Nusaybin’den terörle mücadelenin 8. gününde kara haber geldi.

Bugünkü operasyonlarda 4’ü asker, 1’i özel harekat polisi olmak üzere 5 vatan evladı şehit oldu…

Daha dün sizlere Nusaybin’den özel haberler vermiştik…

Gelişme üzerine operasyonlar hakkında bilgi aldığım kişiyle tekrar görüşme fırsatım oldu.

Saldırının nasıl yapıldığını sordum.

İfadelerine dokunmadan iletiyorum:

“Yine bomba tuzağı… Yere önceden döşenmiş patlayıcı…
Zaten ya tuzaklarla ya da el yapımı patlayıcılarla şehit ediyorlar. Başka türlü yapamazlar.

Sokaklara girmek zor. Her 20-30 metrede bir hendek ve barikat var.

Sokaklar, evler birbirine benziyor. Her köşe başı bu şekilde zaten.”

foto 2 foto1

Çözüm sürecinde görmezden gelinen şeylerin bugünkü patlamaya etkisini de sordum.

“Süreç nedir? Kiminle, ne için yapıldı? Biz o zamanlar neler çektik. En çok bizim zorumuza gidiyordu.

Herkes televizyondan izliyordu, bizim gözümüzün içine soka soka o paçavraları sallıyorlardı.
Kimse ses edemiyordu.

Şuna bizzat şahit oldum: Aramızdan biri sarı kırmızı yeşil paçavraları toplarken eline almayıp ayağıyla kenara ittiği için il emniyet müdür yardımcısından fırça yedi.
‘Kimseyi kışkırtamazsın, gözüne soka soka yapacağın bir alan değil.’ dedi.
Bu zihniyetteki adamları emniyette müdür yaparsan biz daha çok çekeriz.”

Bugünkü saldırının yapıldığı yerde inceleme yapabildiniz mi diye sorduğumda, sadece şehitlerimizi alıp döndüklerini, keşif yapacak vakitlerinin olmadığını söyledi.

Terörle mücadelede bölge halkının kendilerine yardımcı olmadığına da değindi.
“Bunca hendek açılırken polisin, askerin oralara girmesine engel oluyor bölge halkı.
Şu anda buralarda yaşayanların çoğu bizim vatandaşımız da değil. Belli bir bölgede İran; özellikle Hakkari, Şırnak, Van gibi şehirlerde Irak ve şimdi yeni yeni gelip birkaç yıl sonra hak taleplerine başlayacak olan Suriye kürtleri var.”

Bu ifadelerden, dünkü yazıda sivil halkın bölgeyi boşalttığını ve evlerin çoğunun boş olduğunu söylesek de sayısı oldukça az ve teröre destek veren sivil bir topluluk olduğunu anlıyoruz.

Ek olarak, bugün teröristlerin girip çıktığı bazı tüneller tespit edilmiş. Giriş-çıkışlar buralardan sağlanıyormuş. Evin bahçesindeki bu tünelin üstü taşlarla örtülmüş:

foto3

Moraller bozuk fakat azimlerinde en ufak bir kayıp yok. Her şeye rağmen güçlü bir şekilde operasyonlara devam etme kararı almışlar.

Biz de şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz.
Bu vatan evlatlarının toprağa düşmesine sebep olan “ihanet sürecinin” tüm taraflarını bir kez daha nefretle kınıyoruz.

Mehmet Anıl Parlak
21 Mart 2016

Paylaş
Önceki İçerikBir Irak Türkü’nün Günlüğü
Sonraki İçerikMUSTAFA KEMAL’İN “BARIŞ” ANLAYIŞI

23 Eylül 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğretimini tamamladıktan sonra lise öğrenimini İngilizce ağırlıklı bir lisede bitirdi. Çukurova Üniversitesi Matematik Bölümünü tamamladıktan sonra pedagojik formasyon alarak öğretmenlik hayatına başladı.

Milli Mücadele döneminde kurulan Yeni Adana Gazetesinin Genç Yeni Adana bölümünde yazıları yayımlandı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. 2014 yılında yayın hayatına başlayan Üçüncü Yol’un kurucularındandır.

Hayattaki en büyük hedefi, ulusuna bağlı nesiller yetiştirmek…

Bir Cevap Yazın