Medya nedir?

Kelime anlamı olarak medya; yığınlarla iletişimi sağlayan radyo, televizyon, gazete ve dergiler gibi basın yayın organlarının tümünü kapsayan ortak ad, kitle iletişim araçları, basın yayın.

Aynı zamanda medya, dünyada kendisini yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü kuvvet olarak kabul ettiren ciddi bir kuvvettir.

Medya, iktidarı elinde tutan kişi veya kurumlar için bulunmaz bir nimettir. İktidarı elinde bulunduran kişi veya kurumlar, doğrudan doğruya kendi propagandalarını yapmasalar da ana akım medya çerçevesinde kitleleri kontrol altına alabilmektedir.

Ana akım medyadan ve ana akım medyanın kitleler üzerindeki amacından bahsetmekle başlayalım. Ana akım medya, en kısa anlamıyla topluma hükmeden ve üretim araçlarına sahip olan egemen sınıfın ideolojisini taşıyan medyadır. Ana akım medya, yaşanılan aksaklık ve sorunların yine sistemin kendi içerisinde çözülmesinden yanadır. Kısaca statükocudur. Kitleler üzerindeki amacı ise egemen ideolojiyi kitleye pompalamak ve kitleye popüler kültür ürünlerini aktararak özgür akıl ve eleştirel düşünceden uzaklaştırarak kapitalist sisteme entegre edilmiş tüketim toplumu yaratmaktır.

Ana akım medyanın içerisinde elbette muhalif gruplar da yer almaktadır. Ancak bu muhalif grupların sesi yine ana akım medyanın izin verdiği ölçüde çıkabilir. Bu tarz yayın kuruluşları akılcı ve eleştirel bir muhaliflikten yana değil, toplumun gazını almaya yönelik yayınlar yapmayı tercih eder.

Ana akım medyanın (egemen yaklaşımların) tam karşısında yer alan ise eleştirel yaklaşımlardır. Eleştirel yaklaşımların temeli kısmen Marksizme dayanır. Eleştirel yaklaşımlarda iletişimin endüstrileşmesi, uluslararası yönü, geliştirilen yeni iletişim teknolojilerinin toplum üzerindeki etkileri, iletişimin siyasal ekonomisi, kültürel incelemeler, iletişim sosyolojisi gibi çeşitli konularda çalışmalar yapılmıştır. Aynı zamanda eleştirel yaklaşımlar varolan toplumsal ilişkilerin ve iktidar ilişkilerinin sürdürülmesinde iletişimin ne gibi bir rolü ve işlevi olduğunu sorgulayarak bu konudaki yaklaşımlar arasında ilişki kurar. [1]

Ana akım medyanın oluşturduğu ürünler sonucunda popüler kültür ortaya çıkar. Popüler kültür denilince akla ilk gelen, kitleler üzerinde yaygınlaşan ve kitlelerin hayranlıkla takip ettiği, benimsediği kültür diyebiliriz. Esasen popüler kültür, kültür endüstrileri tarafından üretilerek kitleye aktarılan tüketim ürünleridir. Bunlara; başta magazin olmak üzere, profesyonel spor (ülkemizde özellikle futbol) müsabakaları gibi toplumu kendisine bağlayan ürünler diyebiliriz. Noam Chomsky’e göre bu tarz medya ürünlerinin yer aldığı medya türü, kitle medyasıdır. [2] Kitle medyasının amacı, insanların dikkatini ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel konulardan başka alana çekmektir. Yani, düşünemeyen, sorgulayamayan bir kitle yaratmaktır.

Yapılan araştırmalara göre dünyada günlük televizyon izleme oranlarında, 330 dakika ile Türkiye dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Ülkemizde en çok televizyon dizileri, gündüz kuşağı televizyon programları (bunlar daha çok evlilik, yemek programları), dizi tekrarları, futbol müsabakaları gibi programlar izlenmektedir.

Aşağıdaki listede, 1 Mart 2017 tarihine ait ülkemizdeki toplam reyting oranları gösterilmekte.[3]

Listede toplamda 100 program yer almakta. Ancak listeyi daraltmak için yalnızca ilk 15’i baz alacağız.

Listede benim ilk dikkatimi çeken Müge Anlı‘nın programı oldu. Sebebi ise saat 10.00’da başlayan başka bir program listeye girememiş bile. Müge Anlı’nın programına hemen hemen herkes denk gelmiştir. Dehşet verici gerçekler ortaya çıkıyor. Yeri geliyor izleyenin kanını donduracak cinsten olaylar oluyor. Akşamları haber bültenlerinde polis-adliye haberlerinde gördüğümüz olayların daha şeffaf halini görüyoruz. Kayıp ilanları, cinayetler ve diğerleri…

Tek soru soracağım. Bu ülkenin kolluk kuvvetleri yok mu da bu işlere sabahları canlı yayın yapan, programlarına insanların acılarını meze eden Müge Anlı bakıyor?

Listeye bakmaya devam edelim. Üç farklı kanalda yayınlanan, aynı amaca hizmet eden ve klişe haline gelen evlilik programlarını görüyoruz. Evlilik programlarının içeriğinden bahsetmeyeceğiz. Show TV, ATV ve Star TV‘de yayınlanan bu üç program (Evleneceksen Gel, Esra Erol’da, Zuhal Topal’la) aşağı yukarı aynı saatlerde başlayıp, aynı saatlerde sona eriyor. Yine bu üç program dışında o saatlerde yayınlanan herhangi bir programın listeye giremediğini görüyoruz. Evlilik programları kendi kendileriyle reyting yarışı halindeler. Ne kadar acı.

