Referandum propaganda sürecinde Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım ve Devlet Bahçeli’nin “hayırcılar” ile ilgili açıklamaları haber kanallarında ve gazetelerin manşetlerinde büyük sütunlarla paylaşılıyor. Bu söylem ve parlatma üzerinden yaratılmaya çalışılan bir algı var:
“Hayırcılar ve Terör Aynı Safta”[1], “FETÖ ve PKK Hayır Diyor.”

Propaganda sürecinde seçmeni “Evet”e ikna etmek için hiçbir mantıklı gerekçe bulamayan iktidar yetkilileri ve Cumhurbaşkanı çareyi bu algı oyununda buluyor. Hem de 80 milyon yurttaşı birbirine düşürmek pahasına. Başkanlık sistemini, önce yarı başkanlık daha sonra Türk tipi başkanlık ve şimdi de cumhurbaşkanlığı sistemi gibi kavramlarla içeriği aynı olmasına rağmen ismen yumuşatmadaki amaç ne ise bu algının da amaçlarından biri odur. Referandumda kimin evet, kimin hayır oyu vereceği seçmeni neden ilgilendirsin ki?

Bütün vatandaşların 18 maddenin tamamını okuyup anlama, yorumlama kapasitesi ve anlamadığını öğrenme merakı yokmuş gibi seçmenin milliyetçi duygularının da arkasına sığınarak “Hayırcılara bakıp ona göre karar verin.” gibi ifadelerle seçmenin hür düşüncesini mühürlemeye çalışmak, milleti aptal yerine koymak değil de nedir?

Birkaç kalıplaşmış ve nasıl gerçekleşeceğini bir türlü açıklayamadığınız “… için Evet.” ve “Terör örgütleri ‘Hayır’ diyor.” sözleri “Evet” vermek için bir gerekçe olamaz. Türk milletinin aklıyla alay etmeyin. Ama eğer, propaganda tamamıyla bu seviyede yürütülecek ise sizin yalanlarınızın, bizim doğrularımızın altında ezileceği de tarihsel bir olgudur.

PKK’nın yegâne amacı olan bağımsız bir devletin önünü açacak olan yönetim sistemi bizzat başkanlık sistemidir. Ulus-devlet anlayışını ortadan kaldıracak olan eyalet yönetimine yeşil ışık yakan da bizzat Erdoğan’ın ta kendisidir. “Güçlü Türkiye eyalet sisteminden korkmamalıdır. Osmanlı’da Lazistan, Kürdistan ve güneyde başka eyaletler vardı. Böyle bir yaklaşım tarzı güçlü bir Türkiye için faydalı olabilir.” diyordu 2013’te Erdoğan.[2]
Buna benzer açıklamaları ne kadar söylememeye çalışsalar da AKP’li birkaç önemli yetkili de bu süreçte aynı sözleri tekrarlıyor. Eyalet sistemi hakkındaki olumlu görüşlerine yakın geçmişten bir örnek verecek olursak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın “İstanbul diğer şehirlerle aynı kanunlarla yönetilemez. İstanbul kendini yönetsin.”[3] açıklaması başkanlık sistemi ile gelecek eyalet yönetiminin bir örneği ve itirafı değil de nedir?

Şimdi, Türkiye’yi eyalet sistemiyle yani bölünme tehlikesiyle karşı karşıya getirebilecek başkanlık sistemine HDP-PKK cephesi neden hayır desin? Hatta tam tersine bunun için resmen can atıyorlar. Bakınız, PKK Lideri Abdullah Öcalan, 2013 yılında başkanlık sistemi hakkında neler diyor: “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir başkanlık ittifakına girebiliriz.” Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da zaten Öcalan’ın başkanlık sistemini onaylamasını şu sözlerle ilan etti: “Sürekli Öcalan adına yalan söylüyorlar. Öcalan başkanlık sistemine karşı. Öcalan AK Parti ile koalisyona karşı… Külliyen yalan bunlar.”[4]

Aynı şekilde HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ve HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana referandumda “Evet” vereceklerini, ulus-devlete karşı besledikleri nefret gerekçesiyle açıkladılar.[5-6] Meclis oylamasında “Hayır” oyu veren bir tane HDP’li vekil de yok. Öte yandan, “Kürdistan için Evet” sloganları ile HÜDAPAR ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Lideri Barzani ve onun partisi Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) Türkiye uzantısı da referandumda özerklik için “Evet” diyeceklerini açıkladılar. [7-8]

Geçtiğimiz günlerde Irak sınırlarına bağlı Türk yurdu Kerkük’e, Barzani’nin kukla devleti tarafından sözde Kürdistan paçavrası asıldı ve Kerkük’te Kürtçe zorunlu dil oldu.[9] Bizi çok yakından ilgilendiren bu gelişmeye hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı’nın bir tepki bile göstermemesi Barzani’den aldıkları “Evet” desteğinden kaynaklanmıyor mu?

15 Temmuz’da Türk milletinin üzerine tankları süren, milli egemenliğin temsilcisi olan TBMM’ye havadan defalarca bombalar yağdıran FETÖ de Meclis’in işlevsiz hale getirileceği başkanlık sistemini reddedecek değil ya… Bakınız Amerikan güdümlü FETÖ’nün lideri, 3 yıl önceye kadar AKP’nin iktidar ortağı Fethullah Gülen 1997’de başkanlık sistemi hakkında neler demiş: “Başkanlık sisteminin altyapısı hazırlanmalı, insanımız hazırlanmalıdır. Salahiyetleri genişletilmiş bir cumhurbaşkanlığı üzerinde durulursa bir rıhtım, bir sıçrama ayağı, bir rampa sayılabilir. Ancak milletimizin bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu gibi konular geniş platformlarda tartışılmalıdır. Ben salahiyeti genişletilmiş cumhurbaşkanlığına da sıcak bakıyorum.”[10] Aynı şekilde, FETÖ’nün önemli isimlerinden firari Emre Uslu da attığı tweet ile referandumda “Evet” oyu vereceğini açıklamıştı. [11]

Görüldüğü gibi, her seçim öncesi yükselen gerilimden beslenen iktidarın, Öcalan ve Gülen’in ellerini memnuniyetle ovuşturmasına sebep olan Türk milletini bölüp en az yarısını terör ile yan yana getirme algısının ufacık bir gerçeklik payı dahi olmadığı gibi aksine başkanlık sistemi için bu terör örgütlerinin ve uzantılarının “Evet” cephesine çalıştığını görmek için alim olmaya gerek yoktur. Her şey apaçık ortadayken milleti birbirine düşürmenin, aptal yerine koymanın Batı devletleri ve terör örgütleri hariç kimseye faydası olmayacaktır.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de aynı ifadelerle “Hayır” cephesine yüklenmesi konusunda ise Bahçeli’ye söylenecek pek laf kalmadı. Zira bütün bu gelişmeleri görüp de kendisini ülkücü, milliyetçi diye tanımlayan biri, zaten yolun başında yalan söyleyip kendini de kendisine güvenenleri de kandırıyordur.

Türk milleti zekidir.
Ulus devletin değerini bilen Türk milleti, referandumda bölünmeye karşı çıkacak ve ulusal egemenliğini koruyacaktır.

Miraç ÖZPOLAT
19.03.2017

DİPÇE:
[1] http://www.haber3hilal.com/haber/amp/18950
[2] http://m.t24.com.tr/…/ocalana-ev-hapsi-soz-konusu-degildir,…
[3] http://www.yenicaggazetesi.com.tr/…/topbas-acik-acik-ozerkl…
[4] http://www.sozcu.com.tr/…/referandum-tartismalari-eski…/amp/
[5] https://www.google.com.tr/…/altan-tan-pkk-liderinin-ben-kes…
[6] https://www.sarizeybekhaber.com.tr/sok-pkk-li-leyla-zana-da
[7] http://odatv.com/kurdistan-icin-evet-2102171200_m.html
[8] https://www.google.com.tr/…/barzaninin-partisi-evet-ka…/amp/
[9] https://www.google.com.tr/…/m.turkiye…/amp/dunya/456596.aspx
[10] http://odatv.com/fethullah-gulen-evet-dedi-0602171200_m.html
[11] http://haber.sol.org.tr/…/emre-uslu-referandumda-evet-diyec…

Paylaş
Önceki İçerikÇANAKKALE ZAFERİ KAHRAMANLARI
Sonraki İçerik“EVET” PROPAGANDASININ TEHLİKELİ AVRUPA OYUNU: GÖÇMENLER
Miraç Özpolat , 3 Temmuz 1996’da Malatya’da doğdu. Liseyi 2014 yılında Kerem Aydınlar Anadolu Öğretmen Lisesi’nde tamamladı. 2014-2015 döneminde Atatürkçü Düşünce Derneği Malatya Şubesi’nde Gençlik Kolları Başkanlığı yaptı. Şu an Ortadoğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Yerleşkesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi ve Atatürkçü Düşünce Topluluğu üyesi.

Bir Cevap Yazın