Terör sorunu bitmedi, bitmiyor, bitirilmiyor.
Her gün daha fazla şehit veriyoruz, her gün kan kaybediyoruz, her gün güvenlik tehdidi altındayız.

Son 2 haftada artan çatışmalar ve terör örgütü PKK/PYD’nin yaptığı saldırılar üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri 3 gün önce Irak’ın kuzeyinde bulunan Sincar Dağı ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan Karaçok’a hava harekatı düzenledi. Toplamda 70 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi. Ardından Başbakan Binali Yıldırım, “Türkiye terörle amansız bir mücadele yapıyor. Ülkemizin sınır güvenliğine yönelik tehditlere devam ederse, tehdidi yerinde bertaraf etmek için gerekli adımları atarız. Dün gece yapılan operasyon bu anlamda değerlendirilmesi gereken bir konudur” dedi. [1]

Yıldırım’ın yaptığı açıklamada ”amansız mücadele” sözlerindeki samimiyeti(!) hakkında konuşmak artık çok da gerekli değil. O nedenle yapılan operasyonun öncesi ve sonrasına odaklanmak bu noktada daha doğru olacak.

25 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyonun sinyalleri aslında birkaç hafta öncesinden verilmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 1 Nisan’da yaptığı açıklamada Türk askerinin hala bölgede olduğunu, bölgede bir çalışma yürütülecekse bunun da Türkiye’nin yapması gerektiğini söyledi ve ekledi: ”PKK nerede olursa olsun, nereye yerleşirse yerleşsin, mücadele edeceğiz. Kandil’e nasıl müdahale ediyorsak, Sincar’da da ikinci Kandil oluşturmak için bazı yapılandırmalara girdiler. Biz buralarda da diğer yerlerde de gerekli müdahalemizi yapacağız. Mücadelemizin bir parçasıdır, nerede olursa olsun müdahale etmek. Nerede olduğu önemli değil. Bunu ABD Dışişleri Bakanı’yla da görüştüm. Kendileri de PKK’nın Sincar bölgesinden çıkartılması için bizle iş birliği yapacaklarını ve planlarının hazır olduğunu söyledi.” [2]

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile yaptığı görüşmede de Tillerson’un ”Sincar da dahil her yerde PKK’nın çekilmesi ve elimine edilmesi ile ilgili planlarımız var, beraber hareket edeceğiz.” dediğini belirtti. [3]

ABD ”beraber hareket etme” çağrısında bulunurken aslında ”Bizden habersiz bir şey yapmaya kalkmayın.” demek istiyordu. Nitekim bu yaklaşım da operasyon sonrası ABD Dışişleri Sözcüsü Mark Toner’in yaptığı ilk açıklamadan çok net anlaşılıyor:‘Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyi ve Kuzey Irak’ta ne ABD’yle ne de IŞİD karşıtı koalisyonla uygun bir koordinasyon oluşturmadan saldırılar düzenlemesinden çok endişeliyiz. Endişemizi Türk hükümetine ilettik.” [4]

2 gün sonra yapılan basın toplantısında ise Toner, Türk hükümetinin attığı adımlarla ilgili derin endişelerinin olduğunu ve bunu da en üst düzeyde ortaya koyduklarını; Türkiye’nin eylemlerini koalisyonla koordine etmemenin yanı sıra, bölgede bulunan ABD’li askerlerin hayatını da riske attığını, PKK ile ilgili endişelerin anlaşıldığını ancak eylemlerin koalisyonla koordineli olarak yürütülmesi gerektiğini söyledi. [5]

Yalnızca ABD değil, Rusya da yapılan operasyona tepki gösterdi.

Rus Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ”Türkiye’nin Irak ve Suriye’de, bu ülkenin meşru yönetimlerini es geçerek düzenlediği hava saldırıları kabul edilemez, saldırılar uluslararası ilişkilerin prensiplerine aykırıdır. Bu tür adımlar, Moskova’da ciddi endişelere yol açıyor. Türk askerlerinin terör örgütlerine ve her şeyden önce IŞİD’e karada karşı koyan Kürt güçlerine saldırması söz konusu. Irak ve Suriye’de terörle mücadelenin halen bitmeye uzak olduğu bir ortamda, bu tür eylemlerin teröre karşı güçlerin birleşmesine katkıda bulunmadığı, zaten gergin olan durumu daha da gerdiği ortada.” dendi. [6]

***

Moskova endişeli, Washington endişeli, koalisyon endişeli…

Neden?

IŞİD’e karşı yürütülen sözde mücadelenin PKK/PYD terör örgütlerine yapılan operasyonlardan ötürü zarar görmesinden,
– Bölgenin gerilmesinden,
– Eğer kaldıysa, meşru yönetimlerin hiçe sayılmasından,
– Kendilerinin her zaman uydukları(!) uluslararası prensiplerin ihlal edilmesinden,
-ABD özelinde- kendi askerlerinin hayatının riske atılmasından.

Peki ya Türkiye’nin haklı güvenlik endişeleri ve bu doğrultuda yanıtsız kalan sorular?

Bu bahsi geçen ülkeler okyanus ötesinden, kıta Avrupa’sından bölgeye güvenliği sağlama bahanesiyle gelerek terör örgütlerini kışkırtmadı mı?
Yaklaşık 3 yıldır oradalar, sınırlı bir bölgede hakimiyeti olan IŞİD’i PKK/PYD terör örgütlerine yaslanmadan bitirmek olanaksız mıydı?
Meşru yönetimler kendilerince uluslararası ilişkiler bakımından bu kadar önemliyse neden PKK ve PYD gibi meşru olmayan, Irak ve Suriye’de istikrar sağlansa dahi o devletlerin bütünlüğünden yana olmayacak olan terör örgütlerinden medet umuluyor?

Temel sorun güvenlikse, binlerce kilometre uzaktan gelip Orta Doğu’ya müdahale etme hakkını kendinde gören bu ülkeler Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlamak için sınırının hemen ötesinde yaptığı operasyonları neden en üst düzeyden tepkiyle karşılar?

ABD Türkiye’ye kendi güvenliğini korumak için koalisyonla koordineli olma çağrısında bulunuyor; peki 7 Nisan’da Suriye’ye tek taraflı yaptığı saldırıda koalisyon ya da Birleşmiş Milletler kararını beklemiş miydi?

Terör, topyekün bir mücadeledir; örgütler arası ayrım yapılmaz, yapılamaz.

Bir ülkenin ulusal güvenliği bir terör örgütü tarafından tehdit altındaysa o ülke sınırlarını korumak için hiçbir yapıdan izin almaz.

ABD, Rusya ve diğer koalisyon ülkelerinin Türkiye’ye söylediği, ”Güvenliğini sağlarken bize danıştın mı?”dan başkası değildir.

Emperyalizme göbekten bağlı olmanın ve terör örgütlerine karşı verilen tavizlerin doğal sonucudur tüm bu olanlar; güvenliğini, sınırlarını ve hatta topraklarını yabancı üslere peşkeş çekmenin sonucudur.

Türkiye’nin bundan sonra izleyeceği güvenlik politikasının odak noktasında içeride ve dışarıda tam bağımsız olarak hareket etmek yer almadıkça Türkiye dışında her ülke kendisinde söz söyleme, tepki gösterme hakkını kendisinde bulacaktır.

ZEYNEP NUR GÖZÜTOK
28 NİSAN 2017

DİPÇE
[1] http://www.cnnturk.com/video/turkiye/son-dakika-basbakandan-sincar-aciklamasi
[2] http://www.gazetevatan.com/bakan-sincar-operasyonu-icin-sinyali-verdi-1053972-gundem/
[3] http://www.yenicaggazetesi.com.tr/cavusoglu-tillerson-ile-neler-konustu-160435h.htm
[4] https://tr.sputniknews.com/abd/201704251028226795-abd-tsk-operasyonu-koalisyon-tarafindan-onaylanmadi/
[5] https://tr.sputniknews.com/turkiye/201704271028259168-abd-turkiye-askerlerimizin-hayatini-riske-atti/

[6] http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-rusyadan-tsk-operasyonlari-icin-aciklama-40439508

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.