Merkez, merkez! Saldırıya uğradık, saldırıya uğradık…

Merkez: Olay yeri neresi?

Yaralı polis: Şehitlik mevki

Merkez: Zayiat var mı, zayiat var mı?

Yaralı polis: Şehidimiz var.

Merkez: Sayın 3310’un durumu ne?

Yaralı polis: Başımız sağ olsun…

3310, Okkan’ın telsiz koduydu…

24 Ocak akşamı Diyarbakır da ilk kez düzenlenecek Uğur Mumcu anma töreni için Emniyet Müdürlüğü’nden yola çıkmıştı. Sezâi Karakoç Bulvarı üzerine gelindiğinde hainler pusuya düşürdü Ali Gaffar Okkan’ı ve onunla birlikte olan yiğit polis arkadaşlarını. Yüzlerce mermi yağdırdılar. Olay bittiğinde Gaffar Okkan ve beş polis memuru şehit olmuştu.

Gaffar Okkan Diyarbakır’a devletin sıcak yüzünü göstermişti.

30’a yakın faili meçhul cinayeti çözmüş ve Hizbullah terör örgütüne ağır darbeler vurmuştu.

Diyarbakır sokaklarında soğuk rüzgârlar eserken o geldikten sonra kepenkler açılmaya başlamıştı.

Halkla samimi ilişkiler geliştirmişti. Esnafı dolaşıyor, çaylarını içiyor, sohbet ediyordu. Halk onu ve ekibini benimsemişti kendinden biri olarak görüyordu.

Sporun gençleri nasıl etkilediğini ve doğru yolda buluşturduğunu çok iyi biliyordu. Bunu bildiği için Diyarbakırspor’a çok önem verdi adeta kulüp başkanı gibi maçlara gidiyor, sahaya iniyor, futbolcularla ilgileniyor ve Diyarbakırspor’un geleceği için çabalıyordu.

O, taraftarın “Gaffar Baba”sı olmuştu.

Bir devlet görevlisinin görev yaptığı yeri nasıl benimsemesi gerektiğinin en önemli örneğiydi Gaffar Okkan.

Gaffar Okkan, bu vatan toprağının her taşının ne kadar değerli olduğunu, Türk ulusunun bir bütün olduğunu ve asla bölünmeyeceğini görev yaptığı, gittiği her yerde gösterdi. En önemlisi bunu bir Emniyet Müdürü olarak her şeye rağmen Diyarbakır halkıyla yaptı. Türk ulusunun bütün düşmanlarına milletiyle el ele vererek karşı durdu.

Şehit olduğunda Diyarbakır halkı kendi evlatlarını kaybetmiş gibi üzülmüş, sokaklar hüzne boğulmuştu. Onu ve yanında şehit düşen silah arkadaşlarını binlerce kişi uğurladı.

Ali Gaffar Okkan’ı iyi analiz etmek gerekiyor, çünkü o vatansever olmanın sadece yüreklerde değil; hayatın her anında bu duyguyu, şartlar ne kadar zor olursa olsun yaşatmaya çalışmanın en önemli örneğiydi.

Şu zor günlerde onun ne kadar özlendiğini anlatmaya gerek yok. 24 Ocak, Türk ulusunun her şeyden önce vatansever yurttaşlarını hain pusularda kaybettiği gün olarak hatırlanacak.

Ali Gaffar Okkan’ı ve tüm şehitlerimizi unutmayacağız.

Sonsuz saygı, minnetle ve özlemle…

Simge Kalyan
Üçüncü Yol Dönem Sözcüsü
24 Ocak 2016

Bir Cevap Yazın