Üçüncü Yol – Yurtdışı Temsilcilerinden Zeynep Nur Gözütok Orta Doğu, Türkiye’nin dış politikası, bölge sorunları hakkında sordu, Irak Türkmen Cephesi lideri Erşad Salihi’nin basın danışmanı, gazeteci Özdemir Hürmüzlü cevapladı.

Röportajın ilk bölümü:


Zeynep N. Gözütok: İlk önce IŞİD’in saldırdığı yerlerle ilgili birkaç sorum olacak. Şu an Musul ve Kerkük’teki durum nedir? IŞİD bağlantısı, orayı Barzani’ye mi bıraktı? Ne oldu, nedir durum?

Özdemir Hürmüzlü: Şimdi bizim ilk düşüncemiz, bu bölgede olup bitenler, hepsi komplo. Komplo nedir? Özellikle bizim, Türkmen bölgelerinin üzerinde, komplo var. O komplonun arkasında ne var? Türkmeneli bölgesi diyelim, Türkmenlerin yaşadığı bölge. Kerkük, Musul, Telafer, Tushurmatu bunlar Türkmeneli bölgesi. Buralar doğal zenginlik olduğundan, petrole sahip olduğundan, burayla herkes uğraşıyor. Şimdi: Üç tane taraf var orada. Bir, merkezi hükümet var; bir IŞİD var, bir de peşmerge var. Şimdi bakarsanız, bütün çatışmaların yeri… Hepsi orada. Mesela Kerkük ve etrafı şu anda IŞİD’in işgali altında. Kerkük’ün merkezi, peşmergenin koruması altında. Daha eskiden Irak ordusuna bağlı 12. Tugay vardı. 9 Haziran olaylarından sonra, aniden toplu bir şekilde onlar Bağdat’a çekildiler. Neden çekildiler, nereden emir aldılar, kim bunlara inisiyatif verdi? Hemen orada dağıldılar.

Oradaki, diyelim, karargâh, oradaki üs çok önemli bir üs: Kerkük Özgürlük Üssü. Aynı zamanda askeri havaalanı. 7 kilometre büyüklüğünde. Şimdi orada peşmergeler oturuyor. Orası, size bir bilgi vereyim, Kerkük’ün askeri havaalanı; 1956 yılında, sivil hava kurumu olarak kuruldu. Irak’a gelen bütün uçaklar, oradan işaret almadan inmez Bağdat’a olsun, Erbil’e olsun. Çünkü o çok önemli bir havaalanı. Şu anda orada sivil havaalanı yok ama Erbil, Süleymaniye, Bağdat’ta var. Bu Türkmenlere karşı bir haksızlıktır. Biz buraya Erbil’den geliyoruz. Neden? Bizim kendi şeyimiz olmadığı için. Bunlar, hepsi oyun Türkmenlere karşı. Hepsi oyun! Biliyorsunuz, 8-9 Haziran’dan sonra, 2014 yılında Telafer düşmüştü, Musul düşmüştü. Musul’da 60 bin civarında Irak ordusuna bağlı asker vardı. Binlere karşı dayanamadı çekildi. Kimden emir aldı, ne oldu? Hepsi komplo. 4 Tugay…

Ardından Telafer… Telafer’e gelince: Telafer, Irak’ın en büyük ilçesi. 300 bin Türkmen yaşıyor orada, başka milletten kimse yaşamıyor orada. 300 binden fazla… Bizim Türkmeneli için çok önemli bir bölge. Neden? Orada Habur Sınır Kapısı açılıyordu. Ve orada açılsaydı, Türkmenler ekonomi bakımından daha da büyürdü. Ne oldu ilk önce? (Bir de buranın bir özelliği var: Suriye Kürtleri ile Irak Kürtlerinin arasında sınır olan Telafer’dir.) Ne oldu? Orada, Telafer’e ait bir özel koruma ordusu vardı. O da çekildi. Neden çekildi? Bunların hepsi muamma. Şimdi Irak Parlamentosu’nda bir soruşturma komisyonu var. Ama biz bir sonuç vermeyeceğini biliyoruz. Telafer’in düşmesi Türkmenler için çok kötü. Biz Ankara’nın düşmesine benzetiyoruz. Çok önemliydi Telafer’in düşmesi.

