Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a geri çağrılmıştı. Artık yapmak istediklerinin iyice zorlaştırılacağı su yüzüne çıkmıştı. Bir an önce düşüncelerini ve eylemlerini kişisellikten çıkararak toplum mücadelesine dönüştürmesi, her türlü engellemelere rağmen bağımsızlık mücadelesini devam ettirtmesi gerekiyordu. Milli mücadelenin parolasını (mad. 1) ve mücadelenin ulusallaştığını (mad. 5) bildiren Amasya Genelgesi’ni yayınladı. Artık hazırlıklar başlamıştı. “Heyeti Temsiliye” adına yurdun dört bir yanına telgraf çekerek halkın seçtiği delegelerin Sivas’a gelmesini bildiriyordu.
Katılan delegeler, hem halkın seçtiği hem de ülkenin içinde bulunduğu zor durumu görenlerdi. Sivas Kongresi’nin temelinde bağımsızlık ülküsü yatmasına rağmen kurtuluşu İngiliz ya da Amerikan mandasında gören delegeler de azımsanmayacak sayıdaydı. Ülkenin kurtuluşunun emperyalist devletlerde olduğunu savunan delegeler, Amerikan ve İngiliz mandası için propagandalar gerçekleştiriyordu.

“MANDA VE HİMAYEYE KARŞI DİK DURUŞ”

Uzun ve şiddetli tartışmaların devam ettiği sıralarda Tıbbiyelileri temsilen gelen genç delege kongrenin seyrini değiştirmiştir. O genç Tıbbiyeli Hikmet’tir. İngiliz ve Amerikan mandasında kurtuluşu bulanlara karşı Mustafa Kemal’e: “Paşam, temsilcisi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı başarmak için gönderdiler. ‘Mandayı’ kabul edemem… Kabul edecek olanları şiddetle reddederiz. Örneğin ‘manda’ düşüncesini siz bile kabul etseniz, sizi de reddederiz. Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak ilan eder; şiddetle karşı koyarız!” diyerek manda ve himayenin kabul olamayacağını hatırlattı. Mustafa Kemal bu sözlere: “Azınlıkta kalsak bile, mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir: YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!” diyerek cevapladı.

Ve uzun süren görüşmeler sona ermişti. Alınan kararlar sonucunda Mustafa Kemal’in başkanlığında “Heyeti Temsiliye” oluşturuldu. Hiç kuşkusuz “Heyeti Temsiliye”, İstanbul Hükümeti’ne alternatif bir hükümet olmuştur. Sivas Kongresi sonuçlarını fazla gecikmeden göstermişti. Damat Ferit Hükümeti yönetimden çekilmek zorunda kaldı ve yerine kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti, “Heyeti Temsiliye” ile görüşmesi için Anadolu’ya temsilci gönderdi.

Sivas’ta az sayıda delegenin katıldığı, manda ve himaye tartışmalarının yapıldığı kongre ülke yönetimine müdahil olmaya başlamış ve etkili sonuçlara vesile olmuştur. Milli mücadelenin en önemli adımlarından biri olan Sivas Kongresi, bağımsızlık ateşi içerisinde olan Türk milletini bir araya getirmiş ve milli harekete zemin oluşturmuştur. Hangi şartlar içerisinde olursak olalım, kurtuluş yolumuz emperyalizme karşı daima dik durmaktır. Tarihimiz, bizlere ders verici ve en doğru yolu gösterici olarak önümüzde durmaya devam edecektir.

Hasan Raşit İnan
4 Eylül 2016

Bir Cevap Yazın