Uzun bir süredir uluslararası alanı meşgul eden konu, Avrasya Birliği.

Bu Birliğin Türkiye ve Kafkaslar ayağında, dengelerde kimin lehine bir sapma yaşanır? Avrasya Birliği’ndeki temel amaç nedir? Batı’dan gelen emperyalist yayılmanın önüne bir set çekmek mi? Yoksa Doğu emperyalizmini yeniden canlandırmak mı?

Coğrafi konumu gereği kilit ülkelerden biri olan Türkiye’nin, dış politikada elini rahatlatır mı yoksa bıçak sırtı bir politika mı güdülmesi gerekir?

Başlayalım. Avrasya Ekonomik Topluluğu/Birliği

Avrasya Ekonomik Topluluğu (Euroasian Economic Community: EAEC/EurASEC), Rusya Federasyonu (RF) ile Belarus arasında 6 Ocak 1995’te imzalanan Gümrük Birliği Antlaşması ile ekonomik bir bölgesel örgüt olarak kurulmuştur. Bu örgüte 20 Ocak’ta Kazakistan katılmıştır. 29 Mart 1996’da Kırgızistan’ın da antlaşmaya taraf olmasıyla imzacı sayısı 4’e çıkan Gümrük Birliği Antlaşması’nı, Ekonomik ve İnsani Alanlarda Entegrasyonun Derinleştirilmesi Anlaşması izlemiştir. Tacikistan’ın da katılımıyla 26 Şubat 1999’da imzalanan ‘Gümrük Birliği ve Ortak Ekonomik Alan Antlaşması’yla Avrasya Ekonomik Topluluğu için önemli bir adım atılarak kurumsal bir yapı için zemin hazırlanmıştır. Nitekim 10 Ekim 2000 tarihinde yeni bir anlaşma imzalanarak Avrasya Ekonomik Topluluğu resmen kurulmuştur. (1)

7 Ekim 2005’te St. Petersburg’da yapılan Orta Asya İşbirliği Örgütü (Central Asian Cooperation Organization: CACO) toplantısında örgütün feshedilerek, Avrasya Ekonomik Topluluğu ile birleştirilmesi kararı alınmıştır. Bir tek Özbekistan’ın üye olmadığı Avrasya Ekonomik Topluluğu, onun da 25 Ocak 2006’da üye olmasıyla, fiilen ve resmen Orta Asya İşbirliği Örgütü ile birleşilmiştir.(2)
Ancak, bu girişimler 2007’de Rusya, Belarus ve Kazakistan arasında gümrük birliği oluşturulması tasarımına döndürülmüştür. 2010 yılında ise 3 ülke arasında Gümrük Birliği kurulmuştur ve 2011’e gelindiğinde Avrasya Ekonomik Komisyonu’nu oluşturan anlaşmayı imzalamışlardır. 29 Mayıs 2014’te ise Avrasya Ekonomik Birliği’ni resmen hayata geçiren imzaları atmışlardır. 1 Ocak 2015 tarihi itibariyle de örgüt kurucu anlaşması yürürlüğe girmiştir. Kırgızistan’ın ve Ermenistan’ın da Birliğe katılmasıyla üye devlet sayısı 5 olmuştur. Avrasya Ekonomik Birliği, adından da rahatça anlaşıldığı gibi, bir ekonomik bütünleşmedir. Fakat yapılan açıklamalardan, bunun böyle kalmayacağı ve AB benzeri bir ‘medeniyet projesi’(!) olacağı görülüyor.(3)
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)

Çin ve Rusya’nın devlet başkanlarına Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan liderlerinin de katılmasıyla 26 Nisan 1996’da Şangay’da imzalanan Sınır Bölgelerinde Askeri Güvenliği Derinleştirme Antlaşması’yla “Şangay Beşlisi (Shanghai Five)” olarak anılan yapı kuruldu.
“2001’de Şangay’da yapılan zirveye Özbekistan’ın da katılımıyla yapılanmanın bir hükûmetler arası örgüt şeklinde kurumsallaşması kararı alındı ve 15 Haziran 2001’de yayımlanan bildiriyle de altı üyeli Şangay İşbirliği Örgütü (Shanghai Cooperation Organisation: SCO) resmen kurulmuştur.” (4)

Siyasi ve kültürel yakınlaşmadan, askeri ve ekonomik alandaki anlaşmalara kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsayan ŞİÖ, dünyanın yükselen devi olarak görülüyor.
BRICS

Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce adlarının baş harflerinden oluşmuştur. İlk kez 2006 yılında Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin dışişleri bakanlarının BM çatısı altında bir araya gelmesi başlangıç noktasıdır. 2009’dan bu yana düzenli olarak zirve toplantılar yapan gruba 2011 zirvesinde Güney Afrika da dahil oldu. Küresel tehdit ve fırsatlarla eşit olarak yüz yüze olduklarını düşünen ülkeler grubu olan BRICS, uluslararası terörizmden enerji güvenliğine kadar birçok konuyla ilgileniyor.(5) BRICS ülkelerinin, özellikle Çin ve Hindistan’ın, dünya ticaretinde yükselişleri, bu oluşumu daha da önemli kılıyor.
Birliğe Giden Yol

Yukarıda neden uzun uzadıya, Rusya ve Çin’in beraber (Avrasya Ekonomik Birliği hariç) yer aldıkları üç örgütten bahsettik?

Şu nedenle:

Yakın zamanda haber sitelerinde IMF ve Dünya Bankası’na rakip, yeni bir kalkınma bankası kurulduğu haberi yer aldı. Haberde, “Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve G. Afrika’nın IMF ve Dünya Bankası’na alternatif olarak kurduğu 100 milyar dolarlık Yeni Kalkınma Bankası açıldı. Dev banka, Türkiye gibi ülkelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak” (6) deniliyordu. Dikkat edelim, yeni banka BRICS bünyesinde kuruldu ve Çin’in Şangay kentinde faaliyete geçti.

Birkaç gün önce ise daha şaşırtıcı başka bir haber geldi, yine aynı cepheden:
AİHM’e alternatif bir Avrasya İnsan Hakları Mahkemesi kurulması gerektiği, bunun için Rus Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarının harekete geçmeye davet edildiği yazıldı. Öneriyi sunanlar, özellikle ‘adalet ve eşitlik temeline dayalı çok kutuplu bir dünya’ kurmanın önemine vurgu yapmışlar. Eylül ayında, Pekin’de yapılacak Rusya ve Çin zirvesinde konunun ele alınmasına karar verilmiş. (7)

 

Yeni Bir NATO Mu?

Avrasya diye tabir edilen coğrafyadaki hareketlilik bunlarla sınırlı değil. Daha fazla ciddiye alınması gereken bir başka oluşum ise 25 Ocak 2013 tarihinde Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Moğolistan tarafından kurulan Avrasya Askeri Statülü Kolluk Kuvvetleri Teşkilatı (TAKM)’dır.
Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Moğolistan’ın Jandarma güçleri ve askeri kolluk kuvvetlerini kapsamıştır. Jandarma Genel Komutanlığı’nın resmi sitesinde yer alan açıklamada, “TAKM Teşkilâtına, Avrasya bölgesinde, karşılıklı işbirliğini geliştirmek isteyen diğer tüm ülkelerin Askeri Statülü Kolluk Kuvvetleri ve Jandarmaları üye olmak için başvurabilirler. TAKM Teşkilâtı, herhangi bir ülke ve kuruluşa karşı oluşturulmamış olup sadece barışa hizmet etmeyi ve vatandaşlarına insan odaklı çağdaş kolluk hizmeti vermeyi hedeflemiştir” denmiştir. Kuruluş amacını ise “bilgi ve tecrübe” değişimi olarak ifade etmişlerdir.(8)
TAKM‘ın zaman içinde nasıl bir görev yükleneceğini şimdiden kestirmek zor. Özellikle Avrasya tasarımındaki yeri ne olur, bugünden, bunun cevabı muğlaktır. Ama bir bilgi olarak hafızamızda kalması uygundur.
Doğudan Gelen Emperyalizm

Uzun yıllardır, fısıltı halinde, yarı alaycı yarı ciddi bir tavırla sözü edilen konudur Avrasya Birliği. Özellikle Soğuk Savaş’ı tecrübe etmiş dünyamız açısından Çin ve Rusya’nın yakınlığı her zaman problem teşkil etmiş ve deyim yerindeyse, kalkanların kullanılmasına neden olmuştur. Durum böyle iken, Rusya’nın önderliğinde eski Sovyet ülkeleriyle oluşturulan Birlikler kafalardaki ‘Avrasya’ sorusunu daha da belirginleştirmekte ve bu ülkelerin birlikte attığı adımlar daha bir dikkatle takip edilmektedir.

 

Özellikle doğal gaz ve petrol konusundaki tekel olma durumuna yakın pozisyonu, Kafkaslar ve Orta Asya’daki rekabet kabul etmez haliyle Rusya’nın, 1990’ların sonundan bu yana Avrasya tasarımı konusunda çalıştığı bilinmeyen bir şey olmamakla birlikte milli çıkarları açısından kendi önderliğinde bir Avrasya bütünleşmesi, özlemini duyduğu dış politikada rahatlamayı ona verecektir.

Çin ise, geniş nüfusu ve bunun doğal sonucu ucuz iş gücü ile tek eksiği enerji ve ham maddenin peşine düşmüştür. Her geçen gün yükselen teknolojiye dayalı sanayisi ile enerji ve ham madde ihtiyacı da artmaktadır. Doğalında, Çin için enerji güvenliği ve ham maddeye erişim ve bunların ucuzlaştırılması gerçek bir sorun teşkil etmektedir.
Burada bir parantez açalım:
Efendim, ‘emperyalizm’, her gün duyduğumuz bir terimdir. Sömürgeciliğin, yüzyılımıza has ve bir kademe daha vahşi ismi olan emperyalizm denince akıllara hep Batı ve ABD gelir. Oysaki Rusya’nın ve Çin’in de günümüzün Doğulu emperyalistleri olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Adı anılan ülkelerin, ‘çift kutuplu bir dünyada adalet ve eşitlik’ söylemlerinin ipuçları, Soğuk Savaş dönemindeki sosyalist diktatörlükler zamanında gizlidir, dikkat edelim.
Öte taraftan konunun taraflarından eski Sovyet ülkeleri olan Orta Asya ve Kafkas ülkeleri için ise güvenliklerini ve refahlarını arttırmak en önemli konudur. Hem coğrafi yakınlıktan hem de kültürel benzerliklerden kaynaklı olarak Rusya etkisine açık olan bu ülkeler, küreselleşmenin ve acımasız tek kutuplu dünyanın yükünü, bölgesel oluşumlara katılarak hafifletmeye çalışıyorlar. Zaten, ‘büyük ağabey’leri Rusya’dan bağımsız bir petrol ve doğal gaz politikası bile yürütemeyen bu ülkelerin, fazla bir seçenekleri de yoktur.
İki Rüzgar Arasında Türkiye

Bizi ilgilendiren kısım ise, Avrupa Birliği’ne alternatif bir Avrasya Birliği tasarımında Türkiye’nin konumlanışı/konumlandırılışıdır. NATO’nun ve Batı emperyalizminin, devşirilmiş yerli maşalar sayesinde, iliklerine kadar işlediği Türkiye Cumhuriyeti, yüzünü Doğu’dan esen bu rüzgara çevirebilecek mi veya çevirmeli mi? Daha da önemlisi, bu oluşuma yaklaşımı nasıl olmalı? Özellikle Rusya’nın, ısınan Ortadoğu günlerinde Avrasya temaslarını sıklaştırması, Rus niyetini anlamayı zorlaştırıyor. Suriye ve Ukrayna konusunda kazanan ele sahip olan Rusya, yeni bir “emperyalist sömürü birliği” mi kurmaya çalışıyor sorusu, bu noktada, önem arz ediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünü takiben bağımsızlıkçı politikalardan yavaş yavaş vazgeçilmesinin sonucu, ne yazık ki, uluslararası arenada milli bir duruşa sahip olamayışımızdır. Daha da önemlisi, zaman zaman kendimize has kararlar vermemiz bile imkansızlaşabiliyor. Bundan kaynaklı olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin, ayak sesleri duyulan Avrasya Birliği’ne yaklaşımı da bu temelde, yani bağımsızlık odaklı olmalıdır.
Türk Basını Görev(!) Başında

Son dönemde birtakım basın-yayın organlarımızı süsleyen Rusya güzellemeleri, ne yazık ki Kurtuluş Savaşı dönemi mütareke basınının İngiliz mandası Amerikan mandası mı’ mantığını yansıtıyor. Oysaki, özellikle dış siyasetteki duruşumuz, “manda ve himaye kabul edilemez” düşüncesi yönünde olmalıdır. “Ne Amerika ne Rusya, tam bağımsız Türkiye” denkleminde düşünen bizler için, emperyalizmin “Doğu‘dan mı Batı‘dan mı” geldiği önemli değildir.

Hangi uluslararası oluşumda olursak olalım, milli çıkar ve menfaatlerimiz dahilinde hareket edilmesi önem arz etmelidir.

Hasret GÜNDOĞDU 09.08.2015

 

Dipçe:

1- “Uluslararası Örgütler”, Eskişehir Anadolu Üniversitesi yayınları, 2.baskı, Nisan-2013, s.157; Vikipedi, “Avrasya Ekonomik Topluluğu” maddesi, erişim tarihi: 08.08.2015, https://tr.wikipedia.org/wiki/Avrasya_Ekonomi_Toplulu%C4%9Fu
2- “Uluslararası Örgütler”, s.158

3- “Avrasya Ekonomik Birliği: Bir Medeniyet Projesi”, Sputnik Türkiye, erişim tarihi: 08.08.2015 http://tr.sputniknews.com/analiz/20150107/1013359480.html

4- “Uluslararası Örgütler”, s.177; Vikipedi, “Şangay İşbirliği Örgütü” maddesi, erişim tarihi: 09.08.2015,

https://tr.wikipedia.org/…/%C5%9Eanghay_%C4%B0%C5%9Fbirli%C…

5- “Gelişmekte Olan Ülkelerde Siyaset”, Eskişehir Anadolu Üniversitesi yayınları, 1.baskı, Ocak-2013, s.45

6- “‘Gölge IMF’ kuruldu Türkiye’ye çalışacak!”, Milliyet, 22.07.2015 http://www.milliyet.com.tr/…/ekon…/detay/2090753/default.htm

7- “Rusya’dan öneri: Avrasya İnsan Hakları Mahkemesi kurulsun”, Sputnik Türkiye, 31.07.2015 http://tr.sputniknews.com/rusya/20150731/1016882198.html

8- “AVRASYA ASKERÎ STATÜLÜ KOLLUK KUVVETLERİ TEŞKİLÂTI (TAKM)”, Jandarma Genel Komutanlığı sitesi, erişim tarihi:09.08.2015 http://www.jandarma.tsk.tr/dis/takm.htm