21 Şubat 2016.

Bundan bir sene önce Ege Üniversitesi’nde çıkan kavgada hayatını kaybetmişti Fırat Çakıroğlu. Fırat Çakıroğlu’nun ölüm yıldönümünde olayın sadece bir kişinin ölümü ya da bir kişinin kahramanlaştırılmasına indirgenmesi, sorunların beslendiği kaynakları doğru tespit etmemizin ve doğal olarak da bu bataklığı kurutmamızın önünde büyük bir engel teşkil eder.

Bu vesileyle bazı hususları belirtmekte fayda var:

Terör örgütü sempatizanlığı karşıt “görüş” değildir. Çünkü terörizm siyasi bir düşünce değildir. Eğer illa ki bir tanımlama yapılacaksa terör sempatizanlığı “görüş karşıtlığı” değil “insanlık karşıtlığı”dır.

Bugün duvarlarından akademisyenlerine kadar üniversitelerin işgal içinde olması, en azından geldiği son nokta ile ülkenin çözülmesini hedefleyen “the süreç”in sonucudur.

Malum süreçte şehirler nasıl silah ve benzeri mühimmat deposu haline getirildiyse üniversiteler de terör örgütü sempatizanı akademisyenlerin ve propagandaların yığınağı haline getirildi.

Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir devletin hoşgörü ile yaklaşmayacağı terör propagandasının ülkemizde “üniversitelerde özerklik” paravanının içine sokulmaya çalışılarak meşrulaştırılmasının da kabul edilmesi söz konusu olamaz. Çünkü terör, her şeyden önce insanların en hayati ihtiyacı olan yaşama hakkını hedef almaktadır.

Fakat bunların yüksek sesle dile getirildiği ve altının ısrarla çizildiği yerde vurgulanması gereken başka bir husus da -hangi görüşten olursa olsun- üniversitelerde kendi adaletini –üstelik şiddetle- tahsis etmeye çalışan tüm faaliyetlerin “terör” kapsamında değerlendirilip karşısında durulmasının da en temel insanlık görevi olduğudur.

Hiçbir kötünün -ona karşı da olsa- başka bir kötüyü iyi yapmayacağı gibi hiçbir yanlış da başka bir yanlışı doğru yapmaz.

Üniversitelerin bölücü-ayrılıkçı narko terör örgütlerinin sahasına dönmesine karşıyız.

Çünkü terörün her türlüsüne her alanda her durumda karşıyız.

Çağdaş BAYRAKTAR
Üçüncü Yol Genel Yayın Yönetmeni

Paylaş
Önceki İçerikBİRGÜN HABERİ: ‘ODTÜ’de PÖH Tehdidi’
Sonraki İçerikGeride Kalanlar

Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nin her kademesinde görev aldı.

Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte “Kemalizm”in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T’ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi
Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı.

2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu.

Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı.

Milli Mücadele döneminde kurulan ve “Kemalizmin İleri Karakolu” unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana’daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti.

Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu’nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı.

Genç Yeni Adana’daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol’u kurdu.

Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı’nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta.

Milli İrade Birliği’nin “Milli İrade Nedir?” ve Mustafa Mutlu’nun “Dön Kardeşim” kitaplarında yazıları yayınlandı.

Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın