“Sevgili Gençler!
Cumhuriyetin ne kadar büyük bir nimet olduğunu anlamak için Afganistan’ı, Irak’ı, İran’ı, Pakistan’ı, Emirlikleri, Suudi Arabistan’ı, Suriye’yi, Mısır’ı, Libya’yı, Tunus’u, Cezayir’i, Fas’ı, Müslüman Afrika’yı düşünün.
Cumhuriyetin önünde hazır bir model yoktu. Yolunu düşünerek, arayarak, deneyerek açtı. Şartlardan, ihtiyaçlardan, imkânlardan, tarihten yararlandı. Para yok, kredi yok, yetişmiş yerli sayıda eleman, uzman yok, araç-gereç yok. Osmanlıdan borca batık bir miras kalmış. O altın kuşağın iki gücü vardı sadece: Akıl ve yurtseverlik. Bu iki güçle yola çıktılar.
Mucize yarattılar.

(…)

Sevgili Gençler!
Bu yalanlara, çarpıtmalara, yutturmalara karşı uyanık durun. Sizi kandırmalarına izin vermeyin. Gerçeğe saygı duyun ve gerçeği dürüst, namuslu kaynaklardan öğrenmeye çalışın, Doğru, gerçek tarihinizi yanlışları ve doğrularıyla öğrenin. Ağzı kalabalık, kalemi karışık olanlara karşı dikkatli olun. Kanıtsız, belgesiz, tanıksız iddiaları yani dedikoduları ciddiye almayın. Vicdanınız ve sağduyunuz pusulanız olsun. Tarihimizdeki doğrulardan yararlanın, yanlışlardan uzak durun…”

2009 yılında, “Cumhuriyet” kitabının önsözünde bunları öğütlemişti biz gençlere Turgut ÖZAKMAN

83 yıl yaşadı ve yaşamının büyük bölümünde okudu, yazdı, bizlere birbirinden değerli onlarca eser bıraktı.

Hatta, ilk piyesi olan “Masum Katiller”i 16 yaşında yazdığını söylerdi. 21 yaşına geldiğinde “Pembe Evin Kaderi” oyunu ilk kez Devlet Tiyatrosunda sahnelendi.
Önce tiyatro yazarı olarak üne ulaştı.

Sonrasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi, mezun olduktan sonra bir süre de avukatlık yaptı.

Köln Üniversitesi Tiyatro Bilimi Enstitüsüne devam ettikten sonra Devlet Tiyatrosunda ve TRT radyosunun kuruluşunda görev aldı.

Çağdaş Türk tiyatrosunun da kurucularından olan Turgut ÖZAKMAN’ın, Cumhuriyet tarihi araştırmaları ve kitaplarıyla Türk tarihine de önemli katkıları olmuştur.

Tarihe aykırı hikâyeleri ve dedikoduları doldurulmuş plaklar olarak mekanik bir biçimde seslendiren yalancı tarihçilere ömrünün son saatlerine kadar karşı durmuş; “Kitaplarımı yazarken her şeyden fazla gerçeğe saygı duydum. Ben sizlere Cumhuriyet döneminin doğru, gerçek, dürüst, sevgi ve vefa dolu, özenli bir fotoğrafını sunuyorum.” diyerek Türk Mucizesi diye de adlandırdığı “Cumhuriyet” adlı romanlarını yazmış, buna paralel oyunlar da kaleme almıştır.
Tiyatrolarında günlük yaşamın çelişkilerini ve gülünç yönlerini ele almış, belge niteliği taşıyan romanlar yazarak tarihe notlar düşmüştü.

“Türkiye Üçlemesi” diye adlandırdığı Şu Çılgın Türkler, Diriliş-Çanakkale 1915 ve Cumhuriyet gibi önemli kitapların yazarı Turgut ÖZAKMAN, “Hayattan tek dilediğim bu üçlemeyi bitirdikten sonra ölmek.” diyordu, öyle de oldu.

Ölümünün 3. yıl dönümünde, Türk edebiyatına büyük katkıları olan aydınımızı saygı ile anıyoruz.

Sena YAŞAR
28 Eylül 2016

Paylaş
Önceki İçerikMilli Eğitimin İşgali
Sonraki İçerikSevrcilerin Lozan’la İmtihanı
Sena Yaşar Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisidir. 1997, Adana doğumludur. Sungurbey Anadolu Lisesi'nden mezun olmuştur. Lisedeki düşünce kulüplerinde de aktif olarak yer almıştır. Yeni Adana gazetesinin Genç Yeni Adana ekinde yazıları yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın