Şenay Aybüke Yalçın…

Henüz 22 yaşında, müzik öğretmeniydi…

Bu sezon başında Batman’ın Kozluk ilçesine öğretmen olarak atanmıştı.

Hem de hükümetin “öğretmen atamamak” için her şeyi yaptığı bir dönemde…

Nasıl mı?

Devlette öğretmen olabilmeniz için sizden istenen aşamalar şunlar:

Üniversitenin eğitim fakültesinin ilgili bölümlerinden ya da fen-edebiyat fakültelerinin ilgili bölümlerinden mezun olmak,

Fen-edebiyat mezunları için pedagojik formasyon sertifika programını tamamlamak,

Üç aşamalı KPSS’ye girerek (Genel kültür-genel yetenek, eğitim bilimleri, öğretmenlik alan/yetenek sınavı) ilgili öğretmenlikler için yeterli puanı almak,

Sözlü mülakattan geçerli not almak.

İşte tüm bu aşamaları, 2016 yazında yayımlanan KHK ile devlette öğretmen olma şartlarında çalışmak için geçiyorsunuz.

Nedir atanan öğretmenin çalışacağı şartlar?

Öğretmen göreve başladığı ilk yere 4 yıl sözleşmeli olarak gönderilecek. Ve bu ilk görev yeri “şark görevi” olarak bilinen daha çok doğu illeri olacak.

Öğretmenlerin atandığı yerden ilk 4 yıl boyunca tayin isteme, eş durumundan başka ile geçme imkanı bulunmuyor. Bir memur için hatta toplum ve aile yapısı için en önemli detaydır eş durumundan tayin isteme. Hükümet bunun önünü tıkayarak atanan öğretmenlerin aile hayatını hiçe sayıyor.

4 yıllık sözleşmeli çalışma süresini tamamlayan öğretmenler bu süre sonunda kadroya alınıyor ve 2 yıl daha bulunduğu yerde kadrolu olarak öğretmenlik yapmaya devam ediyor. Bu 4 yılın sonunda ancak eş durumundan tayin isteme hakkı elde edilebiliyor.

Yani hükümet doğu illere öğretmenleri gönderebilmek ve orada tutabilmek için şartları “zorunlu” kılıyor. Fakat bu öğretmenlerin sosyal güvenceleri, can ve mal güvenlikleri hiçe sayılmış durumda. “Siz oraya gidin; hayatta kalırsanız, aileniz dağılmazsa ve psikolojiniz bozulmazsa 4 yılın sonunda istediğiniz yere tayin isteyebilirsiniz.” zorbalığı var. Binlerce öğretmen bu tutum yüzünden ideallerinden vazgeçmiş ve yapmak istemediği bambaşka işlere yelken açmış durumda…

Tüm bunları neden mi anlattık?

İşte yukarıdaki tüm bu zorbalıklara ve de olumsuz şartlara rağmen Batman’ın Kozluk ilçesine müzik öğretmeni olarak atanan Şenay Aybüke Yalçın, dün (9 Haziran 2017) Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık’ın otomobiline teröristlerin açtığı ateş sonucu oradan geçen bir arabada olduğu için şehit oldu.

Saldırı sonrası Belediye Başkanı Veysi Işık’a sorulan “Efendim, istihbarat var mıydı?” sorusuna Işık, “Yaaaani evet, vardı.” diye cevap verdi.

Düşünebiliyor musunuz? Pırıl pırıl bir öğretmen, sadece oradan geçtiği için şehit düşüyor ve saldırının asıl hedefi ve ilçenin kaymakamdan sonra en yetkili ağzı olan zat, ağzının kenarıyla “Evet, istihbarat vardı.” diyebiliyor.

Soruyoruz o zaman efendiler:

Neden önlem almadınız?

Neydi Şenay öğretmenin suçu günahı?

Devletine, milletine hizmet etmek dışında ne vardı aklında?

Her şeye rağmen neden sırtladı onca yükü sırtına, daha 22 yaşında?

Hayatının baharında kimlerin ihmali, kimlerin gözü dönmüşlüğü için öğrencilerinden, ideallerinden ayrıldı?

Bu kurşun ve bu ihmal, ülkenin tüm öğretmenlerini, tüm okumuş ve vatanına milletine hizmet etmek isteyen idealist gençleri vurmuştur.

Derhal Belediye Başkanı Veysi Işık’ın açıklamalarının üstüne gidilmeli ve olayla ilgili soruşturma başlatılmalıdır.

Hükümet, kaymakam, vali, belediye başkanı kim varsa bunun bedelini ödemelidir.

İki elimiz yakanızda efendiler!

Ve sen Şenay Aybüke Yalçın öğretmenim…

Gülen yüzünle en güzel şarkıların notalarında,

Hayatına dokunduğun her öğrencinin ürettiği eserlerde yaşayacaksın.

Seni unutmayacağız.

Huzurla uyu kardeşim…

Mehmet Anıl PARLAK
10 Haziran 2017

Paylaş
Önceki İçerikMİLLİ VURGU BİR YERE KADAR CANINA CAN “KATAR”, YA SONRA?
Sonraki İçerikZEYTİN
23 Eylül 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğretimini tamamladıktan sonra lise öğrenimini İngilizce ağırlıklı bir lisede bitirdi. Çukurova Üniversitesi Matematik Bölümünü tamamladıktan sonra pedagojik formasyon alarak öğretmenlik hayatına başladı. Milli Mücadele döneminde kurulan Yeni Adana Gazetesinin Genç Yeni Adana bölümünde yazıları yayımlandı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. 2014 yılında yayın hayatına başlayan Üçüncü Yol'un kurucularındandır. Hayattaki en büyük hedefi, ulusuna bağlı nesiller yetiştirmek…

Bir Cevap Yazın