Ve tabii ki prime time… Yani altın saatler. Televizyonların en çok izlendiği saat 20.00 ile 23.00 arasındaki zaman. Listeden de anlaşılacağı üzere 15 televizyon programının 7 tanesi (Bunların iki tanesi listenin birinci ve ikinci sırasında bulunan televizyon dizilerinin özet bölümleri) altın saatler diye adlandırdığımız zaman içerisinde izlenilen programlar, diziler veya sinema filmleri. Listenin ilk 2 sırasında televizyon dizileri bulunmakta.

Listenin üçüncü sırasında ise, daha önce 8 Mayıs 2015 tarihinde TV 8‘de ilk kez yayınlanan ve TV 8‘i reytingde birinci sıraya taşıyan Recep İvedik 4‘ü görüyoruz. [4] Görülen şu ki aradan yaklaşık 2 sene geçmesine rağmen aynı film reyting listesinde yayınlandığı kanalı ilk 5’in içerisine sokabilmiş.

Listenin dördüncü sırasında ise, Diriliş Ertuğrul dizisinin özel bölümü yer alıyor. Diriliş Ertuğrul dizisi, ülkemizde daha çok iktidar yanlıları tarafından izlenilen bir dizidir ve dizinin seti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından da bizzat ziyaret edilmiştir. Hangi amaca yönelik olduğu açıkça bellidir. Hatta iktidar medyası Diriliş Ertuğrul’un yayınlandığı saatlerde emniyet vakalarının azaldığını yazmıştı. [5] Bu haber, dizinin reytingini öveyim derken, aslında dizinin izleyici kitlesi hakkında da acı bir gerçeği ortaya çıkartıyor.

Son olarak, geçen ay vizyona giren Recep İvedik 5 ile örneklem kümemizi sonlandıralım. 16 Şubat’ta vizyona giren Recep İvedik 5 filmi 2 haftada 4.700.035 kişi tarafından izlenerek popüler kültürün tabiriyle “gişeleri alt üst” etti. [6]

Toparlayalım.

Yazının başında popüler kültür, kitle medyası gibi kavramlardan söz etmiştik. Ülkemizde en çok izlenen televizyon programlarından tutup, sinema filmlerine baktığımız zaman izlenilen ürünler tamamen popüler kültür ürünleridir. Yani, kültür endüstrileri tarafından üretilen, toplumun düşünmekten ziyade önüne konulanla yetinmesini isteyen, toplumu eleştirel bakış açısına sahip değil de tamamen popüler kültür ürünlerine bağlı hale getirip, kitlenin tüketim toplumu haline getirilmesini amaçlayan ürünlerdir. Tüketim toplumunda ise halk, gündelik yaşamın koşturmacasından bıkmış, yaşadığı ülkenin gerçeklerinden kaçarak kendisine çoğunlukla medya aracılığı ile sunulan eğlence ürünlerine adeta bağımlı olmuştur.

Ülkemizde medya adeta bir çöplüktür. Sabahtan akşama kadar yayınlanan programlara, dizilere baktığımız zaman bunu açık bir şekilde görebiliriz. Bu programların bir kısmının amacı halkı, ülkemizin gerçeklerinden uzak tutmakken, bir kısmı da iktidarın ideolojisini alttan altta halka benimsetir. Özellikle son dönemde devlet kanalı dediğimiz TRT’de Osmanlı dönemini konu alan çok sayıda yeni diziler türemiştir.

Topluma yön veren medya ve onun ürünleridir. Medya bir toplumu gerçekten bilinçli bir hale getirebileceği gibi aynı zamanda hiçbir şeye sesini çıkarmayan ve sadece tüketen bir yığına da dönüştürebilir. Bu tamamen kitle iletişim araçlarına sahip olan kişilerin niyetine bağlı bir durumdur ve tabii ki medya sahiplerinin iktidar çevreleriyle olan ilişkileri elbette gözardı edilemez.

Ülkemizdeki en çok tercih edilen medya ürünleri aslında iktidarın bir yansımasıdır. Bir medya yapımının çok izlenmiş olması onun çok kaliteli ya da fayda verici bir niteliğe sahip olduğunu göstermez. Burada önemli olan içeriktir ve kitleye neler kattığıdır. Çok izlenenin, çoğunluk tarafından tercih edilen/seçilenin her zaman en doğru, en faydalı olduğunu söylemek yanlıştır. Tıpkı siyasi seçimlerde olduğu gibi.

Hasan Deniz YILMAZ


DİPÇE

[1] Levent Yaylagül – Kitle İletişim Kuramları sy: 81
[2] Levent Yaylagül – Kitle İletişim Kuramları sy: 151
[3] http://www.gazetemistanbul.com/televizyon/1-mart-2017-carsamba-reyting-sonuclari-kara-sevda-mi-no-309-mu-h44880.html
[4] http://www.milliyet.com.tr/recep-ivedik-4-tv8-e-birincilik-get-gundem-2056450/
[5] http://www.yeniakit.com.tr/haber/dirilis-ertugrulun-yayin-saatlerinde-emniyet-vakalari-azaliyor-159542.html
[6] http://www.haberturk.com/magazin/fiskos/haber/1412733-recep-ivedik-5i-kac-kisi-izledi-sahan-gokbakar-boyle-acikladi/4

 

 

Paylaş
Önceki İçerik“EVET” PROPAGANDASININ TEHLİKELİ AVRUPA OYUNU: GÖÇMENLER
Sonraki İçerikMİCHAEL RUBİN: ATATÜRK SİLİNİYOR(!?)

H. Deniz Yılmaz, 17 Ağustos 1994 tarihinde Niğde’de doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da gördü. Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda Niğde Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nde Denetleme Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptı. İlgi alanları futbol, tenis, sinema ve fotoğrafçılıktır. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın