Spor dünyasının özellikle son dönemlerinde gündeminde olan konuların başında doping gelmektedir. Son yıllarda teknolojik gelişmelerin artmasıyla geriye dönük doping araştırmaları tekrar yapılmakta ve doping yapan sporcu sayısı giderek artmaktadır.

Peki nedir bu doping, neden kullanılır ve sporun kurallarına uygun mudur?

Doping, bir spor yarışması sırasında, vücuda üstün hareket ve enerji sağlamak amacıyla kullanılan ilaçtır. Bir sporcunun doping yapıp yapmadığı karşılaşmanın hemen sonrasında yapılan idrar ve tükürük tahliliyle anlaşılır. Dopinge özellikle bisiklet yarışçıları, halterciler, atletler ve futbolcular başvurur.(1) Sporcuların doping kullanmalarındaki en büyük sebep kazanma hırsı ve yarışmadan kazanacakları ödüllerdir. Bunların yanında sporun giderek siyasete ve ticarete dökülmesi (transfer olma isteği), sporcu üzerindeki antrenör baskısı gibi sebepler de vardır. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından belirlenen yasaklı maddeler; Uyarıcılar, Narkotik Analjezikler, Anabolik Ajanlar, Diüretikler, Peptid hormonlar ve benzerleridir.(2)

Yaygın olarak kullanılan Anabolik Steroidler ve Diüretiklere özellikle değinecek olursak:

Anabolik Steroidler kasları inşa ederek atletik performansı arttırırlar. Bazıları krem ​​veya jel olarak cilde uygulanıyor olsa da Anabolik Steroidler, genellikle ya kas içine enjekte edilir ya da oral yoldan alınır.  Yasal olmayan şekilde kullananlarda alınan dozlar tıbbi koşulların iyileştirilmesi için öngörülen dozun 10 ile 100 katı kadar yüksek olabilir.(3) Kullanımı ile vücuttaki yan etkileri; vücut ağırlığının hızla artması, akne, şişkin ve kabarık yüz, sarılık, anormal göğüs gelişimi (erkeklerde), erkeksi karakter gelişimi (bayanlarda), ruh halinde dalgalanmalar, saldırganlık ve sinirlilik, Steroid kudurganlığı olarak bilinen aşırı saldırganlıktır.(4) Bir diğer yasaklı madde olan Diüretikler, böbrek üzerinde etkili olan ve fazla miktarlarda suyun vücuttan atılmasına neden olan bir ilaç grubudur. Bunlar genellikle sporcular tarafından, belirli ağırlık sınıflarına girebilmek için (örneğin güreş, boks) geçici ağırlık kaybı ve diğer bileşikler ile ilaçların vücuttan atılmalarını sağlayarak doping testlerinden kaçmak amacıyla kullanılmaktadır. Diüretiklerin kullanımı, dehidratasyona, kas zayıflamasına, kramplara, kan basıncının düşmesine ve elektrolit dengesizliğiyle oluşan kalp düzensizliklerine neden olabilir. Diüretikler, sporcuların sıcaklığı tolere etme yeteneklerini de etkileyebilirler.(5)

Üzülerek söylüyoruz ki doping kullanımı dünya genelinde oldukça yaygındır. Özellikle atletizmde bu konu sıkça gündeme gelir. Son yıllarda geriye dönük doping araştırmaları büyük bir artış göstermiştir. Nedeni ise yeni geliştirilen yöntemlerle tahlillerin tekrar analize alınmasıdır. Tahlil yapıldıktan 10 yıl sonra bile yeni geliştirilen yöntemlerle bu analizler tekrar yapılabilmektedir. 2012 Londra Olimpiyatları’nda 55 atletin dopingli olduğu haberlerinden sonra Uluslararası Atletizm Federasyonu 2005 (Helisinki) ve 2007 (Osaka)’da düzenlenen dünya şampiyonlarına katılan  28 sporcuda dopinge rastlandığını açıkladı.(6)

Son 11 yılda 5 bin atletten alınan 12 bin kan testi sonuçları, 800 atletin doping kullandığı şüphesini doğurdu. Türkiye’nin ise ‘şaibeli test sonucu’ en yüksek üçüncü ülke olduğu iddia edildi.(7) Türk atletizmi, doping kullanımı nedeniyle son 8 yılda büyük sıkıntılar yaşadı. Süreyya Ayhan’ın 2007’de ömür boyu men cezası almasıyla başlayan süreçte, Alemitu Bekele, Aslı Çakır Alptekin, Binnaz Uslu, Eşref Apak, Nevin Yanıt, Elvan Abeylegesse ve Karin Melis Mey yasaklı madde kullanımı nedeniyle Uluslararası Atletizm Federasyonu’ndan ceza aldı.(8) Yine aynı şekil halterde: Halil Mutlu, Sedat Artuç, Nurcan Taylan, Emine Bilgin, Şule Şahbaz; futbolda: Hasan Şaş, Ayhan Akman, Burak Hascan; basketbolda Kerem Gönlüm doping yaparak çeşitli sürelerde ceza almış sporculardır.

Doping, “Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından yasaklanmış madde veya yöntemlerin sporcu tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanımı” diye tanımlanır.(9) Dopingli sporcuya men cezasını uygulama kararını Uluslararası Olimpiyat Komitesi ilk olarak 1967’de vermiştir.(10) Mexico City’de 1968’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’ndan bugüne, oyunlara katılma hakkı kazanan toplam 76 sporcunun dopingli olduğu belirlenmiştir. Meksika’daki oyunlarda yalnızca bir sporcunun doping yaptığı belirlenmişti. Şu ana dek Atina’daki Olimpiyat Oyunları’na katılan sporcuların 19’unun doping yaptığı belirlendi ve bu alanda rekor kırıldı. Pekin Olimpiyatları’nda da 6 sporcunun dopingli olduğu belirtildi. Moskova’da 1980’de düzenlenen oyunlarda ise hiçbir sporcu dopingli çıkmamıştır.(11) Milli halterci Şule Şahbaz’ın Atina Olimpiyatları’nda 75 kilo bayanlarda yarışması planlanmış ancak yapılan doping testi pozitif çıktığı için diskalifiye edilmiştir. Şahbaz’ın kas geliştirici Anabolik Streoid kullandığı bildirilmiştir. (12)

Her spor dalı kendine özgü kurallara sahiptir fakat doping kullanımı yasağı bütün sporların benimsediği ortak bir kuraldır. Çünkü sporun ahlakına aykırı bir harekettir; kullanımı ile haksız bir rekabetten söz edilir; adalet, dürüstlük ve saygı gibi değerler ortadan kalkmaktadır. Sporda doping kullanımının ilk olarak 1956 Melbourn’da konu gündeme gelmesinin nedeni de bu durumu çok iyi açıklamaktadır: Doping kullanımının spor ruhuna aykırı olması ve ileri safhalarda sağlık problemleri yaratmasıdır. (13) Bir tarafta alınteri dökerek, acı, yorgunluk demeden çalışan sporcular varken diğer tarafta ilaç kullanımıyla şampiyonalara katılıp madalya alan sporcuların olması büyük bir haksızlıktır. Yasa dışı madde kullanan sporcular en fazla kürsüde yapay gözyaşı dökebilirler. Madalyalarını boyunlarına takıp, bayraklarını nasıl gururla dalgalandırabiliyorlar bunlar da sporseverlerin merak konusudur.

Sporseverlerin giderek spordan soğumalarındaki sebeplerin başında doping gelmektedir. Özellikle sevilen ve sayılan sporcuların sonradan yapılan analizlerle dopingli çıkması izleyicide büyük bir hayal kırıklığı yaşatmaktadır. Bu hem gelecek nesil sporculara kötü örnektir hem de giderek sporun saygınlığını düşürmektedir. Olimpiyatlarda ülkesini temsil eden bir sporcudan gelen doping haberinin ülkesini nasıl küçük düşüreceğini düşünebiliyor musunuz?

Düşünmek istemiyorsak eğer; Olimpiyat Yemini’ni hiç unutmamakta fayda var:

 “Olimpiyat Oyunlarında ülkemin şerefi ve sporun zaferi için kurallara uyarak dürüst yarışacağımıza ve gerçek sportmenlik ruhu içinde mücadele edeceğimize and içeriz.”
Dipçe:

(1) doping.nedir.com

(3)  www.kalitelibeslenme.com/anabolik-steroid-kullanimi-ve-zararlari/

(2) (4) (5)  bedenegitimci.blogcu.com/doping-maddeleri-nelerdir/4610725

(6) www.sabah.com.tr/spor/tum-sporlar/2015/08/12/doping-skandali-buyuyor

(7)www.radikal.com.tr/spor/yeni_doping_skandalinda_en_saibeli_ulkeler_listesinde_turkiye_ucuncu_sirada-1408725

(8) http://www.hurriyet.com.tr/spor/diger/29855805.asp

(9) dopinginzararlari.nedir.com

(10) (13) tr.wikipedia.org/wiki/Olimpiyat_Oyunlar%C4%B1#Doping_Skandallar.C4.B1

(11)www.cnnturk.com/2004/spor/olimpiyatlar/08/29/olimpiyatlar.tarihinde.dopingli.sporcular/31741.0/

(12) tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eule_%C5%9Eahbaz

Semra TAŞDURMAZLI

Paylaş
Önceki İçerikNasıl Bir Muhalefet?
Sonraki İçerikAlgı Savaşları: Milletin, Vekili ile İmtihanı

1999, Adana doğumlu. ÇEAŞ Anadolu Lisesi’nde 3. sınıf öğrencisi. ÇEAŞ Anadolu Lisesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün başkanlığını yapmakta. Muay Thai spor branşında milli sporcu.

Bir Cevap Yazın