Bir ülke düşünün ki, kazanırken kaybetsin. Kazandığı kaybettiğinin resmi olsun. Kazandı zannetsin, aslında kaybettiğini kaybettiğinde anlasın…

Ve bir adam düşünün ki, kazandırırken aynı zamanda kaybettirsin. Kaybettirdiğini açık etmesin, hatta kazanmadığı halde kazandım diyerek kendini milli kahraman ilan ettirsin.

Kazanan bir adam, kazanmadığı ama kazandım dediği/kazandı dedikleri bir zafer ve kaybettirdiği bir Türkiye var ortada. Konu oldukça mühim!

Konunun özü ne mi?

Doğu Perinçek.

“Ermeni soykırımı iddialarının inkârı”nı yasaklayan İsviçre’de, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” demesi üzerine Lozan Mahkemesi tarafından 2007 yılında “ırkçı ayrımcılıktan” suçlu bulunmuştu. 2008 yılında AİHM’e başvuran Perinçek, 2013 yılında davayı kazandı. İsviçre karara itiraz ederek temyiz davası açtı ve 15 Ekim 2015 tarihinde görülen davayla İsviçre’nin itirazı kabul görmedi.

Kazandı…

Mahkemenin kararına göre, 1915 hadiselerinin soykırım olmadığını söylemek ve soykırımı inkâr etmek suç sayılmıyor, inkârı cezalandırmak da ifade özgürlüğünü ihlâle giriyor. Mahkemenin kararına göre:

“1915 olaylarının ‘soykırım’ olarak nitelendirilemeyeceğinin savunulmasını yasaklamak ve bunu cezalandırmak, düşünce özgürlüğüne aykırıdır.”

Her ne kadar bu karar 10’a 7 oyla alınmış da olsa (düşünebiliyor musunuz, AİHM-Avrupa İNSAN HAKLARI Mahkemesi- yargıçlarından 7’si “ermeni soykırımı yalandır” ifadesini yasaklayan bir ülkeyi savunmuş!), bu konuda fikir özgürlüğü açısından -özellikle Avrupa Konseyi üye ülkelerine- emsal teşkil edebilecek bir karardır. Yani mevzuatında “Ermeni soykırımını inkâr” edene herhangi bir ceza yaptırımı öngören bir Avrupa devleti, bu mevzuatını tekrar gözden geçirmek durumunda kalacaktır. Bu açıdan karar da müspettir, kararın etkisi de müspet olacaktır.

O zaman diyebiliriz ki; özelde Perinçek, genelde ifade özgürlüğü kazanmıştır. İşin tuhaf tarafı da, ifade özgürlüğü konusunda sicili oldukça kötü olan ve AİHM’de birçok kez mahkûm edilen Türkiye’nin böyle bir davada kazanan tarafta olmasıdır!

Kazanmadı…

Karar, Türk medyasının bahsettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savunduğu Ermeni tezlerinin zaferi değildir!

Başta Yılmaz Özdil olmak üzere birçok yazar, medya kuruluşu, Vatan Partisi ve bizzat Doğu Perinçek kazanılan zaferi “Ermeni soykırımının olmadığının kabulü” şeklinde yorumladı.

Özdil: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 100 senelik iftiranın davasında, Doğu Perinçek lehine karar verdi. Böylece, evrensel hukuk resmen tescil etti: Ermeni soykırımı iddiası emperyalist bir yalandır.”(1)

Vatan Partisi Ankara İl Başkanlığı: “Türkiye’nin uluslararası hukuka göre soykırımla suçlanmasının imkânsız olduğu AİHM kayıtlarına geçmiştir. Bu karar tüm Avrupa ülkeleri için emsal teşkil etmektedir. Dava sonucunun sadece ifade özgürlüğü ile ilgili olduğu iddiaları uydurmadır.”(2)

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: “Avrupalı emperyalistler tarafından uydurulan ‘Ermeni soykırımı’ yalanı yine Avrupa mahkemesi tarafından iptal edildi.” “Hepimizin gösterdiği kararlılıkla Ermeni soykırımı yalanını bitirdik.” “Bundan sonra kimse Türkler soykırım yapmıştır diyemez.”(3)

Mustafa Mutlu: “Düne kadar ‘Türkiye’nin dış politikadaki en önemli sorunu nedir?’ diye sorsanız; vereceğim ilk yanıt kuşkusuz, ‘Ermeni sorunu’ olurdu. Bugün ise artık böyle bir sorunumuz yok…”(4)

Odatv: “AİHM KARARI: TÜRKİYE SOYKIRIM YAPMADI”(5)

Aydınlık Gazetesi: “Yüz yıllık soykırım yalanı tarihin çöplüğüne atıldı, Türkiye kazandı.”(6)

Tüm bu yorumların aksine AİHM’in karar metninde:

“Mahkeme, davanın kapsamı ile ilgili olarak, 1915 ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde Ermeni halkının uğradığı katliamlar ve kitlesel sürgünlerin uluslararası hukuktaki terimin anlamına göre soykırım olarak nitelendirilebilir olup olmadığını belirlemenin Mahkeme’den istenmediğinin altını çizer.

Mahkeme’nin, uluslararası ceza mahkemelerinin aksine, bu noktada yasal olarak bağlayıcı bildirilerde bulunma yetkisi yoktur.” denilmektedir.(7)

Yani Mahkeme, kendisine yapılan başvurunun, Ermeni halkını hedef alan eylemlerin gerçek olup olmadığına veya hukuken soykırım olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin olmadığını karar metninde altını çizerek vurguluyor.

Yanlış anlaşılmasın, biz de isteriz Mustafa Mutlu’nun rüyasının gerçek olmasını, Yılmaz Özdil’in alkışlarına ortak olmayı, Perinçek’in “Ermeni soykırımı yalanı”nı bitirmesini hatta “Kemalist diktatörlük”ten “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”e nasıl geldiğini anlamayı!J Ancak “sözde Ermeni soykırımını tanıyan” ülke ve kuruluşlar, “   sözde Ermeni soykırımı”nı tanımaya devam edecektir. Bu konuda maalesef gerçek şu ki; özelde Perinçek’in, genelde Türkiye’nin herhangi bir kazanımı olmamıştır.

Türkiye kaybetti…

Sene 1974.

Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi davasının Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 141 sanığı tarafından imzalanan ve mahkemede okunan savunma metninde yer alan Ermeni sorunu:

“İttihatçı kompradorlar, toprak ağaları ve tefecilerle birleşerek geniş köylü kitlelerini de baskı altına aldılar… Feodal-komprador diktatörlük milli azınlıklar üzerinde de baskı ve katliam politikası uyguladı. Doğu’da yüz binlerce Ermeni’yi katletti. Geri kalanlarını da yurtlarından sürdü. Arap ve Kürt milliyetlerine çeşitli baskılar uyguladı.”(8)

Sene 2015.

AİHM’de görülen Perinçek-İsviçre davasında Doğu Perinçek savunması:

“Osmanlı Devleti, Ermeni yurttaşlarımıza karşı uygulamalarda, Ermeni toplumunu toptan yok etme amacıyla hareket etmemiştir. Bununla birlikte Birinci Dünya Savaşı sırasında karşılıklı kırım(9) ve zorla göç ettirme, tehcir, olduğunu her zaman belirttim.”(10)

Perinçek adına konuşan Av. Mehmet Cengiz de:

“Perinçek’in trajik 1915 olaylarındaki katliamları ve sürgünleri reddetmediğine dikkat çekmiştir.(11)

“Ee tamam işte canım, soykırım olmadı dedi, daha ne olsun.” diyor birçoğunuz. Soykırım demiyor ama “Ermeniler katledildi dedi” diyorum, “ee ama karşılıklı katliam var dedi” diyorsunuz. Vatanı savunduğumuz bir savaş ortamında “belirlenen bir kısım Ermeni güvenli yerlere sevk edilmek istendi, sürgün edilmedi, sevk sırasında çeşitli sebeplerle ölümler yaşandı ve savaş sonrasında bu ölümlere sebep olan yetkililer tespit edilip cezaya mahkûm edildi…” (12) diyorum ve soruyorum “Doğu Perinçek’e katliam vardır deme yetkisini kim verdi?”.

Peki, katliam ve sürgün demesinin sonucunda ne mi oldu?

1915 ve sonrasında Osmanlı Devleti tarafından Ermenilere katliam yapıldığı ve kitlesel olarak sürgüne gönderildiği mahkeme kayıtlarına girdi:

“Mahkeme’nin Kararı

Mahkeme, davanın kapsamı ile ilgili olarak, 1915 ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde Ermeni halkının uğradığı katliamlar ve kitlesel sürgünlerin uluslararası hukuktaki terimin anlamına göre soykırım olarak nitelendirilebilir olup olmadığını belirlemenin Mahkeme’den istenmediğinin altını çizer. Mahkeme’nin, uluslararası ceza mahkemelerinin aksine, bu noktada yasal olarak bağlayıcı bildirilerde bulunma yetkisi yoktur.”

Peki, bundan sonra ne mi olabilir?

Bir emperyalist arkadaş bu tavizi görür, kaçırmaz, kullanır. “Türkler 1915 ve sonrasında Ermenileri katletti” diye yeni bir slogan edinir, dava açar, bu sloganın aksini iddia edene ceza verir, hiç olmadı sözde soykırım iddialarında olduğu gibi bir 100 yıl daha “katliamcı Türkler” diyerek kendini tatmin eder, mutlu olur…

Z.Kaan Karakuş ağabeyimizin dediği gibi:

“Alınan bir sonuç yoktur bugün, aksine pervasızca verilen bu tavizin emperyalist bloktan sekip suratımızda nasıl patlayacağını 4-5 sene içerisinde beraber göreceğiz. Ama bugün alkışlayanlar alkışladıklarını bile unutacaklar.”

Sonuç olarak, Perinçek deyim yerindeyse kaş yaparken göz çıkardı. Kazandı ama kaybettirdi. Alkışlandı, pohpohlandı, milli kahraman ilan edildi. Evet, fikir özgürlüğü kapsamında önemli bir başarıya imza attı, ancak bu ülkeyi ileride çok zor durumda bırakacak bir taviz de verdi. Milli kahraman yaratmaya bayılan bir millet olarak bu taviz hakkını ona, evet, bizler verdik ve “bu tavizin emperyalist bloktan sekip suratımızda nasıl patlayacağını 4-5 sene içerisinde beraber göreceğiz.”!

Simge KALYAN

26 Ekim 2015

Dipçe:

1 http://www.sozcu.com.tr/mobil/home/yazardetay?post_id=961828&cat_id=17&yazar_id=79764

2 https://www.facebook.com/AnkaraVatanPartisi/posts/1621998784733918:0?hc_location=ufi

3 http://www.bugun.com.tr/son-dakika/dogu-perincek-ermeni-katliami-emperyalist-1879952.html

http://www.dw.com/tr/aihmde-perin%C3%A7ek-davas%C4%B1nda-son-perde/a-18221563

http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/mustafa-mutlu-yazdi-avrupa-kazandi-h78354.html

5 http://odatv.com/ermeni-soykirim-iddialari-icin-tarihi-karar-1510151200.html

6 http://www.aydinlikgazete.com/politika/perincek-kazandi-turkiye-kazandi-h77361.html

7 http://www.guncelmeydan.com/pano/cehalet-kadar-tehlikeli-yari-aydin-t40466.html

8 Türkiye İhtilalci İşçi, Köylü Partisi Davası Mart 1992 4.Baskı, Kaynak Yay..

9 “Kırım” sözcüğünün anlamı için bkz.

TDK: Savunmasız insanların veya tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam.

10 https://www.youtube.com/watch?v=NPFCL4o5lKM

11 http://www.hurriyet.com.tr/aihm-nihai-kararini-verdi-soykirim-davasinda-dogu-perincek-hakli-40002454

12 “Ermeni meselesi” konusunda daha ayrıntılı bilgi için bkz.

http://ucuncuyol1919.com/2015/04/22/1915ten-yuz-yil-sonra-turkler-ve-ermeniler-ve-gelecek/

http://ucuncuyol1919.com/2015/04/24/ermeni-meselesi-1/

http://ucuncuyol1919.com/2015/04/23/ermeni-meselesi-2/

Paylaş
Önceki İçerikKuralları Değiştirip, Kütüphaneleri Genişletmek
Sonraki İçerikCumhuriyet Erdemdir
Simge Kalyan. 1989, Lüleburgaz doğumlu. Lisans öğrenimini 2013 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde tamamladı. Aynı yıl, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı/Yüksek Lisans öğrenimine başladı ve halen devam etmektedir. Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı'nda "Türk Anayasa Hukukunda Anayasa Yapım ve Değişikliği Sürecinde Referandum" konu başlıklı tez çalışmasını yürütmektedir.

Bir Cevap Yazın