Karşında demokrat olmayan, denetlenmediğinde her şeyi mübah gören birileri varsa karşısına denetleme unsuru koyarsın. Denetleme mekanizması yaratırsın.

Bunları biz demiştik demek için değil, olanı göstermek sonrasında olacak olana mani olmak için anlatıyoruz.

2014 seçimlerinde Mansur Yavaş kazanmış mıydı?

Kazanmıştı.

Fakat başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP “GENEL MERKEZİ” (Bunu belirtiyorum ki hedefimin CHP’nin kurucu değerleri ve seçmeni olmadığı daha net anlaşılsın) o süreçte Mansur Yavaş’ın arkasında durdu mu?

Durmadı.

Aksine ne oldu?

Seçim gecesi Gürsel Tekin Amerika’nın Sesi‘ne (başka yer yokmuş gibi) “Seçimlerde sonucu etki edecek kadar fazla hile olmamıştır.” dedi.

Biz de o zaman dedik ki CHP seçimi kazanacak kadar oy alsa bile, AKP buna engel olmaya çalışır, CHP GENEL MERKEZİ de bunu dolaylı ya da açıktan destekler.

Biz o zaman bunu dediğimizde kulak tıkayanlar, görmek istemeyenler, bizleri AKP’nin ekmeğine yağ sürmekle suçlayanlar bir şekilde arkasında durdu bu insanların. En azından rahatsız etmediler CHP GENEL MERKEZİNİ.

Bugün ne oldu peki?

“AKP’nin ekmeğine yağ sürmeyin.” ile “Şimdi sırası değil.” cümleleri zırh oldu, CHP GENEL MERKEZİnin üstüne giydirildi.

Dün ne oldu?

2014 Ankara seçimlerinin genişletişmiş versiyonu yapıldı.

Dün Mansur’un arkasında durmak yerine susanlar yine saatlerce sustu.

Dün Amerika’nın Sesi’ne “Sonuca etki edecek kadar hile yok.” diyenler 16 Nisan’da da Star’a çıkıp “Sivil bürokrasi azalacak.” diyerek hem devam eden sayıma rağmen yenilgiyi kabul etti ve ettirdi hem de sonuçları güzelledi.

2014’te seçmeninin emeğine sahip çıkmayanlar (ya da daha iyimser bakanlar için sahip çıkamayanlar), 2017’de yine aynı şeyi yaptı ve temsilci sıfatıyla hayır cephesinin emeğini siyasi iradeye teslim etti.

Şimdi CHP seçmeni karar verecek daha fazla vebal alıp almamaya. Ve biraz da dinlemeye açık olacak, CHP’nin iyiliğine söylenen şeyleri CHP’ye ve kendisine saldırı algılamak yerine.

Çünkü bu, dezavantaj gibi görülen tarihi fırsatı kaçırmamanın tek yolu.

Burada dezavantaj nedir?

Hileyle kaybedilmiş referandum.

Tarihi fırsat nedir?

Hileli haliyle bile % 48 olan cephenin çok büyük bir bölümünü etrafında toplama şansı.

Tabi kendi olarak, kurucu değerlerinden ödün vermeyerek.

Kan kaybediyoruz ama ölmedik.

Ama bu kanama durmak zorunda.

Bunu da görmek zorundayız.

ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR
17 NİSAN 2017

Paylaş
Önceki İçerikKILIÇDAROĞLU’NDAN “HAYIR” DA “HAYIR”A FAYDA DA GELMEZ, GELEMEZ! (17 NİSAN’A NOTLAR – 6)
Sonraki İçerikŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?
Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nin her kademesinde görev aldı. Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Milli Mücadele döneminde kurulan ve "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti. Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu'nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı. Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı'nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta. Milli İrade Birliği'nin "Milli İrade Nedir?" ve Mustafa Mutlu'nun "Dön Kardeşim" kitaplarında yazıları yayınlandı. Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın