15 Temmuz kalkışmasıyla Türkiye’de Fethullah Gülen Terör Örgütü gerçeği ile herkes yüzleşmek zorunda kaldı.

15 Temmuz’a kadar kendi subayları hedef olmasına rağmen bir kere “cemaat” bile diyemeyen Genelkurmay ve kuvvet komutanları, bu örgütün operasyonları sayesinde o makamlara gelebildikleri halde yaverlerinin namlularını şakaklarında hissetmek zorunda kaldı.

15 Temmuz ile büyük bir “aydınlanma”(!) yaşandı ülkemizde.

Bu aydınlanma, gözaltı ve tutuklamaları beraberinde getirdi.

Fakat buna rağmen bir kişi, hala bulunduğu zindanda tutulmaya devam ediyor.

Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren.

Kendisini yargılayan, karar veren, tutuklayan kişileri geçtik, neredeyse Murat Eren’i olumsuz şekilde aklından geçirenler bile tutuklanmışken adalet, ayaklarını sürümeye devam ediyor mevzubahis kahraman Türk subayı olduğunda.

***

Bugün Murat Eren’in doğum günü.

“Mızrağın çuvala sığmadığı” noktadan çuvalın mızrak müptelası olduğu evreye geldik artık.

Murat Eren üzerinden Kemalist devrimlerin, Cumhuriyet kazanımlarının ve Atatürk’ün cezalandırılmasını kabullenmiyoruz.

Aynı şekilde Kemalist Cumhuriyet’in Murat Eren gibi kahraman subaylar üzerinden cezalandırılmaya çalışılmasını hazmetmiyoruz.

Türkiye kendi helikopterleri, jetleri tarafından bombalanırken Türkiye’nin sayılı Skorsky pilotlarından birisinin hala zindanlarda çürütülmesine bu saatten sonra seyirci kalanlar da bu vebalin altındadır.

Murat Eren asla yalnız değildir. Bizler, yeniden onun helikopterini kullanacağı günlerin çok uzakta olmadığını görüyoruz.

Sahte belgelerin işlendiği iddianame kağıtlarının bile yargılanması gerektiği, hukuk tarihinin en hukuksuz davaları halkın vicdanında çöktü, saldırı altında kalan devletin binalarında çöktü. Artık resmi belgelerde de çökmek zorunda!

Kendisiyle yapılan görüşmelerde “Lütfen benimle ilgili yapacağınız duyurularda özel hayatım üzerinden kendi yaşadığım mağduriyeti anlatmayın. Askerlerimiz şehit olurken bizim yaşadığımız nedir ki? Eğer bir noktaya dikkat çekmek istiyorsanız sadece bir Türk subayının yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekin.” diyen ve bununla paralel olarak kendi yaşadığı haksızlıklara dikkat çekmek için kendi özel hayatı üzerinden mağduriyetini vurgulamaya çalışan iyi niyetli kişilere bile haber göndererek rahatsızlığını dile getiren asil Türk subayı için “İyi ki doğdun Murat Ağabey” derken isyanımızı yineliyoruz:

Açın artık kapıları!

Murat Eren’e özgürlük!

Çağdaş BAYRAKTAR
26 TEMMUZ 2016

Paylaş
Önceki İçerikİnancın ve Azmin Zaferi: Lozan
Sonraki İçerikGözdağı, Kalkışma, Zaafiyet ve Darbe
Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nin her kademesinde görev aldı. Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Milli Mücadele döneminde kurulan ve "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti. Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu'nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı. Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı'nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta. Milli İrade Birliği'nin "Milli İrade Nedir?" ve Mustafa Mutlu'nun "Dön Kardeşim" kitaplarında yazıları yayınlandı. Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın