“YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!”
“KAHROLSUN EMPERYALİZM!”
68 Kuşağının sembol isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın dillerinden düşmeyen sloganlardı bunlar. İnandıkları yolda darağacına gidecek kadar mert ve cesurdular. Anımsadığımız 6 mayıslar her defasında, tam bağımsızlık şiarının tıpkı Milli Mücadele‘de olduğu gibi emperyalizmin en büyük korkusu olduğunu gösteriyor bizlere. Bu yüzden, 6 Mayıs sadece Denizlerin değil Türkiye’deki tam bağımsızlık mücadelesinin idamıydı aslında.

Günümüzde birçok sol(!) örgüt ve STK’ler “Denizlerin Yolunda” sloganıyla her 6 Mayıs günü Karşıyaka Mezarlığı’na çağrı yapıyor. Aslında bu anmalar sadece “sembolik”. Neden mi sembolik?

Günümüzdeki birçok sol(!) örgütün 68 Kuşağı gençlerini anarken unuttukları çok şey var:

Birincisi anti-emperyalist tavır ikincisi de Kemalist tavır!

Günümüzdeki solumsular ise anti-emperyalist olacakları yerde, anti-Kemalist tavır takınıyorlar.

Kısacası bugün Denizlerin sadece isimleri anılıyor, fikirleri değil!

Denizler kendilerini daima “Türkiye’nin İkinci Kurtuluş Savaşçıları” olarak gördüler. Hatta babasına gönderdiği mektubunda emperyalizme karşı “milli” tavrını net bir şekilde görebiliriz:

“Baba,
Sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni… Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. Baba, biz Türkiye’nin ikinci kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapse atılacağız, kurşunlanacağız da… Tıpkı birinci Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi… Ama bu toprakları yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları…
Düşün baba, bugün hükümet işini gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda… Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmış durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
Baba, Mektubuma son verirken seni, annemi, Bora’yı, Hamdi’yi devrimciliğimin olanca
ateşiyle kucaklarım.
Ya vatan ya ölüm!”

Deniz Gezmiş’in bu mektubunu günümüzde “faşizan, ırkçı, militarist” olarak bile değerlendirenler olabilir. Çünkü mektubun içerisinde “VATAN” vurgusu var. Kemalist düşünce var. Günümüzün solcu geçinenleri devrimciliği “devlet düşmanlığı ve Kemalizme tavır almak” olarak algılıyor. Nasıl bir anlayışsa bu?

SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) 6 Mayıs’ta Denizler için çağrı yapmış. Hani şu ABD’nin piyonlarını istediği gibi oynattığı Orta Doğu’da “piyon” olan SGDF… Ne yaman çelişki değil mi?

Bugün, sol maskesi altında birçok örgüt “Gezi ulusalcı bir ayaklanma ve Gezi’de darbeyi gördük” diyen adamı “Gezi’nin Cumhurbaşkanı Adayı” olarak gösterdiler ve yetmediği gibi terör örgütünün siyasi kolu olan HDP’yi de “Gezinin sesi” olarak belirlediler.
Çelişkilere bakar mısınız? Hem devrimci geçinip, hem terör örgütü ve ABD güdümünde olan bir partiyi desteklemek nasıl bir devrimciliktir? Ve tüm bu çelişkilere rağmen 68’in önder isimlerini nasıl bir yüzsüzlükle anarsınız?

Nerede sizin anti-emperyalist kimliğiniz?

AB ve Nato’ya çağrıda bulunan, ABD’nin arabulucu olmasını isteyen HDP ve Demirtaş mı anti-emperyalist?

Emperyalizmin güdümüne girmiş bir hareketin destekçisi olan sizler mi anti-emperyalistsiniz?

Hakkınız yok!

Dilinizden “Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye, Kahrolsun Emperyalizm” sloganı çıkmadığı sürece Denizleri anmaya hakkınız yok!

Bu ülkenin değerlerine saygı göstermediğiniz sürece ve bu ülkeye düşmanlık ettiğiniz sürece onları anmaya hakkınız yok!

Kurtuluş Savaşı’mıza burun kıvıranların, Mustafa Kemal’i kendilerine yol gösterici kabul eden ve kendilerini İkinci Kurtuluş Savaşçıları olarak gören gençleri anmaya hakkı yok!

Kirli siyasetinize bu gençlerin adını alet etmeye hakkınız yok!

Anti-emperyalist tavır takınmadığınız sürece ne devrimci olabilirsiniz ne de “68’in emanetini taşıyoruz.” diyebilirsiniz.

Kemalizme düşmanlık ederek devrimcilik yapabileceğini zannedenler, sadece emperyalizmin çıkarlarına hizmet ederler.

Daha açık söylemek gerekirse; emperyalizmin güdümündeki Kürtçü hareketin peşine takılan ne devrimcidir, ne de solcudur. Sizden olsa olsa, gerici, ırkçı karşı-devrimci olur!

Kuvvetini Atatürk Devrimleri’nden alan, başta Deniz Gezmiş ve arkadaşları olmak üzere 68 Kuşağı’nın katledilen Kuvayi Milliye ruhlu gençlerini saygı ile anıyoruz!

Hasan Deniz YILMAZ
6 Mayıs 2016

Paylaş
Önceki İçerikÜç Tarz-ı Türkçülük ve Kemalizm
Sonraki İçerikTurhan Feyizoğlu Röportajı: 68 Kuşağı ve Türk Solu
H. Deniz Yılmaz, 17 Ağustos 1994 tarihinde Niğde'de doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da gördü. Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda Niğde Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nde Denetleme Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptı. İlgi alanları futbol, tenis, sinema ve fotoğrafçılıktır. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın