Çanakkale deniz zaferinin 101. yıl dönümünde bu tarihî mücadeleye kan ve can vermiş kahramanları saygıyla anıyoruz. Bağımsızlık Savaşı’nın “önsöz”ü niteliğinde olan Çanakkale Savaşı, sonsuz fedakârlık öyküleriyle kazanılan destansı bir zaferdi. Havada çarpışan mermiler ve şehitliklerde isimleri tükenmeyen yiğitler, Türk yurdunu korumak için ödenen bedelleri ve emaneti koruma görevinin yüceliğini bize bir kez daha hatırlatıyor.

101’inci yılında bu kanlı müdafaa hakkında az bilinen, yanlış bilinen veya bilinmeyen bazı hususları anımsatmak istedik.

– 18 Mart (1915) tarihi, Çanakkale Boğazı’na denizden saldırının püskürtüldüğü gündür. Çanakkale Savaşı 18 Mart’ta bitmemiş, deniz zaferinden sonra düşman bir süre hazırlanıp karadan saldırmıştır ve kara savaşlarında da zafer 9 Ocak 1916’da kazanılmıştır.

– Çanakkale Savaşı’nda 250 bin askerimiz şehit olmadı. Bu, askerî terimde “zayiat” denen yani şehit, yaralı, esir ve kaçakları da kapsayan kayıpların toplam sayısıdır.

– Mustafa Kemâl Atatürk, Çanakkale Savaşı öncesindeki unvanıyla Kaymakam (Yarbay) Mustafa Kemâl Bey büyük başarıları Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı aşamasında değil kara savaşı aşamasında göstermiştir. Neticede miralay (albay) olmuştur ve üstün başarıları ile “Anafartalar Kahramanı” olarak anılmıştır.

– İtilaf Devletleri’nin Çanakkale Boğazı’ndan geçemeyip Rus Çarlığı’na ulaşamamaları Rusya’daki ihtilâli hızlandırmıştır ve dolayısıyla tarihin seyrini etkilemiştir. Bu uluslararası etki, savaştan çekilen Rusya’nın yeni Bolşevik yönetiminin birkaç yıl sonra Anadolu’daki mücadeleye vereceği destekle Türk milletine dönecektir.

– Atatürk’ün, Çanakkale’de İngilizlerin yanında Türklere karşı savaşırken ölen Avustralya ve Yeni Zelanda birliklerine mensup askerler için söylediği iddia edilen ve “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar…” diye başlayan ünlü sözler ona ait değildir. (Bu konuyu yazar Cengiz Özakıncı‘nın Bütün Dünya dergisinin Mart 2015 ve Nisan 2015 başta olmak üzere çeşitli sayılarındaki makalelerinde inceleyebilirsiniz.)

Bir Cevap Yazın