• Cumhurbaşkanı’nın Spor Bakanı’na “çocukların sorunlarıyla ilgilen” diye talimat vermesi, güçler ayrılığına aykırı değil midir?

• Sporcular, can güvenliklerinin olmadığı bir ülkede, neden hâlâ sorunlarını ‘sendikalaşarak’ devlet kademesine iletmezler? Sendika kurmak için ne beklemektedirler?

• Onca saçmalığa rağmen, bu toplantının sonucunda:

i) Bosingwa’nın stoperde değil sağ bekte oynaması gerektiği(!)

ii) Futbolcuların sahada hâl ve hareketlerine dikkat etmesi gerektiği

gibi zırvalar dışında, bir çözüm haritası belirlenmiş midir?

• Süper Lig’in 1 hafta tatil edilmesi –Fenerbahçeli futbolcuların psikolojilerini düzeltmesi dışında- neyi değiştirmiştir?

Aslında yukarıdaki tabloya bakınca, Kemâlist cumhuriyetten çok uzak, bir üçüncü dünya ülkesi imajı göze çarpıyor. 1938’den sonra gelinen nokta bu.

Alın size Yeni Türkiye; sanatta, sporda, bilimde kolu kanadı tutmayan Yeni Türkiye!

Mehmet Anıl PARLAK
17 Nisan 2015

Paylaş
Önceki İçerikTÜRKÇEMİZ VE TÜRK GENÇLİĞİ
Sonraki İçerikCumhuriyetin Unutulmayan Eğitim Projesi: Köy Enstitüleri

23 Eylül 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğretimini tamamladıktan sonra lise öğrenimini İngilizce ağırlıklı bir lisede bitirdi. Çukurova Üniversitesi Matematik Bölümünü tamamladıktan sonra pedagojik formasyon alarak öğretmenlik hayatına başladı.

Milli Mücadele döneminde kurulan Yeni Adana Gazetesinin Genç Yeni Adana bölümünde yazıları yayımlandı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. 2014 yılında yayın hayatına başlayan Üçüncü Yol’un kurucularındandır.

Hayattaki en büyük hedefi, ulusuna bağlı nesiller yetiştirmek…

Bir Cevap Yazın