“İBDA Mimarı Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’nun haftalık olarak tefrika edilen Ölüm Odası B-Yedi adlı eserinin yayınladığımız 324. bölümünün başlığı BAĞLUM (HER YERDE…) Başlığın hemen ardından Kumandan Mirzabeyoğlu’nun Mayıs 1983 tarihli rüyası vesilesiyle ‘Bağlum’ ve Abdülhakîm Arvasî ÜÇIŞIK Hazretleri etrafında yaptığı değerlendirmeleri, ilgili okuyucularımızın aşağıdaki haber eşliğinde tekrar ve dikkatle okumalarını tavsiye ederek, gözden kaçan/kaçırılan haberimize geçelim:

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Dış İlişkiler Başdanışmanı Alexander Dugin, darbe kalkışmasının olduğu gün (15 Temmuz 2016) Vatan Partisi’nin davetlisi olarak Ankara’ya geliyor. Aynı gün öğleden sonra Avrasya Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Dr. Hasan Cengiz ile birlikte Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri’nin Bağlum’daki mezarını ziyaret ediyor. Ziyaret sırasında Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in oğlu Mehmet Perinçek de Dugin’e eşlik ediyor. (Adımlar dergisi, 15 Ağustos 2016) [1] 

Ziyaret sonrasında AvazTürk haber sitesine röportaj veren Alexander Dugin, Türk-Rus ilişkileri, yaşanan bölgesel gelişmeler yanında, Abdulhakîm Arvasî Hazretleri’nin makamına yaptığı ziyaret ile ilgili olarak soruları cevaplıyor. Röportajda söz konusu ziyaret ile ilgili şunları söylüyor:

Avaztürk: Sayın Erdoğan’ın ısrarla belirttiği gibi Türkiye İslam ülkelerinin lideri ve hamisi olarak bir misyon yüklenme konumunda. Avrasya Bloku ülkeleri ve Rusya’nın bu konudaki görüşleri nelerdir?

Dugin: Avrasya Bloğunun oluşmasında din olgusu birinci planda değildir. Halen ittifak içinde bulunduğumuz İran, Şii dünyasının lideri konumundadır. Çin çok farklı din inanışları barındıran bir ülkedir. Biz İslam dünyasını dört farklı bölümde görüyoruz. Bunlar Şiilik, Sünnilik, Vahabilik ve sufi akımlardır. İslam dünyasındaki Vahabilik ve selefilik akımları tamamen Amerika’nın kontrol ettiği ve destekleyerek güçlendirdiği, yaydığı akımlardır. İran’ın liderliğini yaptığı Şiilik akımı ise bu Amerikan dayatması akımın karşısında denge unsuru oluşturan tek akımdır ve Şiilik akımı Rusya menfaatlerine en uygun ve Amerika’nın İslam dünyasını kontrol etme projesine karşı çıkan denge unsuru olması açısından en uygun akım olarak görülmekte ve desteklenmektedir. Ancak Şii ve Sünni akımlar arasında kesin bir çizgi vardır ve İran’ın Sünni İslam alanlarına etki etmesi bu ayrım sebebiyle mümkün değildir. Bu sebeple Amerika etkisi dışında bir Türkiye’nin sünni İslam aleminin liderliğini alması, halifeliğini yapması Rusya’nın desteklediği ve bu desteği her alanda göstermekten çekinmeyeceği bir durumdur. Sünni İslam’ın yaşandığı ülkelere Amerikan yanlısı Vahabilik ve selefilik akımının etki etmesindense Türkiye halifeliğindeki bağımsız bir Sünni İslam alemi Rusya’nın çıkarları ile örtüşmektedir. Bu sebeplerle Rusya Türkiye’nin islam halifeliği fikrini tam olarak desteklemektedir. Benim Ankara ziyaretlerim sırasında Büyük İslam alimi Abdulhakim Avrasi‘nin mezarını ziyaret etmem ve kendi inanışıma göre dua etmem de bu mesajı içermektedir…” [2]

***

Evet, Alexander Dugin’in sözleriyle Vehbi’nin kerrakesi çıkıyor ortaya, Avrasya Bloku antiemparyalist ve laik bir temelde şekillenmeyecek. İran’ın Şiilik akımının yanı sıra Rusya’nın kontrol ve denetiminde Amerikan yanlısı Vahabilik ve Selefilik akımına karşı laik cumhuriyet kodlarını yıkarak Sünni İslam alemini yönlendireceği Türkiye halifeliğindeki bağımsız(!) bir Sünni İslam alemi. Halifemiz de Tayyip Erdoğan olacak doğallıkla.

