Sinan Meydan.

Tarihçi yazar.

Kemalistinden anti-Kemalistine kadar onu tanımayan yoktur artık.

Kemalist devrimin bu genç tarihçisinin Bütün Dünya dergisindeki yazılarına, yazarlığına son verildi.

Bütün Dünya’da yaşadığı sorun yeni değildi. Bütün Dünya’daki sorunlarına değinmeden önce Sinan Meydan’ın dergideki çalışma şartlarına biraz değinmekte fayda var.

Sinan Meydan’ın Bütün Dünya dergisinden kazandığı meblağı telaffuz etmek hoş olmaz. Fakat bu miktarın, aklınızdan geçenin onda biri bile olmadığından emin olabilirsiniz.

Derginin Sinan Meydan’a yazarlığı karşısında sunduğu esas katkı ise yazıları karşılığında kitaplarının tanıtımının Bütün Dünya dergisinde yapılmasıydı.

Bu tatsız bilgileri paylaşmamızın sebebi ise Sinan Meydan’a yapılan bu uygulamanın maddi hiçbir gerekçesinin, önceliğinin olmadığının bilinmesi.

Anlaşma “Sembolik ücret + kitap tanıtımı” olmasına rağmen son dönemde Sinan Meydan’ın kitapları dergide sansüre maruz kalarak tanıtılmadı.

Bu sansürün özellikle dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarih tezlerini bilimsel tezlerle çürüttüğü El – Cevap kitabıyla başladığını da belirtelim. Aynı şekilde, normalde yazıların tanıtımı derginin kapağından da yapılırken artık o da yapılmamaya başlandı.

Buna rağmen Sinan Meydan mücadelesine devam etti.

Bunun iki sebebi vardı.

Birincisi doğruların alabildiğine kitlelere ulaşmasını sağlamak.

İkincisi de son dönemde kendisine yapılan dergi içindeki yıpratmaya direnmek, mücadele verdiği siperlerden hiçbirisini terk etmemek.

Bütün Dünya yönetimi de bunu fark etmiş olacak ki Sinan Meydan’ın bu ay için yolladığı yazısına “uygun değildir” dedi. Sinan Meydan’ın ikinci yazısını yollaması üzerine bununla ilgili bir geri dönüş bile yapmadı. Normalde yapılması gereken geri dönüşün yapılmamasını Sinan Meydan’ın sorması üzerine de Bütün Dünya dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Mete Akyol, dergiyle ilişiğinin kesildiğini “gerekçe” bile sunamadan bildirdi Sinan Meydan’a.

Sadece “Emir Ankara’dan” diyebildi Mete Akyol, Sinan Hoca’nın ısrarı üzerine. Ankara’da emri verenin kim olduğunu da söyleyemedi.

***

Sinan Meydan bu ülke için bir değer bir kazanımdır. Fakat burada vurgulanan aslında Sinan Meydan değil, Kemalist bir duruşun sözde “bizden” olan yayın organlarında gördüğü muameledir.

İç cephenin suskunluğundan ziyade iç cephenin korkaklığının ilanıdır.

Tarih, düşmanlarımızın bize ve savunduğumuz değerlere olan mücadelesinden çok daha sinsi ve yaralayıcı olan bu suskunluğu ve korkaklığı yazacaktır elbet.

Üçüncü Yol ekibi olarak Kemalist devrime bir cümle ile bile katkı sağlamış tüm aydınlarımızın, yazarlarımızın yanındayız.

Onlara yapılan baskı, bizlere yapılan baskıdır. Bu sorumluluğu ve yükü paylaşmaktan onur duyarız!

İşte bu amaç doğrultusunda Sinan Meydan Hocamızın Bütün Dünya dergisinde yayımlanmayan ilk yazısını sizlerle paylaşıyor, bu yazısının ilk kez bizim aracılığımızla paylaşılmasını uygun gören hocamıza da teşekkürü bir borç biliyoruz.

Ve yineliyoruz:

Sinan Meydan yalnız değildir. Kemalistlerin bundan sonra atabilecekleri tek bir geri adım, savaşmadan bırakacakları tek bir mevzi yoktur!

Çağdaş BAYRAKTAR
Genel Yayın Yönetmeni
24 Mart 2016

Paylaş
Önceki İçerikKurtuluş Savaşı’nın Örtülü İdeolojisi: Laik Cumhuriyet – Sinan MEYDAN
Sonraki İçerik23 Nisan Çocuk Bayramı ve Atatürk Gerçeği – Sinan MEYDAN
Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nin her kademesinde görev aldı. Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Milli Mücadele döneminde kurulan ve "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti. Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu'nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı. Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı'nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta. Milli İrade Birliği'nin "Milli İrade Nedir?" ve Mustafa Mutlu'nun "Dön Kardeşim" kitaplarında yazıları yayınlandı. Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın