Soğuk Savaş döneminde ABD yanlısı politika izleyen Türkiye, yine bir ABD-Rusya restleşmesinde kendine taraf belirledi, bugün de bunu kanıtladı. Rus uçağı Suriye sınırında bir Türk F-16 uçağı tarafından düşürüldü. Sınır ihlali olup olmadığından ve tarafların haklılığından bağımsız olarak, Eylül ayından beri, yani Rusya’nın Suriye müdahalesinin başlamasından bu yana olanlara bakıldığında aslında tarafın çoktan seçilmiş olduğu gayet açık. Bu durumun dış ilişkilerden tutun da turizme, ekonomiye ve enerjiye kadar her alana ciddi anlamda zarar vermesi çok da zor tahmin edilecek bir şey değil.

Peki ya müttefiki(!) olduğumuz ABD?

Amerika’dan gelen resmi açıklama: ‘Bu durum Türkiye ile Rusya hükümetleri arasındadır, ABD koalisyonunu ilgilendiren bir konu değildir’ şeklinde. Ayrıca uçağın düşürüldüğü yer ile ilgili kesin bilgi vermekten kaçınan ABD, belli ki Türkiye’yi kendi kaderiyle baş başa bırakmak niyetinde.
Sahi, daha dün sınır bölgesinde Türkiye ile konum istihbaratını paylaşan ülke ABD değil miydi?
Nasıl oldu da bu olayın nerede gerçekleştiği belirlenemedi?
Türkiye stratejik ortağı(!) tarafından kaderine terk edildi, yani Türkiye aslında kendi kendine taraf tuttu, tarafın ne haberi ne de gönlü oldu !

Olaylardan sonra resmi kanallardan gelen açıklama, Türkiye’nin ilk olarak NATO ile irtibata geçeceği yönünde. Reuters’in haberine göre 1950’lerden bu yana ilk kez NATO üyesi bir ülke Rus-ya da Sovyet- uçağını düşürdü. ABD’nin dahil olmaktan kaçındığı bu sorunda uluslararası güvenliğimizde güvencemiz(!) olan Atlantik Birliği ne kadar rol alır, orası şüpheli.

Uluslararası arenada ‘terör destekçisi ülke’ konumuna getirilen Türkiye, ait olmadığı bir savaşta yanlış izlenen politikalarla hedef tahtası haline geldi. Terör örgütleri ile işbirliği yapmanın verdiği itibar kaybı, bu gibi ciddi sorunlarda uluslararası aktörlerin elini güçlendirdi, Türkiye’yi de olası bir tehdide karşı savunmasız bıraktı.

Rusya ile gerginleşen ilişkiler, uzun bir süre dış politikada düzeltilemeyecek nitelikte. Lavrov’un Türkiye ziyaretini iptal etmesi ve turizmde yaşanacak problemler henüz ilk belirtiler. Kaynayan kazan Ortadoğu’da, düzen belirleyen baş aktörlerden biriyle sonuçları düşünülmeden karşı karşıya gelmenin yaptırımları ağır olacak ne yazık ki.

Her şey sınırımızda gelişiyor, devletlerarası politika bu denli gerginken açık bir şekilde taraf tutmak ve hedef olmak neden? Savaş içinde savaş var. Batı topyekün Ortadoğu düzenini yeniden inşa etmeye çalışırken, terör örgütleri vasıtasıyla kader tayin ederken, aynı zamanda kimin daha çok söz sahibi olacağının savaşı var aynı topraklar üzerinde.
Sınırımızda gerçekleşen savaşta yaptığımız her manevra bizi biraz daha taraflardan birine yaklaştırıp diğerinin düşmanlığını kazandırırken ülke güvenliğini tehlikeye atıyor. Burada iki taraf da masum değil, herkesin eli kanlı. İç güvenliği zaten tehdit altındayken, sınırını da izlediği taraflı siyasetle tek başına koruyamayacak duruma getirmemeli Türkiye.


Zeynep Nur GÖZÜTOK / 25.11.2015

Paylaş
Önceki İçerikZırva!
Sonraki İçerikCan, Dün’ün Dar

Bir Cevap Yazın