6 yıl arayla iki büyük devrim: Saltanat makamı kaldırıldı ve yeni Türk harfleri kabul edildi. Bu iki büyük devrim ile yeni Türk devletinin egemenlik haklarının ulusa ait olduğu tescillendi ve yeni Türkçe harfler ile öze dönüş ve özgürleşme mücadelesi başarıya ulaştı.

Günümüzde Türkçenin ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ciddi tehlike altındadır.

Unutmayalım: “Türkçe giderse Türkiye gider!”
Hatırlayalım: “Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir!”

Ulus bütünlüğümüzün ve ulusal egemenliğimizin teminatlarından olan bu iki büyük devrimin yıl dönümleri kutlu olsun…

1 Kasım 1922-Saltanatın Kaldırılması

“Egemenlik ve Saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye, bilim gereğidir diye görüşmeyle, tartışmayla verilmez. Egemenlik ve saltanat; kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, Türk ulusunun egemenlik ve saltanatına zorla el koymuşlar; bu zorbalığı (tasallutu), altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdir. Şimdi de, Türk ulusu bu saldırganlara, artık yeter diyerek ve bunlara karşı ayaklanarak egemenlik ve saltanatını, eylemsel olarak eline almış bulunuyor. Bu bir olup bittidir (emr-i vaki). Sözkonusu olan, ulusa saltanatını bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız değildir. Sorun, zaten gerçekleşmiş bir olayı açıklamaktan ibarettir. Bu, kesinlikle yapılacaktır. Burada toplananlar, Meclis ve herkes sorunu doğal bulursa, sanırım iyi olacaktır. Aksi durumda, yine gerçek, yöntemine göre ifade olunacaktır; ancak, belki bir takım kafalar kesilecektir. İşin bilimsel yönüne gelince, hoca efendilerin merak ve endişe etmelerine gerek yoktur. Bu konuda bilimsel açıklamalarda bulunabilirim.”

1 Kasım 1928-Harf Devrimi

“Efendiler! Türk harflerinin kabulüyle hepimize, bu ülkenin vatanını seven bütün yetişkin evlatlarına, önemli bir görev düşüyor. Bu görev, milletimizin tüm bireyleriyle gösterdiği istek ve coşkuya, doğrudan hizmet ve yardım etmektir. Bu milletin yüzyıllardan beri çözümlenmemiş olan ihtiyacını, birkaç yıl içinde tümüyle sağlamak, gözlerimizi kamaştıran bir başarı güneşidir. Kazanılan hiçbir zaferle kıyaslanamayacak bu başarının, heyecanı içindeyiz. Yurttaşlarımızı cehaletten kurtaracak, sade bir öğretmenliğin vicdani kıvancı, ruh varlığımızı doyurmuştur. Aziz arkadaşlarım; yüksek ve sonsuz armağanınızla, Büyük Türk Milleti, yeni bir aydınlık dünyaya girecektir.”

Bir Cevap Yazın