Kumpas Mağduru Kara Pilot Yüzbaşı Murat Eren‘in 2. Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olan “Silahlı terör örgütü kurup yönetme” suçundan 23 Kasım 2017’de beraat etmesi, neredeyse basının tamamında “Murat Eren beraat etti” şeklinde lanse edildi.
 
Oysa bu durum, maalesef tam manasıyla doğru değil.
 
Çünkü Murat Eren’in bu davasından ayrı olarak Askeri Mahkemede “Devletin gizli belgelerini açıklamak” ve 11. Ağır Ceza Mahkemesinde de “Patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından davaları bulunmakta.
 
Suçlamalardan da anlayacağımız üzere insanlık tarihinin en aşağılık örgütü olan FETÖ, bu davalarda, kendisinin yapabileceği ve yaptığı her şeyle insanları suçlayıp onlara iftira attı.
 
PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK VE NE OLMALI?
 
Beraat ettiği davadan ayrı bu iki dava ile ilgili sürekli olarak Murat Eren’in avukatları tarafından itiraz ediliyor ve kabul görmüyordu.
 
Ancak, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bu davalara bakan hakimlerin FETÖ üyesi olduğu ortaya çıktı. Yapılan itirazlar da kabul edilerek yeniden yargılama kararı verildi.
 
Fakat Askeri Mahkemeler kapatıldığı için Askeri Mahkemedeki dava sivil bir mahkemeye verilip bununla birlikte de duruşma tarihinin belirlenip duyurulması gerekiyor.
 
Aynı durum 11. Ağır Ceza Mahkemesi için de kısmen geçerli. Çünkü orada henüz ilan edilmiş bir mahkeme tarihi yok.
 
Bu iki davada da davanın başladığı anda Murat Eren’in beraat edeceği neredeyse kesin gibi, çünkü bu davalarla ilgili kendisinin lehine bilirkişi raporları mevcut.
 
Geçmişteki “Murat Eren’e adil yargılama” talebimizi bu sebeple güncelliyor ve geliştiriyoruz:
 
Murat Eren’e adil ve acil yargılama! Hemen şimdi!

30 Mayıs 2006’da başlayan ve yaklaşık 4 senesi hapiste olmak üzere Murat Eren’in 11 yılına mal olan bu süreç artık son bulsun ve Murat Eren yeniden çok sevdiği üniformasına kavuşsun!

Bu adaletsizliğe tepkisiz kalanlar da en az bu adaletsizliğin mimarları kadar suçludur artık!

 
ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR
24 KASIM 2017
Paylaş
Önceki İçerikTEK KİŞİLİK “MİLLİ EĞİTİM”LER ORDUSU…
Sonraki İçerikO YANGIN HÂLÂ SÖNMEDİ!

Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nin her kademesinde görev aldı.

Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte “Kemalizm”in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T’ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi
Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı.

2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu.

Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı.

Milli Mücadele döneminde kurulan ve “Kemalizmin İleri Karakolu” unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana’daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti.

Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu’nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı.

Genç Yeni Adana’daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol’u kurdu.

Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı’nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta.

Milli İrade Birliği’nin “Milli İrade Nedir?” ve Mustafa Mutlu’nun “Dön Kardeşim” kitaplarında yazıları yayınlandı.

Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

Bir Cevap Yazın