31 Ekim 2016.

Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonu öğreniyorum.
Başta Can Dündar olmak üzere gazetenin şu anki Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve 12 kişi hakkında gözaltı kararı var.

Suçlamalar nedir?

Vakıf seçiminde usulsüzlük
ve
PKK-FETÖ ilişkisi.

Suçlamalar doğru mu?
Sapına kadar doğru.

Peki bu operasyon, suçlulara bu suçlarından ötürü mü yapıldı özünde?

Süreci yakından takip eden hiç kimse buna dolu dolu evet diyemez!

Bugün, Cumhuriyet gazetesinde gözaltına alınanlar ve yazarlar, normalde Cumhuriyet gazetesinin önünden bile geçemeyecekken gazetede baş tacı yapılanlar.

Musa Kart hariç.

Siyasi iradenin “demokrat” görülmesinde aslan payına sahip olup, sonra uzay aracının aparatı gibi atmosferde plansızca ortaya bırakılan yetmez ama evetçiler, AKP’nin “demokrat”, “özgürlükçü”, “adalet” hıyarına tuzlukla koşanlar.

Kemalizme, Cumhuriyet kazanımlarına bizzat Cumhuriyet gazetesindeki kiralık köşelerinden vuranlar!

Sahi, Aslı Aydıntaşbaş ve Nuray Mert bu soruşturmanın neresinde?

Can Dündar üstüne düşeni yaptı.
Ve kendisi, emperyalizm için riske edilemeyecek, harcanamayacak kadar değerli olduğundan perşembenin gelişi çarşambadan kulağına çalındı, hemencecik güvenli bölgeye alındı.
Buna rağmen yine, vardır ona inanacak; yaptıklarına ve yapmadıklarına başka manalar katacak.

Türkiye’de siyaset, ülkeyi yönetenlerce nasıl yıkıcı, gayri etik, baskıcı, adaletsiz biçimde yapılıyorsa, muhalefet de en az o kadar popülist, yüzeysel ve karşıtlık ekseninde yapılıyor.
Sırf Erdoğan’a vuruyor diye birilerini -tanımadan etmeden- linç edecek insanlar olduğu gibi, sırf Erdoğan vuruyor diye birilerinden kahraman, mağdur, Atatürkçü yaratacak insanlar da var.
AKP kanadına sorsan herkes Fethullah Gülen’den nefret ediyor. Fakat iç dünyalarında çok büyük bir çoğunluğu, FETÖ operasyonları derinleşsin istemiyor.
Çünkü daha düne kadar “Hepsi oradaydı be.”
Bu kapsamda operasyon, yalnızca AKP kanadından olmayan insanlar üzerine rahatça gidebiliyor. Üstelik kurunun yanındaki yaşların gözünün yaşına bakmadan tutuklanmaları da ihtimal dahilinde!
İşte bu kapsamda değerlendirmeli Cumhuriyet gazetesinde olan biteni.

Kemalizmi İlhan Selçuk‘tan, Ahmet Taner Kışlalı‘dan, Uğur Mumcu‘dan öğrenmiş ve hayali Cumhuriyet gazetesinde yazmak, izinden gittiği aydınların bayrağını yerde bırakmamak olan birisi olarak operasyonun yanlış olduğunu düşünmüyorum.
Ama bu operasyonun sırf FETÖ-PKK kapsamı ve niyetiyle de yapıldığına inanmıyorum.

Cumhuriyet gazetesini 2. Cumhuriyet haline getirenler yüzünden ve üzerinden, hem onlarla hem de Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle hesaplaşılıyor.

Yaralı bir fil gibi siyasi irade.
Ve ne tesadüftür ki girdiği mağazalar da hep bizim mahallede!

Kötülerin kavgasında taraf olmaya zorlanıyoruz.
Kavga bizim evimizde, evimizi işgal eden kiracılar arasında.
Fakat en büyük bedeli yine ev sahibi olarak bizler ödüyoruz.

Bu “sadece” izleme alışkanlığımız devam ederse,
Seyirci bile kalamayacağız, yer de kalmayacak tribünde.

Umarım bu olan biteni Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Nadir Nadi görmüyordur.
Vakit hızla azalıyor.
Tarih, Kemalistlere “Ya bir taraf olun, oluşturun;
Ya da bertaraf olun.” diyor.

Kurşun gibi ağır havada
Bağır bağır bağıran tarihin bu çığlığına
Sağır olan kulakların yeniden duyma zamanıdır,
Çok geç olmadan.

ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR
31 Ekim 2016

Paylaş
Önceki İçerikCUMHURİYET, SONSUZA KADAR…
Sonraki İçerikSALTANATIN KALDIRILMASI ve HARF DEVRİMİ
Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nin her kademesinde görev aldı. Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Milli Mücadele döneminde kurulan ve "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti. Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu'nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı. Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı'nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta. Milli İrade Birliği'nin "Milli İrade Nedir?" ve Mustafa Mutlu'nun "Dön Kardeşim" kitaplarında yazıları yayınlandı. Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın