Erdoğan, 13 Mart 2017’de ATV ve A Haber’in ortak yayına katıldı ve soruları yanıtladı, yine “Hayırcılar ve terör aynı saftalar.” dedi.

Biliyorsunuz bu suçlama ilk değil. Başbakan’ından Cumhurbaşkanı’na devletin tüm üst makamlarından her fırsatta aynı tehdit ve iftira dillendiriliyor. Biliyoruz ki bu son da olmayacak.

Şimdi biz de birkaç kelam edelim o halde.

Pek sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan…

Bizi “terörle aynı safı tutmakla” itham ediyorsunuz fakat sizin de şunları cevaplamanız gerek:

PKK’nın amacı nedir? Kurucu iradeyi ortadan kaldırmak. Türk ulus-devlet anlayışını çöpe atıp etnik köken ve mezheplere göre yeni bir anayasa yapmak ve bunların sonucu olarak Türkiye’yi federasyona sürükleyerek ülkenin Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde özerk ve “emperyalizmin kuklası olacak” bir Kürt devleti kurmak.

FETÖ’nün amacı nedir? Onun da en büyük düşmanı kurucu irade. Ulusçuluk anlayışını çökertip ümmetçilik ateşini yakarak yine “emperyalizmin kuklası olacak” halifelik düzenini hortlatmak ve “devlete yurttaşlıktan kula kulluğu” yeniden bu topraklarda hakim kılmak. Ülkeyi laik ve demokratik düzenle değil biat kültürü ve şeri hükümlerle yönetmek.

Peki siz ne yapıyorsunuz?

“Ulus-devlet parçalayıcıdır. Tek tipçiliktir. Ülkenin tamamını kucaklayan bir anayasa yapalım.” diyorsunuz. Dolayısıyla kurucu felsefeyi çiğniyorsunuz. Bunun için her seferde dillendirdiğiniz hedefiniz çok açık: Yepyeni bir kurucu irade tanımlamak. Yani içinde laiklik, cumhuriyet, milliyetçilik, üniter devlet, Atatürk ilkeleri olmayan, ümmetçi bir kurucu irade… Bunu yapabilmek için de sözde ilk 4 maddenin korunduğunu gösteren fakat milletin egemenliğini ve yasama-yürütme-yargı erklerini tek kişiye bağlayarak bu 4 maddeyi askıya alan bir anayasa ile “başkanlık sistemi”ni getirmeniz gerekiyor.

Şimdi bize de bunlara “Hayır” diyoruz diye “terörist” damgası yapıştırıyorsunuz öyle mi?

O zaman sorarız biz de: “Terörle aynı safta olan kim?”

Kaldı ki daha çok yakın geçmişte PKK saldırınca çözümü bozup FETÖ darbe yapınca yatakları ayırıp “Kandırıldık.” demediniz mi? Kandırılmanız, bunlara aldandığınız için ülkeye zarar verdiğiniz gerçeğini değiştiriyor mu? Bu sözcüğün hukuken bir karşılığı da yok. -Hiçbir şekilde kabul edilemez de- Hadi lanet olsun, hesap vermediniz, bir tane yürekli savcı çıkıp da sizi soruşturmadı. Bari susun da PKK ile pazarlığa oturduğunuzda veya FETÖ ile kol kola bu ülkeyi uçuruma sürüklediğinizde size karşı çıkan yurttaşlara “Terörle aynı saftasınız.” demeyin!

Ayrıca her şeyden bağımsız ve önemli bir konu da referandumda “Hayır” demeyi düşünen yurttaşların bu suçlamalar karşısında kişilik, yurttaşlık ve özlük haklarını kimin savunacağı…

Biz bekliyoruz bakalım, hangi savcılığın başvurusuyla ya da hangi baronun öncülüğünde yurttaşına “Terörle aynı saftasın.” diyenlere soruşturma açılacak?

Eğer bu yapılmazsa bu ülkede artık ne egemenlikten ne özgürlükten ne anayasal haklardan ne de Atatürk cumhuriyetinden bahsedebileceğiz.

Sesimizi duyan var mı?

Mehmet Anıl Parlak
14 Mart 2017

Paylaş
Önceki İçerikYÖNETEMEYENLER ELİYLE İNTİHARA TEŞEBBÜS (“OLTADAKİ BALIK TÜRKİYE” – 3)
Sonraki İçerik17 NİSAN’A NOTLAR (4)
23 Eylül 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğretimini tamamladıktan sonra lise öğrenimini İngilizce ağırlıklı bir lisede bitirdi. Çukurova Üniversitesi Matematik Bölümünü tamamladıktan sonra pedagojik formasyon alarak öğretmenlik hayatına başladı. Milli Mücadele döneminde kurulan Yeni Adana Gazetesinin Genç Yeni Adana bölümünde yazıları yayımlandı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. 2014 yılında yayın hayatına başlayan Üçüncü Yol'un kurucularındandır. Hayattaki en büyük hedefi, ulusuna bağlı nesiller yetiştirmek…

Bir Cevap Yazın