Tüm dünya Musul operasyonuna kilitlenmişken Kerkük yeniden sahneye çıktı.

Misak-ı Milli sınırları içinde ve Irak’ın siyasi denkleminin merkezinde olan Kerkük, 21 Ekim günü sabaha karşı 04.00’ten itibaren tarihinin en ağır gününe başladı.

Sayıları 40 ile 60 civarında tahmin edilen IŞİD terör örgütü militanları Kerkük’e sızdı ve şehir merkezinde kol gezdi.

Teröristlerin ilk hedefi güvenlik güçleri binası oldu.

Güvenlik güçleri karşılık verince bazı teröristler kendilerini havaya uçurdu, ardından keskin nişancılar kentin bazı yüksek binalarına yerleşerek rastgele ateş açmaya çalıştı, işte bu nedenle meslektaşım, Türkmeneli Uydu Televizyonu Haber Müdürü Ahmet Haceroğlu şehit oldu.

Çatışmalar Arapların ağırlıklı olarak yaşadığı bölgelerde aralıksız olarak devam etti, halk ne olduğunu anlamayarak paniğe kapıldı ve bu kanlı baskının aniden gerçekleşmesi kafalarda büyük soru işaretleri yarattı.

Medya ajanslarında bazıları saldırıyı yapanların uyuyan hücre olduğunu işaret ediyor, aslında güvenlik kameralarına takılan militanların hepsi IŞİD kılığında göründü o yüzden uyuyan hücre hikayesi boşa çıktı.

Türkmenlerin silahı olmadığı için ister istemez ilk zararı onlar gördü ama ilk kez bazı Türkmen semtlerinde Türkmen gönüllüleri gruplar halinde nöbet tutmaya başladı. Bunun sonucunda polisler içinde şehit olan Türkmenler’in sayısı da çoğaldı. Şehitlerin arasında Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Erşat Salihi’nin yeğeni de bulunmaktadır.

Kentte şu anki durum her ne kadar sakin görünse de bu, kanlı baskınların önümüzdeki günlerde yapılmayacağı anlamını taşımıyor. O sebeple özellikle Türkmen bölgeleri için yazılmış olan bu senaryonun devamı gelecek.

Özdemir Hürmüzlü

Bir Cevap Yazın