Türk ordusunun tasfiye edilme sürecinin kurbanlarından, balyoz şehidimiz Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp’in aramızdan ayrılışının birinci yıldönümü bugün.

Eli kanlı “kumpasçıların” 1 yıl önce işlediği cinayetin kurbanlarından biriydi o. Ölmedi; öldürüldü, şehit edildi.

O’nun için hayatındaki en büyük onursuzluk olan şeyi yapıp, 7 yaşındaki kızı Duru’ya yalan söyledi. Duru için babası “gizli görev”deydi, varlığı için canını vermeye yemin ettiği bu vatan için kendisinden uzaktaydı.

24 saatlik bir günün sadece 1 saatlik bir zaman diliminde babasının yakınında olmasına izin verilen Duru’nun belki de son defa “yakan top” oynayışıydı; hem babasıyla hem de hayatında… Çünkü Duru’ya göre babasının yere düşmesine sebep olan şey bir “top”tu; oysa babasını “yakan” top değil bir “balyoz”du, “iftira”ydı, “adalet”ti, “kandırıldık” diyenlerdi, “kandıranlar” ile birlikte…

Duru “keşke babam 10 Kasım’da ölmüş olsaydı” demişti annesine, Mustafa Kemal ile özdeşleştirmişti O’nu; Mustafa Kemal’in askerini…

Ecelsiz öldürüldük.

İhaneti gördük.

Ne seni Albayım ne de seni öldürenleri unuttuk; unutmayacağız, unutturmayacağız.

Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp’i saygıyla anıyoruz.

Bir Cevap Yazın