TÜRKİYE’NİN TÜRKMEN POLİTİKASI YOK

Z.N.G. : Şu an IŞİD’in elinde.

Ö. H. : Tabiî… O gün Türkiye bir müdahalede bulunsaydı olaylar böyle gelişmezdi. Şimdi bakınız Irak Kürt sınırı, Türk sınırına dayanmıştır artık. Kolaylıkla hem de askere kurşun sıkıyorlar. Nasıl oluyor? Şimdi, bizim Kerkük’e gelince: Kerkük’ün etrafı 1 ay boyunca, 11781698_679212165543059_6259863034848241250_nIŞİD’in işgali altında kaldı. 1 ay boyunca hep onlar saldırdılar. Hem Kerkük’ün düşmesinden çok korkuluyordu. Şimdi biliyorsunuz, Amerika’nın öncülüğünde savaş uçakları operasyon yapıyor ya, çok basit bir hava saldırısından sonra onlar orada kalamadı. Nereye gittiler kimse bilemedi. Bunlar hep soru işaretleri. Yani onlar bir gün, saatler içinde kalmadılar; nereye gittiler? Şimdi orada, Kerkük peşmergenin kontrolü altında. Merkezi hükümet kolay kolay bizlere bırakamaz. Çünkü Kerkük, Irak milli ekonomisinin yüzde 40’ını barındırıyor. Bu da çok önemli. Yani yüzde 40 var. Kerkük’te petrol var. Şimdi bunun yanında Irak Merkezi Hükümetinde bizim genel bütçemiz var. Her ilin özel bütçesi var; Bağdat’tan geliyor. Merkezi Hükümet, o bütçeyi veriyor. Diyor ki: “Benim denetimim altında olmayan bir şeyi veremem”. E bu ne oluyor? Biz ne sanıyoruz bunu, Türkmenler ne sanıyorlar bunu? Bu bir gerekçe, Kürtleri kendi bölgelerine bağlamak için bir gerekçe. Ama gelecek süreç çok önemli. Zaten IŞİD bir senaryo, her an bitebilir. Bitirdikten sonra, orada daha kötü çatışmalar yaşanacak. E, kim en çok zararı görecek? Türkmenler… Türkmenlerin kendilerini koruyacak bir güçleri olmadığı için… Zaten petrolün olduğu bölgeler de Türkmenlerin yaşadığı bölgeler. Yani orada çatışma çıkarsa ne olur?

Z.N.G. : Zaten orası direkt hedef.

Ö.H. : Evet, tabiî şimdi bunu yanında dediğimiz zaman mesela Suriye Türkmenlerine gelince:

Bir sabah IŞİD oradan, işgal ettiği Türkmen bölgelerinden çekiliyor. Orada kimde silah var? PYD güçlerinde. PYD giriyor, orayı işgal ediyor. Şimdi Telafer’de aynı şeyden korkuyoruz. Mesela bir sabah kalktık ki, IŞİD çekildi. Kim orada siyasi gücü varsa, peşmerge, oraya geçer. Yani bak, bunlar çok önemli şeyler. Bunlara ilk günden belki, Türkiye karşı çıkabilirdi. Ama Türkiye’nin sorununu biliyorsun. Türkiye’nin özel bir Türkmeneli, Türkmen, Arap politikası yok. Yani, önleyemiyor. Şimdi tüm dünya istihbarat teşkilatları, hepsi, Türkiye’yi burada hâlleder. İran zaten ortada, kol geziyor. İran’ın bir subayı da var orada. İran zaten saklı değil.

Z.N.G. :  Irak’taki İranlıların varlığı nedir? İran ne derece etkin?

Ö.H. : Bir mezhep bakımından, mezhep bağlılıkları var. Ama İran’ın, Irak’ın düzenlenmesi için, Irak’ın sisteme oturması için çalıştığını düşünmüyorum. Irak’ta ne kadar düzensizlik olursa, İran için daha iyi. Mesela, IŞİD neden İran sınırında çatışmıyor, hep bu bölgelerde var? Neden? İran bir açıklama yaptı. “Benim sınırıma yakın, 40 kilometre, bu benim bölgem olacak. Orada IŞİD yaklaşırsa ben vuracağım.” dedi. Neden Türkiye böyle bir siyaset yapmadı? Türkmenleri kimse güçsüz sanmasın. Türkiye’nin güçlü bir ordusu var. Türkiye’nin bu hale gelmesinin arkasında siyasi iktidar var. Yazık yani…

Z.N.G : Şu duyuldu: PKK-PYD’nin IŞİD kılığına girerek, Türkmen ve Arapları sürekli göçe zorladığı. Bu ne kadar doğru? Doğru muydu?

Ö.H. : Suriye’de oldu bunlar. IŞİD üniformasıyla girmişler. Şöyle bir şey daha var: Türkmenlere diyorlar ki: “Siz buradan göçeceksiniz yoksa sizi IŞİD diye koalisyon uçaklarına vurdurtacağız.” Bu da var. Bu da çok önemli bir nokta. Ama bunun ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Ama bir etnik temizleme var. Herkes söylüyor bunu, bütün basın ajansları… Kendileri de söylüyor bunu… Etnik temizleme neden? Çünkü koridor açmak istiyorlar. Suriye’de Türkmen bölgelerine ayrılan, Kürt bölgelerine ayrılan yerler var. 300 kilometreden daha fazla Türkmen bölgeleri var orada. Sınır gibi olmuşlar. E, şimdi o etnik temizleme yapılırsa ne olur? Oradaki koridor kurulur.

Z.N.G. : Hâlbuki bizim sınırımızda bir Türkmen varlığı herkes için bir güvence olacaktı.

Ö.H. : Ama 23 Temmuz’daki saldırılarda galiba bir şeyler olmuş. Kilis’in karşısındaki Türkmen köyleri var. Oradan Türk askerine ateş açılmış. Bordo Bereliler girmiş ve 2 köy temizlemiş. Ama bunlar iddia. Ne kadar doğru bilmiyoruz.

Z.N.G. : Evet. Ne kadar doğru olduklarını bilmiyoruz.

Ö.H. : Ama bu iddia, Suriye Türkmenlerinden çıktı. Türkiye bunu açıklamadı.

ONLAR ÖLMEK İÇİN SAVAŞIYOR, BİZ YAŞAMAK İÇİN

Z.N.G. : Orta Doğu’da IŞİD ne kadar ilerleyecek? Herhangi bir öngörünüz var mı?

Ö.H. : Şimdi bakınız, Orta Doğu’da derken bizim Irak, Suriye gibi milletlerle IŞİD çok fazla savaşıyor. Neden? Çünkü onlar ölmek için savaşıyor. Bizler yaşamak için savaşıyoruz; onlar, ölmek için militan. Hepsi özel yetiştirilmiş militanlar. Nerede yetiştirilmiş? Bu da muamma. Bu da bir soru işareti. Bunlar arasında genelde Irak’ın eski subayları vardı. Özellikle özel harekâtçılar var, özel kuvvetler komutanlığından alınan subaylarının stratejilerine daha güveniyorlar. IŞİD’in şeyine gelirsek, yönetim kurumuna diyelim, oradaki lider kadrosu hepsi Iraklı, Saddam’ın eski subayları. Bunları hepsi oradan gücü alıyorlar, eğitim alıyorlar. Ama destek noktasına gelirsek, tabii uluslararası bir desteği var. Çok önemli bir desteği var. Bakın, Irak’ta Irak ordusu var, peşmerge güçleri var, bir de Haşdi Şabi güçleri var orada halktan kurulmuş, Şiiler’den. Bunlar, zaten IŞİD’in karşısında duramaz. IŞİD, istediği zaman, istediği yeri işgal edebilir. Kerkük’ü istediği zaman alabilir. Burada IŞİD’in karşısında dayanacak güç yok. Bu büyük bir proje. Çok büyük bir proje. Zaten bizi aşmış bir projedir. Ne olduğunu da fazla bilmiyoruz. Ama ilerlemesi konusunda, bilmiyorum, ne kadar? Türkiye ile Amerika arasındaki İncirlik Anlaşmasından sonra ilerleme durdurulabilir mi? Benim zannettiğim, IŞİD bu bölgelerde kalacak. Neden bu bölgelerden fazla ilerlemeyecek? Çünkü o bölgelerde petrol var. Suriye’de işgal ettiği bölgeler, Irak’ta işgal ettiği bölgeler, hepsinde petrol var.

Bir de çok önemli bir komplo var burada. Amerika, Irak’ı silahlandırıyor. Ağır ya da hafif silahlar veriyor. O ordu, bu silahlar hep IŞİD için, koyup koyup kaçıyor. Yani Ramadi’de bu yaşandı, Musul’da yaşandı. Zaten Irak’ta IŞİD’in bütün gücü silahı, hepsi Irak ordusundan kalan silahlardır. O kadar silah bırakıldı…

Z.N.G. : Peki şu anda Türkmenlerin temel olarak tutunduğu şehirler nereler?

Ö.H. : Kerkük… Kerkük’ün şehir merkezinde özellikle Türkmenler çok fazla. Tuzhurmatu… Bu (Tuzhurmatu ilçe.) Telafer zaten yüzde yüz Türkmen. 300 bini aşkın Türkmen orada yaşıyor. Tuzhurmatu’da biliyor musun, orada çok olaylar yaşandı. Neden? Kürtler, Bağdat yolunu kontrol etmek için o bölgeye ihtiyaç duyuyor. Kerkük’ün, Bağdat’ın ortasında çok önemli bir bölge. Kürtler orada hakimiyet kurmak için illa Tuzhurmatu’yu almalı. Tuzhurmatu’yu almak için çok uğraştılar, ama başaramadılar. Neden başaramadılar? Çünkü orada Türkmenler silaha sarıldılar. Orada Irak hükümeti Türkmenlere silah vermek zorunda kaldı. Yani veremezdi ama vermek zorunda kaldı. Şimdi Tuzhurmatu’da Türkmenleri koruyan çok güç var. Orada Haşdi Şabi denilen Şii milisler var, ama biz Türkmenler olarak onları destekliyoruz. Bir de Amirli olayları çok önemliydi. Amirli, Tuzhurmatu’nun yanında bir ilçe.

Orası da hep Türkmen.

Z.N.G. : Evet, onu da soracaktım zaten. Amirli kasabasının şu anki durumu nedir?

Ö.H. : Çok önemli. Orada Türkmen gönüllülerden oluşan silahlı insanlar var. Hükümet onlara silah vermek zorunda kaldı. Zaten onlar IŞİD’e karşı 8 ay direndiler. Tüm etrafları sarılmıştı.

Ama yine de dayandılar. 8 ay sonra orası kurtarıldı.

Z.N.G. : Şu an merkezi hükümetin kontrolü altında.

Ö.H. : Evet. Ama Türkmen gönüllü askerlerinin elinde. Silah veremezlerdi ama mecbur kaldılar. Neden dayanabildiler? Çünkü orada Irak ordusunun başında bir Türkmen olduğu için direnebildiler. Mustafa adında birisi komutan. Orada kaldığı için Türkmenler dayanabildi. Şimdi biz diyoruz ki, neden Türkmen bölgelerinde Irak ordusu komutanlıklarını Türkmenlere vermiyorsunuz? 12. Tugay Kerkük’ten Ramadi’ye bir komutana verildi. O oraya teslim etti, gitti. Nereye gitti? Ramadi’de “Operasyonlar Birliği” var. Irak ordusuyla Irak polisinin ortak operasyon komutanlığıdır. Onun başına getirildi. Orayı da teslim etti, gitti. Aynı komutan Ramadili, Ramadi asıllı. Kerkük’te, kentin içinde Türkmen diye ordu kuruyorsun, peki neden dışarıdan komutan getiriyorsun? Irak’ta özellikle Türkmenlerin çok önemli ve iyi yetişmiş subayları var. Neden sen onlara Bağdat’ta görev veriyorsun? Getir Kerkük’te de görev ver.


 

 

Bir Cevap Yazın