Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, devletin kilit yerlerine montelenmiş “ne isteyip de vermediği” arkadaşları onu “kandırmadan” önce tüm Türkiye’yi şaşkına çeviren Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarının ilki Atabeyler Davasının üçüncü duruşması bugün Ankara Batı Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dava 5 Nisan 2016 tarihi, saat 10.00’a ertelendi.


Her şey Ankara Emniyeti’ne “Vatansever” isimli birinin Merzifon’dan gelen elektronik postasıyla başladı. E-postada Danıştay’a yönelik saldırıyı yapan Avukat Alparslan Arslan’ı yönlendiren grubun yeni bir eylem hazırlığında olduğu, dönemin Başbakanı Erdoğan ve danışmanı Cüneyd Zapsu’yu hedef alarak keşif yaptığı yazıyordu. Derhal harekete geçildi, Murat Eren ve diğer sanıklar tutuklandı. Recep Tayyip Erdoğan konuyla ilişkin Şemdinli’den sonra bir sürü olay oldu. Sauna, Atabey çetesi çıktı. Kurumların içindeki çeteleşme bağlantılarının üzerine ısrarla gidilmeli.” dedi… Yine dönemin İstanbul eski emniyet müdür yardımcısı, 7 Haziran seçimlerinde “Allah var gam yok” sloganıyla İstanbul’dan milletvekili adayı olan Ali Fuat Yılmazer ise verdiği bir demeçte, Atabeyler operasyonu var ya, o olay Başbakan’a yönelik dört dörtlük bir suikast girişimi. Öyle ordudan dışarıya silah çıkarma, bunları gizleme, saklama işi falan değil. Ele geçirdiğimiz mühimmat ve planlar, Başbakan’a nerede nasıl saldırılacağını gösteriyordu. Çok netti. Bunun dört dörtlük bir suikast girişimi olduğunu Başbakan’a dahi anlatamadılar” demişti…

12647447_1086866931357484_1090935417038825365_n
Murat Eren (solda), Murat Tulga (sağda)

Tüm bunların ışığında, Askeri Mahkeme ve kapatılan özel görevli mahkemenin 2 ayrı davada 8 yıl hapis cezası verdiği Murat Eren hala tutsak. Ve bugün  “örgüt kurmak ve yönetmek”ten suçlandığı davanın duruşması Ankara Batı Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Eski Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren, ailesi ve avukatı Hüseyin Ersöz, davadan yargılanan diğer sanıklar Yasin Yaman, Erkut Taş ve aileleri duruşma salonundaydı. Ayrıca, Emekli Deniz Piyade Albay ve İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, Kumpas-Der temsilcileri ve sanıklara desteğe gelen az sayıda destekçi ile davaya başlandı. İlk söz Murat Eren’indi. Savunmasına suçlamaları kabul etmediğini ifade ederek başlayan Eren, “2006 yılında Yunis Akkaya’nın evinde çıkan mühimmatlardan dolayı daha ihbarname hazırlanmadan TSK ile ilişiğim kesildi.

Her ne hikmetse, mahkumiyetime gerekçe gösterilen CD’yi ilk inceleyen polis ile, Ergenekon soruşturmalarındaki CD’yi ve sahte İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı bulan polis aynı polis. 2006’dan beri cezaevindeyim. Hukuksuz yargılanıyorum. Hakkımda atılan iftiralar yüzünden 10 yıldır hem maddi hem de manevi sıkıntılar yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi. Diğer sanık Yasin Yaman ise “Suçlamaları kabul etmiyoruz. 2006’da muvazzaf askerdik. 14 yaşında askeri okula başlayıp askeri terbiyeyle yetiştik. 19 yaşında elimizde silahla dağlarda terörist peşine düştük. Daha sonra bizleri terörist ilan ettiler. Bizi en çok üzen bu oldu. Atabeyler isminin nerden geldiğine değinecek olursak, TSK’nın verdiği kurslardan sonra katılımcılara şilt ve plaket verilir. Biz de katılmıştık. Bize de o şiltlerden verilmişti. Eve gelen polisler bir çok şilt ve plaketin içinden onu seçti ve adımız “Atabeyler Çetesi” olarak kaldı. Şunu ifade etmek istiyorum, polisler sabah 08.30’da evime geliyor, 14.30’da ayrılıyor. Daha savcıya ulaşmadan, Genelkurmay’ın önündeki gazetecilere teslim ediliyor. Buradaki kolluk kuvvetlerinin art niyetini mahkemenizin göz önünde bulundurmasını rica ediyor, suçlamaları kabul etmediğimi yinelemek istiyorum.” dedi.

12573043_1086865801357597_3521904815096007906_n
Erkut Taş ve Murat Eren

Erkut Taş, davayı “e-devlet” üzerinden öğrendiğini ve avukatının hazır olmadığını belirtti ve savunması alınmadı.

Murat Eren’in avukatı Hüseyin Ersöz de şu şekilde savunma yaptı: “Müvekkilimin suçlandığı hususlarda iki ayrı delil var, birisi dijital belgeler diğeri mühimmatlar. Suçlamalar, ÖYM’de görülen davadaki suçlamalar ile birebir aynı olduğu için, aynı savunmayı burada da sizlere sunuyoruz. Atabeyler Davası, kamuoyunda Balyoz ve Ergenekon davaları olarak bilinen kumpas davalarının bir benzeri hatta ilki ve devamıdır. Bu davaların içine girdiğinizde, hepsinin tek bir merkezden oluşturulduğunu görürsünüz. 11. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı Ergenekon davasıyla birleştirmek istemiş, örgüt suçu isnat edilmediğinden birleştirilememişti fakat daha sonra sırf Ergenekon davasıyla birleştirmek için örgüt suçu uydurulmuştur. Size sunduğumuz dosyada da var ancak buradan da dile getirmekte fayda olduğunu görüyorum, müvekkilim Murat Eren ve Erkut Taş’a TEM’de sorgu sırasında baskı uygulanmış ve ‘general’ ismi söylemeleri istenmiştir. Müvekkilimin masumiyetini tabii ki sizlere ispat etmeye çalışacağım ancak kamuya mal olmuş Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi davalarda da görüldüğü üzere, müvekkilim kamuoyu nezdinde suçsuzdur. Müvekkilim kesinlikle örgüt kurmamıştır. Beraatini talep ediyorum.”

Mahkeme heyeti, duruşmayı 5 Nisan 2016 saat 10.00’a erteledi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast girişimiyle suçlanan Murat Eren, sanki içinde Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindekiler varmış gibi havalanıp Şemdinli’ye giden Sikorsky helikopteri kullanmış ve gönüllü olarak Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olası bir suikast girişimine karşı uçan hedef olmuştu. Murat Eren, o konuyla ilgili olarak “Şahıslar bizi ilgilendirmez Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin Cumhurhurbaşkanı. Bugün olsa yine göğsümü siper ederim.” demişti…

MEHMET AMAN/ÜÇÜNCÜ YOL


NOT: Fotoğraflar Yaşar Muzaffer Ünlü’ye aittir.

Paylaş
Önceki İçerik“Uğurlar Olsun”
Sonraki İçerik“Milliyetçilik Bu Mu?”

31 Ağustos 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğrenimini Abdülkadir Perşembe İlköğretim Okulu ve Mersin Ortaokulu’nda bitirdi. Liseyi Mersin Endüstri Meslek Lisesi’nde İklimlendirme ve Soğutma Bölümü’nü okuyarak tamamladı. Fakat mesleğini sevmediği için devam ettirmedi. Gazetecilik aşkıyla askerlik görevinden sonra yeniden sınava girdi ve Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünü kazandı. Eğitimine halen devam etmektedir.
İlgi alanları; spor, edebiyat ve sinema.
Hayattaki en büyük hedefi, gazetecilik mesleğinin onurlu bir şekilde yapılabilmesi için çalışmak…

Bir Cevap Yazın