Işıklar kapandı.

Sen korkuyorsun Can Dündar.

Tıpkı, “Mustafa” belgeselinde, Ali Metin Çavuş’un anılarını çarpıtarak aktardığın Atatürk gibi.

Bir başınasın, yalnızsın.

Şimdi, arkanda gözüken halkın, aydınların anlık tepkilerinin “kime” olduğunu biliyorsun.

Dahası kahraman olmadığını da biliyorsun, bir insan kendini elbette bilir sevgili Can Dündar.

Başını yastığa koyduğunda baş başa kalır kendisiyle insan. Düşünür suçlarını, alçaklıklarını…

Alkışların ve tezahuratların eşliğinde tutuklanan; Cem Aziz Çakmak’ı, Ali Tatar’ı, Kuddusi Okkır’ı…

Hegel demiş, bilirsin elbette sen entelektüel adamsın:

“Kahramanlara uşağının gözüyle bakmayın, anahtar deliğinden değil, cepheden bakın, bakışlarınızı kahramanın başına kaldırın’’

Anlayacağın senin kahramanlığın uşağın ölene dek.

Umarım diğer farkındalıkların gibi, gerçek bir gazeteci olmadığının da farkındasındır. Evet, sen gerçek gazeteci değilsin Can Dündar! Sarı Zeybek, Mustafa ve Ergenekon belgesellerindeki çarpıtmalar, yalanlar, işgüzarlıklar, başka bir gazetede yayımlanmış haberi yeni gibi piyasaya sunman, emperyalizme karşı tavrın, Fethullah’ın savcısıyla yaptığın aklama röportajı, senin dürüstlüğünü bize sorgulatır.

Eğer bir gün gazeteciliği ve dürüstlüğü öğrenmek istersen, gazetelerine kapak attığın, Uğur Mumculara, İlhan Selçuklara, Ahmet Taner Kışlalılara sadece bakmanı tavsiye ederim.

Bizler de Mumcuların, Kışlalıların, Selçukların yetiştirdiği nesiller olarak haksızlığa, hukuksuzluğa karşı çıkarımıza, rantımıza ve karımıza göre tepki vermeyiz.

Mevcut iktidar, her geçen gün kendine muhalif olan her kesimi öğretmen, doktor, gazeteci ayrımı gütmeksizin faşist baskılarıyla sindirmeye ve yıldırmaya çalışmaktadır.

İktidarın çıkarlarına karşı hareket eden bir gazetecinin tutuklanması, tüm muhalif ve baş kaldıran kesimlere verilmiş bir gözdağıdır.

Bu baskılar sonucu üniversitelerde, meydanlarda ve kişiler üzerinde sarılması zor yaralar açılmaya başlanmıştır.

Yapılan bu hukuksuzluğa alkış tutmak, bu faşist baskıların devamına ışık tutmaktır.

Can Dündar; yalanlarınla, çarpıtmalarınla harmanlanan zihniyetine, güdümünde olduğun sisteme karşıyız. Doğal olarak da senin yanında değiliz. Fakat senin üzerinden basın özgürlüğüne hukukun üstünlüğüne yapılanların da, yapanların da karşısındayız. Biz hukukun üstünlüğünden, basın özgürlüğünden yanayız. Kötülerin kavgasından kahraman yaratma kaygısında değiliz, bu hataya düşmeyiz.

Üçüncü Yol Yazı İşleri Sorumlusu
Barış Ozan ÖZDEMİR

28 KASIM 2015

1 Yorum

  1. HIMM..HAFIF BIR KISKANCLIK SEZDIM BU YAZIDA..ZATEN SU ANDAKI YARGLANMASININ NEDENI BU YAZIDA ILERI SURULEN IDDIALAR DEGIL, BIR GAZETECI OLARAK GOREVINI YAPMIS OLMASI..BUNUN ICINDE TUTUKLANMASI DEMOKRASIYE VURULMUS BUYUK BIR DARBEDIR..BUGUN ONA YARIN SANA YAPAR BU ZIHNIYET EGER BUGUN CIGNENEN DEMOKRASININ ARKASINDA DURMAZSAN..BIR ABLA NASIHATI.. 🙂

Comments are closed.