“Bugün dost yaralanmış, yine gönlüm hoş değil.”

***

Gericinin, gericiliğin elinden başka da bir şey gelmez, gelemez.

Karşısında konumlandığı düşünceyle o seviyede tartışabilmek için kendisini geliştirebilecek olsa zaten gerici olmaz, gerici kalamaz.

O yüzden tahammülü yoktur kendisinden farklı düşünene, farklı olana inanana.

İnsana ve güzele dair tüm değerler onlar için paravandır, basamaktır, maskedir.

İşte bu yüzden bu kavga başka kavgadır.

33 aydınımızı, Cumhuriyet’in aydınlık birikiminin izdüşümü 33 anıt-insanı saygıyla ve özlemle anarken geçmişte söylediğimiz bazı sözlerin altını kalın çizgilerle çizmekte fayda var:

“Bu mesele, ilerici-gerici meselesi, ilerici-gerici kavgasıdır. Sırtını dogmalara, teslimiyete ve kimlik siyasetine dayayan gericilik, düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirildiği sürece, ilk önce kendisine bu özgürlüğü verenleri yok eder.
Her zaman yok ettiği gibi bugün de etmektedir!

Peki gericiliğe karşı ne yapmalı?

Gericilikle müzakere edilmez, mücadele edilir. Bu unsurları halka yayanlar ile halk itinayla birbirinden ayrıştırılır. Sonra bu unsurların kökü kazınır.

Gericiliğin iyisi kötüsü olmaz. Gericiliğin “bizden”i, “sizden”i de olmaz.

Etnik ve mezhepsel siyasete çanak tutmak gericiliktir.
Gayri Milli sermayenin taşeronu olmak gericiliktir.
Dini tarikat ve cemaatlerin siyasileşmesini meşrulaştırmak gericiliktir.
Feodalizmin karşısında duramamak gericiliktir.
Laikliğe karşı yapılan saldırılara sessiz kalmak gericiliktir.

Bu sayılan ya da sayılmayan unsurlardan birisine bile sessiz kalmak yine insanı ilerici yapmaz, yapamaz!

Bulunduğu durumun farkına varmak adına bir adım geri çekilip de resmin bütününe bakanlar, bu kesimden olmayan insanlar için çemberin daraldığını, hatta yaşam alanlarının kısıtlandığını görür.”

***

Ulu Önder’in dediği gibi:

“Biz kimsenin düşmanı değiliz! Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.

Bizim intikamımız, zalimlerin zulmüne karşıdır. Onlarda zulüm hissi yaşadıkça bizde de intikam hissi devam edecektir.”

Ve de Mahmut Esat Bozkurt’un dediği gibi:

“Hürriyet gericilerin elinde oyuncak değildir. Özgürlükler, gericilerin eline bırakılamaz, gericilerin oyuncağı yapılamaz.”

***

Belki de daha bir sene önceye kadar bile inanışımız ne olursa olsun onlar gibi inanmayışımızdan ötürü bizleri “katl-i vacip” gören elleri olmasa da yürekleri mühürlenmiş, zihinleri paramiliterleşmiş bir takım ve toplumda asla çoğunluk olmayan insanlarla uzlaşılabileceğine inananlar vardı.

Fakat her dakika, böyle bir çözümün olmadığını bize gösteriyor.

Bu zihniyete dikkat etmemiz ne kadar önemliyse, farklı mezheplerin de aynı eğilimi gösterdiği yerde bu gibilere de aynı tavrı ve tepkiyi göstermek, “mezhep kavgası” üzerinden Orta Doğulaştırılmak istenen Türkiye tezini besleyecek, bizleri emperyalizmin her daim kazanacağı mindere çekecektir.

Bu coğrafya bu oyunu dün bozdu, bugün de yarın da bozmasını bilecektir!

Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilerici yurttaşları önce yurtta sonra da dünyada barışın öncüleri olma misyonlarını asla unutmamalı, her olayda bu sorumluluk bilinciyle hareket etmelidir.

ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR
2 TEMMUZ 2017

Paylaş
Önceki İçerikKABOTAJ BAYRAMI’NIN ÖNEMİNİ ANLAYABİLMEK İÇİN DE TÜRKİYE DENİZCİLEŞMELİDİR!
Sonraki İçerikNEDEN “ATATÜRK DÜŞMANLARI İLE YÜRÜMEM” DEDİM
Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nin her kademesinde görev aldı. Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı. Milli Mücadele döneminde kurulan ve "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti. Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu'nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı. Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı'nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta. Milli İrade Birliği'nin "Milli İrade Nedir?" ve Mustafa Mutlu'nun "Dön Kardeşim" kitaplarında yazıları yayınlandı. Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın