Sen hep 19 yaşında,
Düşlerinde özgür dünya.

Ali İsmail Korkmaz
Canına kast ettiler.
Öldüresiye vurdular.
“Vurmayın öldüm” dedi. Son tekmeyi attılar.
Yaşasaydı bu yıl mezun olup kep atacaktı. Yaşatmadılar. Canına kıydılar.

2 Haziran 2013 gecesi, polisten kaçıyordu. Girdiği sokakta, eli sopalılarca öldüresiye dövüldü. Başta kamera kayıtlarını yok etmeye çalıştılar. Ancak gerçek ortaya çıktı. Gerçeğin en kötü huyuydu bir gün ortaya çıkması. Çünkü gerçek, gücü elinde tutan “iktidar sopalarının” korktuğu yegane şey idi.

***

Uğradığı alçak saldırıdan sonra soluğu hastanede aldı. Başına ağır darbeler almasına rağmen doktor onu beyin cerrahisi yerine, ortopediye yönlendirdi. Her şey de böyle başlamıştı zaten. Ertesi gün ifade vermeye gittiğinde iyi değildi Ali İsmail. Konuşmakta güçlük çekiyordu. Tekrar hastanenin yolunu tuttu. Beyin kanaması geçirdiği ortaya çıktı. Hemen ameliyata alındı. Ancak ihmal ve gecikme yüzünden 38 gün dayanabildi o son tekmeye…

***

İzlerken hepimizin tüylerini diken diken etmişti o görüntüler. İçimiz cız etmişti. Hatta küfür bile etmiştik! Ancak yetmiyordu bunlar. Adalet gerekiyordu, Ali İsmail için.

Eskişehir‘de görülecek olan dava, “güvenlik gerekçesi” ile Kayseri‘ye alındı. Bu da yetmiyormuş gibi, tanıkların Eskişehir ve Ankara‘da, Korkmaz ailesinin ise Hatay‘da ifade vermesi kararlaştırıldı. Dava 4 şehre bölünmüştü. Beklenilen adalete ilk darbe böyle vurulmuştu.

Davanın savcısı, Ali İsmail‘i beyin cerrahisi yerine ortopediye yönlendiren Dr. Hasan Gülcü‘ye “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan, aynı zamanda hastanede Ali İsmail‘in ifadesini almayıp karakola yönlendiren polis memuru Vedat Esen için de “görevini kötüye kullanma” suçundan dava açmıştı. Ancak 7 Temmuz 2014’te Dr. Hasan Gölcü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, suçsuz bulundu. Korkmaz ailesinin avukatları bu karara itiraz etse de sonuç çıkmadı.

Bunca skandal karşısında adalete olan inanç kayboluyordu. Sanık avukatları, kamera görüntülerindeki kişinin Ali İsmail olmadığını ve Ali İsmail‘in esas ölüm sebebinin “merdivenden düşme” olduğunu iddia ederek adaleti, kendi çıkarları doğrultusunda, ne kadar ayaklar altına aldıklarını ve vicdanlarını yitirdiklerini göstermişlerdi.

Adaletsizlik ile birlikte vicdansızlık da alıp başını yürümüştü. Ali İsmail‘e son tekmeyi atan sanık polis Mevlüt Saldoğan, tekme attığı ayağı için “sağ ayak bileğinde çatlak” iddiasıyla rapor almış ve eylemcilerden şikayetçi olduğunu söylemişti.

Ali İsmail Korkmaz davasının son duruşmasında çıkan karar ise adalete olan inancın tamamen yitirilmesine sebep olmuştu. Daha önce Yargıtay tarafından usulen bozulan dava yeniden görülmüştü ancak çıkan karar değişmemişti.

Tek fark vardı; 33 aydır tutuklu bulunan ve talep edilen cezanın (altışar yıl, sekizer ay) çoğunu yattıkları gerekçesi ile fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammed Vatansever‘in tahliyelerine karar verildi. Sanık polisler Mevlüt Saldoğan ve Yalçın Akbulut‘un tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Davanın 5. duruşmasında Ali İsmail‘e son tekmeyi atan polis Mevlüt Saldoğan hakkında müebbet istenmişti. Mevlüt Saldoğan ise kendisini şu şekilde savunmuştu, “Bugün bu ülkenin sayın cumhurbaşkanı, başbakanı Gezi’nin bir darbe girişimi olduğunu söylüyor. Ben bu darbeyi bastırmakla görevliydim.”

Bu aslında bir savunma değil itiraftı! Hukuku, adaleti kendi çıkarları ve emelleri doğrultusunda ellerinde oyuncak edenler bir gün o adaleti mum ile arayacaklar.

Gün gelecek, katillerin, azmettirenlerin adı tarihin kirli sayfalarında yerini alacak ve unutulacak. Ancak tribünlerde de haykırıldığı gibi Ali İsmail Korkmaz‘ın adı nesillerden nesillere aktarılacak.

Kimse unutmasın:
ALİ İSMAİL KORKMAZ, CUMHURİYET YIKILMAZ!

Hasan Deniz YILMAZ
10 Temmuz 2016

Paylaş
Önceki İçerikHukuk Günü Mü?
Sonraki İçerikİşgal, Kalkışma, Kurgu

H. Deniz Yılmaz, 17 Ağustos 1994 tarihinde Niğde’de doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da gördü. Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda Niğde Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nde Denetleme Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptı. İlgi alanları futbol, tenis, sinema ve fotoğrafçılıktır. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın