Dinlenmemek üzere yola çıkan kişilerdik,

bir araya geldik yaklaşık bundan bir yıl önce.

Neredeyse tüm kurumların adında ya da dilindeydi Atatürk ve Kemalizm.

Fakat neredeyse tamamında sadece bir maskeydi,

narkozdu ihanete,

ulus anlamasın, tepki veremesin diye.

Belki de dünyadaki en haklı ve en uygulanabilir düşünceydi.

Buna rağmen onu savunan ya da savunduğunu iddia edenler,

kendi yüzeyselliklerini mâl ettiler Kemalizme,

isteyerek ya da istemeyerek.

Tam da bu noktada bir araya geldik,

bundan yaklaşık bir yıl önce.

Birçok oluşum gibi yükseklerden atıp tutmak yerine,

yere bassın istedik ayaklarımız.

Parselleyerek gidelim istedik,

yerelden genele.

Küçük halkalar oluşturmaya başladık kendimizce, kendi etrafımızdan başlayacak şekilde.

Çünkü devrim, önce kişinin kendisinde başlamalıydı.

Bir bildiri ile başladı,

Kemalizmin “özgün” bir üçüncü yol olduğunu,

günümüz şartlarında -özellikle bu coğrafya için- tek çıkış yolu olduğunu anlatma mücadelemiz.

Sonrasında Facebook, Twitter ve Instragram’dan başladık, ürettiklerimizi paylaşmaya.

Kendi yağında kavrulan, kendi kadrosunu oluşturan ama sadece kendi çalıp kendi oynayan bir oluşum olmak istemedik.

Kendi özünden kendi özgünlüğünü yaratan Kemalist Devrim gibi dönüyoruz özümüze,

kaygımız sadece vatan.

Bireysel kaygı ve beklentilerden vazgeçeli çok oldu.

Ki zaten bu kaygıya düşmek, “içinde bulunduğumuz şartlara rağmen safsata, münakaşayla, nazariyatla vakit geçirmek” olur idi.

Yürüyüşümüzün ikinci aşaması olarak web sitemizle karşınızdayız artık.

Bundan sonra daha da hızlanıyor, sıklaşıyor adımlarımız.

Dört koldan saldırırken düşmanlar,

gaflet, delalet, ihanet girmişken kolkola,

tarih tarafından doğrulanan bir cümleyi daha gür sesle haykırıyoruz:

“Emperyalizm var oldukça, karşısında Kemalizm olacaktır.”

Emperyalizmin olduğu her alanda, her mekanda.

Selam olsun,

selam olsun gece “ne olacak bu vatanın hali” kaygısı taşıyarak uykusundan çalana,

-yani bizden olana-

“düşman dayamışken hançeri vatanın bağrına”,

“bulunur kurtaracak bahtı kara maderini” diye

aynı inanç ve kararlılıkla haykırabilen tüm dostlara!

Bir Cevap Yazın