Günlerden pazardı.

Ankara beyaz, bembeyazdı.

Karlı Sokak’tan beyazlığı yaran bir ses duyuldu.

Ses, sıvılaştı, kırmızıya çaldı ve bütün Ankara’ya yayıldı.

Ankara, silemedi bu kırmızıyı, bıraktı yerde. Kırmızı ise, ihanetlerle karardı. Çürüdü, Ankara’yı kapladı.

24 Ocak 1993’ten bu yana Ankara’ya defalarca kar yağdı ancak Ankara, o günden bu yana hiç beyaz olmadı.

Olamadı. Hep simsiyah kaldı.

Aydınlatıcısını yitirdi çünkü o gün Ankara; ışıldağı kırıldı, mumu söndürüldü, cahil karanlığıyla bir başına bırakıldı…

“Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır!” demişti, Uğur Mumcu.

Doğmadı.

Aksine, aydın ihanetleri peş peşe geldi.

Aydın bildiklerimiz, yazar bildiklerimiz kalemlerini sattı. Söylenecek sözün doğruluğu, maddiyattaki karşılığıyla terazilerde tartıldı. Cumhuriyet gazetesi bitirildi, yok edildi.

Onun mirasını yok edenler bugünün kahramanı ilan edildi. Amerikan Başkan Yardımcısı’nın adını ezbere bilenler gazeteci sayıldı.

Uğur Mumcu öldü, öldürüldü. Aydınlık öldü, öldürüldü.

Geriye bıraktığı kapkaranlık Ankara’nın üzerine bir çakmak dahi yakılmadı, yakılmak istenmedi. “Unutma bizi” diye seslendiği, doğruları bilmeleri için, gerçeği görmeleri için yiğitçe kalemini savurduğu halkı uyutuldu.

İşte böyle günlerde doğdu Üçüncü Yol!

Vatansever gençler olarak; ihanete bulanmış, terörle kol kola girmiş, emperyalizmin kucağına oturmuş, yiğit Mumcu’nun kanını yerde çürütmüş aydın müsveddelerine, “Tam bağımsızlık” parolasıyla aydın olma dersi vermek için Mustafa Kemal’in, Mumcu’nun, Kışlalı’nın ışığından gitmek için yola çıktı.

Eğilmeden, bükülmeden doğru bildiklerini halkımıza aktarmak için bu kalem mücadelesini vermeye ant içti.

Tarihteki ilk Ulusal Bağımsızlık Savaşı‘nı kazanmış ve emperyalizme boyun eğdirmiş bu toprağın çocuklarının bir parçası olarak; emperyalizme ve gericiliğe karşı önder, yol gösterici bildiklerinin zamanında yaptığı gibi kalemlerini son haddine kadar kullanmaya ve gerekirse canını vermeye hazır biz Üçüncü Yol yazarları!

Bugün Mustafa Kemal’in, Uğur Mumcu’nun, Ahmet Taner Kışlalı’nın düşün mirasçıları olarak; açtıkları, gösterdikleri yolda yılmaz adımlarla ilerleyen bizler, yarının düşün mirasçılarına doğru bildiklerimizi aktarmaktan, emperyalizme ve onun yardakçılarına karşı savaşmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

Kalemimiz süngümüz.
Var ol vatan!

Barış Ozan Özdemir
24 Ocak 2016