Büyük Doğu-İBDA’nın günümüzdeki yayın organı Adımlar dergisinde “‘Türkiye’nin İslâm halifeliği fikri’ gibi tarihî dayanağı olan iddiaların da boş bir slogandan ve hamâsî bir mâzî yüceltmesinden ibaret kalmaması için de elzemdir. İdeolojisinin merkez mekânı olarak Anadolu özelinde ‘jeopolitik’ anlayış olarak Asyacılığı işaretleyen Büyük Doğu-İBDA, yukarıdaki iki temel sualin de tutarlı bir bütünlük çerçevesinde cevabını vaaz etmektedir. Dolayısıyla, ister kavim zaviyesinden bakılsın isterse din, bugün bölge halklarının Batı zihniyeti düşmanlığını manalı ve verimli kılacak tek dayanak noktası Büyük Doğu-İBDA’dır. Dugin’in, bu fikrin Mimarlarının büyüğü olan Abdülhakîm Arvâsî Üçışık Hazretleri’ni ziyareti de ancak bu anlayışla değerlendirilirse bir mana kazanır.” saptaması yapılmasını da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Dugin; Rus derin devletinin, istihbarat ve ordu üzerinde güç sahibi karar verici üyelerinden birisi. Oldukça koyu bir Ortodoks ve Rus Provoslav kilisesinin de danışmanlığını yapıyor. Rusya’nın en medyatik isimlerinden birisi. Putin’in de gayriresmî ortağı olduğu Rus Tsargrad televizyonu gibi birçok medya kuruluşunun sahibi. Dugin’e göre “Avrasya Blokunun olmazsa olmazı Türkiye’nin bloka katılması. Jeopolitik konumu, en önemli ticaret yollarının üzerinde olması, Türki Cumhuriyetlere liderlik yapabilecek potansiyelinin bulunması ve Sünni İslam dünyasının da lideri olabilecek altyapısının bulunması Türkiye’yi kurulmak istenen bu blokun vazgeçilmez ülkesi haline getiriyor. “

Türkiye’nin önünde iki seçenek var deniliyor. Ya Batı’nın (ABD/NATO/AB) sadık bir müttefiki olarak Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika’da sınırların yerle yeksan edildiği projelere payandalık yaparak kendisini de yok etmek ya da Rusya’nın güdümünde halifeliği yeniden inşa ederek Avrasya Bloku içinde Sünni İslam dünyasının lideri olmak. Kırk katır mı kırk satır mı hesabı, ya Batı’nın (ABD/NATO/AB) güdümünde “Anadolu Ilımlı Kürt İslam Federasyonu” ya da Rusya’nın güdümünde Sünni İslam ülkelerini avuç içine alacak batı karşıtı Türkiye Halifeliği. Her iki seçenek de Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan bağımsız, laik ve demokratik cumhuriyetimizi ve devletin temel niteliklerini yok edecek nitelikte.

Oysa ki Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir güç olarak laik, demokratik ve aydınlanmacı karakteriyle bölgesine ve dünyaya örnek olmalı, tıpkı cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında olduğu gibi. İttifaklarını da bu kurucu ilkeler çerçevesinde şekillendirmeli. Sadece Mustafa Kemal Atatürk’ün bize çizdiği rotayla

Alexander Dugin’in Avrasya Yerel Yönetimler Birliği Başkanı Dr. Hasan Cengiz ve Mehmet Perinçek’le Ankara Bağlum’da mezarını ziyaret ettiği Nakşibendi tarikatı şeyhi Abdulhakîm Arvasî ‘yi ayrı bir yazımda ele alacağım. Şimdilik Arvasi’nin AKP’nin kurucu kadrosunun esin kaynağı olan Büyük Doğu Hareketi’nin teorisyeni Necip Fazıl Kısakürek’in de mürşidi olduğunu hatırlatarak yazımı sonlandırıyorum…

Ali Rıza ÜÇER
22 Ekim 2017

DİPNOT
[1] http://www.adimlardergisi.com/alexander-dugin-mehmet-perincek-arvasi-gozden-kacan-baglum-ziyareti/
[2] Röportajın tamamını okumak için: http://avazturk.com/haber-erdogan-putin-gorusmesinin-perde-arkasi-ve-alexander-dugin-ozel-roportaji-16184.html

Bir Cevap Yazın