Kardak’a helikopterle çelenk atan Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kamenos, Yunanistan Ant1 televizyonuna konuşmuş.

“Ben kendi evimde dolaştım. Kimseye sormam gerekmez.” demiş.

Yetmemiş.

Hulusi Akar ve Kuvvet Komutanlarının Kardak’ı ziyaretine getirdiği yorum ise kabul edilemez: “Anadolu tipi kovboy hareketleri!” [1]

Hulusi Akar ve onun gibiler bir yana ama Anadolu’da kovboy yetişmez, düşmanı bir kaşık suda boğan yiğitler yetişir.

*

2017, 1919’un somut olarak turnusoludur. Yaşananlar ve yaşanma olasılığı yüksek durumlar karşısında bunu net şekilde görmekteyiz.

Kimsenin “Efendim olayları 1923 kafasıyla değerlendirmeyelim.” demeye de hakkı yoktur.

Memleketi yönetenler, yönetenlere muhalefet edenler, ordunun önde gelenleri ve birçok yurttaş gaflet, delalet ve hatta ihanet kapanına kuyruğunu kaptırmış, şahsi ikballerini o kapandan en az hasarla kurtarmak gayretiyle gözlerine kapkara perdeleri indirmişlerdir.

Topraklarımız işgal altında, memleketin ikbali tehdit altındadır.

1921 yılının kavurucu yaz sıcağında meclis kürsüsünden yükselen ve memleketin yüreğine serinlik veren o sese kulak vermeyelim mi?

Ne diyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk?

“Memleketimizi çiğnemek üzere, memleketimize giren Yunan ordusunu harim-i ismetimizde boğacağız.” [2]

*

Unutulmaması ve nifak sokulmaması gereken bir durum vardır ki: Şarap niyetine kan içen ağa babalarının eteklerini öpenleri de Türk kavramına nefret besleyenleri de Cumhuriyeti zerre içine sindiremeyip kaleyi içten fethetmek isteyenleri de “Yaşasın şeriat!” diyenlerin ayağına gidenleri de Türk’ün onurunu, gururunu ayaklar altına alanları da aldıranları da ve Türk’ü Yunan’ın ağzına bu derece düşürenleri de unutmadık, barışmadık, affetmedik ve affetmeyeceğiz.

Dışarıdan gelen tehditlere gösterdiğimiz yumruk, içerideki düşmanlarla mücadelemizin sona erdiğini göstermemekte, içerideki hainleri de dışarıdakiler gibi Sakarya Nehri’nin kıyılarında tarihe gömeceğiz!

Bu and, son nefesimize kadar dilimizden düşmeyecek…

Kararlılığımızı onun çatık kaşlarından alıyoruz.

Umudumuzu da göğe umutla bakan mavi gözlerinden.

Ve yine ona kulak veriyoruz:

“Biz, pek müthiş ve yaman düşmanlara göğüs gerdik. Nihayet galebe çaldık. Bugünkü idarî müşkülâtımız vakıa pek büyüktür. Fakat çalışmakla biz bunları da, Yunanlıları olduğu gibi, tepeleyeceğiz ve nihayet galebe çalacağız.” [3]

*

Biz, kazanacağız! Yine, yeniden!


Dipçe:

[1] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/669406/Atina_dan_Ankara_ya__Kardak__yaniti__Anadolu_tipi_kovboy….html

[2] https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d01/c023/tbmm01023112.pdf

[2] söylev ve Demeçler, syf. 326 / http://atam.gov.tr/wp-content/uploads/S%C3%96YLEV-ORJ%C4%B0NAL.pdf,

Paylaş
Önceki İçerikMHP TABANININ ÜZERİNE DÜŞEN AĞIR GÖREV
Sonraki İçerikDOSYA: TEMMUZ 2016 VE SONRASI DOĞU PERİNÇEK TUTARSIZLIKLARI
31 Ağustos 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğrenimini Abdülkadir Perşembe İlköğretim Okulu ve Mersin Ortaokulu’nda bitirdi. Liseyi Mersin Endüstri Meslek Lisesi’nde İklimlendirme ve Soğutma Bölümü’nü okuyarak tamamladı. Fakat mesleğini sevmediği için devam ettirmedi. Gazetecilik aşkıyla askerlik görevinden sonra yeniden sınava girdi ve Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünü kazandı. Eğitimine halen devam etmektedir. İlgi alanları; spor, edebiyat ve sinema. Hayattaki en büyük hedefi, gazetecilik mesleğinin onurlu bir şekilde yapılabilmesi için çalışmak…

Bir Cevap Yazın