Deniz Harp Okulundan mezun oluyordum.
Tüm diğer okullar gibi biz de yıllık çıkarıyorduk.
Ve tabii ki benim de bir sayfam vardı.
O sayfada, mezuniyet gününe gelmemde büyük emeği olan babama teşekkür etmek istemiştim.
Elime kalemi aldım…
Neden bilmem, yazamadım.
Sadece bildiğim bir şarkının dört mısrası çıktı kaleminden:

“Kader bizi ayırsa da, hayat bizi savursa da
Kalbim hep senle olur, sonsuza dek baba-oğul”

Babamın ismi Mustafa idi. 17’imde kaybettim onu.

***

“Tek göz odalı bir ev. Bir köşede yıkanır, bir köşede yemek yer, bir köşede yatardık.
Kahvaltıda peyniri fazla yediğinde eline çatalı yerdin: ‘Katık et’ diye…’’

Babamın hikayesinin bir kısmı idi bu.
Benim böyle anılarım olmadı, babam bana bunları yaşatmadı.
Babam bir sefaletten kendi modern ailesini kurmuştu çünkü.
Yoktan var etti.
Atatürk’ün modern Cumhuriyeti’nin tüm evlatlarına eşit olarak sunduğu şansı kullandı: Astsubay oldu.
Babam Astsubaydı. Denizci idi. Adamdı!
Adı Mustafa idi.

***

Hikayesi uzun ancak bugün biraz olsun, “adam” olmaya çalışıyorsam sebebi babamdır.
Bu ülkeye üniforma giyip hizmet etti isem sebebi babamdır.
Kalbim bu memleket ile atıyorsa sebebi babamdır.
İki sene yattığım Hasdal’da bir adım geri atmadıysam sebebi babamdır.
Günahsız çocukların babasız büyüdüğü o dört duvar arasında bu ülkeye ihanet eden hainlerden hesap sormaya ant içti isem, sebebi babamdır..

***

Mezun olurken babama teşekkür edememiştim, ama sanırım o gün geldi.
Bana öğrettiğin her şey için “teşekkürler baba…’’
Vicdanın için, merhametin için, cesaretin için…
Dürüstlüğün için. Ve daha onlarcası için.
Teşekkürler…
İçi dolu dolu teşekkürler.
Allah senden binlerce kez razı olsun…
Tanrı’ya sayısız kez şükürler olsun ki senin gibi bir adamın oğlu oldum!

***

Ve bugün ben de baba oldum.
Mustafalar, senin gibi Mustafalar yaşasın diye oğlumun bir ismini Mustafa koyduk.

***

Hoş geldin Mustafa…

***

Biz bu topraklarda Mustafa’lara aşığız, Mustafa’lara hasretiz.
O yüzden atandan ve dedenden Mustafa ismini al istedik.
İnsanlar isimleri ile yaşarlar.
Öyle bir adın olsun ki, bu toprağa ait olsun istedik.
Dünyanın neresinde olursan ol, özünü unutma istedik.
O yüzden bir de Bozok’u ekledik.
Oğuz’dan Bozok’u, Atatürk’ten Mustafa’yı al istedik oğlum.
İsmin “Mustafa Bozok” olsun istedik.

***

Biliyorum ki bu toprağa sahip çıkacak evlatlar gerek!
İsmini Bozok koyduk ki, içinde ay(han) olsun, yıldız(han) olsun…
Nesiller önce gelen “Kayı boyu” seninle olsun istedik.
Geçmişini unutma istedik ama geleceğe de umut ol istedik.
İnsanına umut ol istedik. Ekmeğini paylaş, umudunu paylaş istedik.
Durduğun doğrudan bir adım geri gitme istedik.
Milletinin derdini kendine dert edin istedik.
İyi insan ol istedik.
İstedik de bunlar bizim dileklerimiz…
Sen ise ismini kendin alacaksın oğlum.
Yüreğin ile, cesaretin ile…
Duygun ile, yaşamın ile…
Tıpkı Mustafa Astsubay gibi…
Allah sana onun gibi bir isim nasip eylesin.
Hoş geldin Mustafa
Hoş geldin Bozok

DENİZ MEHMET IRAK 
22 AĞUSTOS 2018

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.