“Zonguldak’ın Kilimli ilçesi, Gelik Beldesi’nde 4 Nisan’da maaşlarını alamadıkları için iş bırakan Deka Madencilik A.Ş ve bu şirkete bağlı Balçın Madencilik’te çalışan 245 maden işçisi, şirketlere ‘Paralel Devlet Yapılanması’ soruşturması kapsamında kayyum atanması sonucunda ücretlerinin yatırılması için eylemlere başladı. Balçın Madencilik’te çalışan 85 işçi, seslerini duyurabilmek için 18 Mayıs’ta çalıştıkları kömür ocağına girerek dışarı çıkmama ve aynı zamanda açlık grevi eylemini başlattı.

Yapılan eylem bugün dokuzuncu gününe ulaştı. Geride kalan 9 günde 60 işçi sağlık sorunları sebebi ile eyleme devam edemedi. 25 işçi ise dışarı çıkmama ve açlık grevi eylemine devam ediyor.”*

Ülkemizdeki maden işçilerinin çalışma şartları ortada. Bu çalışma şartlarını daha çok -ne yazık ki- Soma faciasında gördük. Birilerinin kader diye örtbas ettiği facia, ihmâlkârlığın ve taşeron işçiliğin getirdiği acımasızlığı gösteriyordu bizlere. Bu çalışma şartlarının yetersizliği ve işçilerin can güvenliğinin sağlanmaması yetmiyormuş gibi işçilerin alacaklarının ödenmemesi de ayrı bir sıkıntı.

Maaşlarını alamayan işçiler, çalıştıkları şirkete kayyum atanması sonucu “haklı olarak” eyleme başladı. Kimin ya da kimlerin haberi vardır bu eylemden bilemem ancak ses gelmesi için illa ki yeni bir facianın yaşanması mı gerekiyor?

Öldükten sonra insan(lar)ın hakkını aramanın o insan(lar)a bir katkısı olur mu? Hayati olan, onlar yaşarken yaptıkları eyleme kulak vermek, omuz vermek.

İktidar, zamanında kol kola yürüdüğü ve her alanda önünü açtığı cemaat yapılanmasının bugün üzerine gidiyor görünüyor. Ancak olan yine işçiye, emekçiye oluyor. Kendi yaptığı pisliği temizlemeye çalışan iktidar, alın teriyle kazanan işçinin hakkını görmezden geldiği gibi ekmeğine de taş koyuyor.

Ocağın 20 metre girişine kendini hapseden, seslerini duyurmaya çalışan 25 can var. 19 yıllık maden işçisi Hüseyin Cindi; eylemi yapan işçilerin bulunduğu bölgenin her an çökebileceği ve çökme sonucunda onlara ulaşılamayacağını iddia ediyor.

Valilikten yapılan açıklamaya göre eylemi bırakan işçilerin alacakları yatırılmaya başlanmış. Yine bu açıklamaya göre eylemlerine son verdikleri takdirde kalan işçilerin de alacakları yatırılacakmış.

İşçi temsilcisi Cemal Akın ise eylemin devam edeceğini ve valilik tarafından yatırılan ücretlerin işçilerin düştüğü mağduriyeti karşılamadığını söyledi.

Şimdi gelelim, esas konuya…
Millet olarak maden işçilerinin feryadına yeteri kadar kulak veriyor muyuz?
İktidarın Soma faciasındaki tutumunda maden işçilerine verdiği önemi(!) gördük.
Muhalefetin, özellikle de -mecliste olmasa bile- sol/sosyalist muhalefetin, bir kısmının bu konu hakkında neden sesi çıkmıyor?
Nusaybin‘de iç savaş çıkarmaya yönelik amaca hizmet etmekten bu konuya vakit bulamıyor olabilirler mi?
Maden işçilerinin sesini duymamız için illa hayatlarını kaybetmeleri mi gerekiyor? Yeni bir facia mı gerekiyor onları duymak için?

Hasan Deniz YILMAZ
27 Mayıs 2016

DİPÇE:

* http://www.haberler.com/zonguldak-ta-maden-iscilerinin-eylemi-9-uncu-8475488-haberi/

Paylaş
Önceki İçerikİhanetin Sesi Bingöl Dağlarında Duyuldu
Sonraki İçerikAlman Parlamentosu Bu Kararı Veremez !
H. Deniz Yılmaz, 17 Ağustos 1994 tarihinde Niğde'de doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da gördü. Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda Niğde Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nde Denetleme Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptı. İlgi alanları futbol, tenis, sinema ve fotoğrafçılıktır. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın