Türk milletinin tarihinde sayısız mücadele ve sayısız zafer yatmaktadır. Hiç kuşkusuz bu zaferlerin en önemli olanlarından bir tanesi de “Türk Bağımsızlık Savaşı”dır. Ve “Türk Bağımsızlık Savaşı”nın ruhunu oluşturan “Çanakkale Deniz Zaferi”dir.

***

Osmanlı Devleti, eski gücünü kaybetmişti ve emperyalist devletlerin sömürü kaynağı konumuna getirilmişti. 20. yüzyılın başlarında, eski gücüne kavuşmak ve kaybettiği toprakları geri kazanmak isteyen bir Osmanlı Devleti vardı. Dünya yeni bir savaşa; “Birinci Dünya Harbi”ne tanıklık ediyordu. Alman hayranlığının yanında getirdiği; savaşın sonunda kazanan tarafın Almanlar ile müttefikleri olacağı yönündeki çeşitli öngörüler Osmanlı Devleti’ni Almanya’nın yanında “Birinci Dünya Harbi”ne sokmuştu.

Savaş ilerledikçe bazı şeylerin yolunda gitmediği, savaşın akıbetinin Osmanlı Devleti’nin beklediği gibi olmayacağı belli olmuştu. Emperyalist devletler, birçok cephede ağır kayıplar veren Osmanlı Devleti’ni “Hasta Adam”ın son zamanları olarak görmüş ve son darbeyi vurmak için Çanakkale Cephesi’ni açmıştı. Çanakkale Cephesi’ni açarak hem Rusya’ya yardım götürmek hem de yüzlerce yıldır arzu ettikleri İstanbul’u ele geçirmek istiyorlardı. “İstanbul giderse Osmanlı biter” düşüncesiyle hareket ederek planlarını ve çalışmalarını bu yönde yapıyorlardı.

Fakat Çanakkale Cephesi’nde emellerine ulaşamadılar. Emperyalist devletler, Çanakkale Cephesi’ni açarken Mustafa Kemal adında bir askerin geçmişteki başarılarına bu cephede yeni başarılar ekleyeceğini ve Türk milletinin bağımsızlık ruhunu hesaba katmamışlardı. Türk milleti; kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle bir oldu, birlik oldu. Herkes elinden ne geliyorsa yaptı. Kimi yemek yaptı, kimi cepheye silah taşıdı… Nice vatan evladı ise bütün gün boyunca bir kuru ekmek yiyerek düşmanla çarpıştı… Vatanın selameti için analar, 14 yaşındaki evlatlarını dersliklerden cepheye gönderdi. Ve düşman, Türk milletinin azim ve kararlılığı ile önce denizde daha sonra karada ağır bir yenilgiye uğradı.

Çanakkale Cephesi’nde alınan zafer sonucunda İstanbul’un işgali gecikti ve Rus devrimine önemli etkileri oldu. Fakat en önemlisi kısa süre sonra verilecek olan Milli Mücadele’nin parolasını belirledi. O Milli Mücadele için Ulu Önder’e yol gösteren bir zafer oldu. Türk milletinin, düşmanı Çanakkale’de durdurduğu gibi daha sonrasında da Anadolu topraklarından nasıl atacağını gösteren bir zafer oldu.

***

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. yıl dönümünde, düşmanı Çanakkale’de durdurarak İstanbul’un işgal edilmesine izin vermeyen ve “Türk Bağımsızlık Savaşı”nın ruhunu oluşturan tarihi zaferde can vermiş kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz. Bu zafer için üstün çaba sarf eden kahramanlarımız, bizlerin mücadelesinin ışığı olacaktır. Türk gençliği olarak sizlerin bizlere bıraktığı bu eşsiz mirasa sahip çıkacağız…

18.03.2017
Hasan Raşit İNAN

Bir Cevap Yazın