#BenimİçinUğurMumcu

Gri bir sabaha uyanıyoruz bugün, gittikçe siyaha yaklaşarak. Çocukken, daha aklımın memleket meselelerine ermediği zamanlarda, haber programlarında adı geçen biriydi Uğur Mumcu.

Kurgu ile gerçeği ayırt edebilecek yaşlarda olmamama rağmen bazı programlarda hakkında konuşulduğuna rastlardım. Bu konuşmalar sırasında arkadan çalan şarkının sözleri gibi ekmek kadar temiz su gibi aydınlık bir adam oluşmuştu kafamda ve kimsenin hak etmeyeceği bir ölümün onun payına düştüğünü, aklımın hiçbir şeye ermemesine rağmen anlayabiliyordum.

Yaşım ilerledi, büyüdüm. Yaşamı, ölümü, haklıyı ve haksızı anlayabilecek kadar büyüdüm. Hiçbir çıkar gözetmeksizin, topluma ışık tutmaya çalışan bir aydının korkunç bir şekilde katledilmesini, olayın faillerinin bulunamamış(!) olmasını, bir insanın yaşama hakkının elinden bu kadar kolay alınıp, önce meşrulaştırılıp sonra normalleştirilmesini hala anlayamıyorum.

Cumhuriyetçi, Atatürkçü ve en önemlisi halkını aydınlatmak uğruna fikirlerini korkusuzca yazabilecek kadar cesur ve bugünkü birçok yazarın aksine, baskı görse dahi yolundan çark etmeyecek kadar yürekli ve namuslu bir insan Uğur Mumcu. Bir yazara kağıttan ve kalemden sonra en çok yakışan şeydir bildiğini, gördüğünü arkasına kimseyi almadan, korkusuzca anlatmak. Ve bu duruş, insanı her daim bedel ödemeye hazır olmanın tetiğinde tutar. Uğur Mumcu, nasıl bir baskı altında olursa olsun, halkın gerçekleri görmeye en aç olduğu zamanlarda kalemini silahı yapmıştır,
memlekete dair umutların tükenmeye yaklaştığı zamanlarda, umuda dair ne kadar kapı varsa kapattığımız, böyle aydınlık insanlar aralıyor o kapıları. Aklıyla, fikriyle ışık oluyor, umut oluyor yolumuza “Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana…” diyenlere inat.

Uğur Mumcu’nun geride bıraktıkları, her kelimeyle, her cümleyle gericilere, yobazlara ve kapitalizmin kuklalarına inat büyüyerek siyaha beyaz noktalar damlatıyor. Yuvarlak çerçeveli gözlüklerinin ardından her şeye rağmen umut dolu tebessüm ediyor…

“Ben yanmasam

sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar karanlıklar aydınlığa..”

Zühal Kurt
24 Ocak 2016

#SözeNeredenBaşlasam