Anlatılmıyor bu hüzün.
Aynı zamanda anlatılamayan öfke ve kin de var, dinmeyen, azalmayan, gün geçtikçe artan.
Sindiremiyorsunuz olanları, bu topraklarda, bu insanlara olanları sindiremiyorsunuz.
Bir gününüz geçmiyor lanet okumadan, size lanet okutanların da aynı şeyleri misliyle yaşamasını dilemeden.
Yaşayacaklar elbet, cezalarını çekecekler, tecelli edecek inandığımız ilahi adalet;
Ama ne zaman?

Rahatlar bugün, hem de çok.
Gencecik öğretmenleri katlederek rahatlar, küçücük çocukları katlederek rahatlar, hayat dolu insanları katlederek rahatlar.
Ve eline silah almayıp katile destek olarak rahatlar, geçmişte onlarla aynı masaya oturup şimdi günah çıkarırcasına terörle mücadele açıklamaları yaparak rahatlar.
Sözde aydınından tutun siyasetçisine, yazarına, “çocuk, öğretmen katledildi” diyemeyen gazetecisine, insan haklarından dem vurup askere yardım ettiği için öldürülen çocuğa ses çıkarmayanına kadar, hepsi ama hepsi…

Ancak uyuyamayacaklar.
Kirli vicdanları onlarla olabilir ancak bizim hafızamız ve her saniye yüzlerine çarptıklarımız uyutmayacak.

Eren Bülbül
15 yaşında bir çocuk.
Bitmeyen, bitirilmeyen terör yüzünden katledildi.
Bir süre önce sosyal medyadan paylaştığı bir iletide aynen şöyle demişti:
“Biri de çıkıp demiyor ki
Eren iyi ki varsın”

Rahat uyu güzel çocuk.
Şimdi tüm Türkiye bağıra bağıra diyor sana, “Eren iyi ki varsın!”

Bir Cevap Yazın