Yıl 1981.
Yeşilçam’ın efsane iki ismi Fatma Girik ve Kemal Sunal, “Kanlı Nigar” filmi için bir araya geldiler. Kemal Sunal’ın az bilinen ama özünde yine kendine has mesajlarıyla var olan güzide filmlerden birisidir “Kanlı Nigar”.

*

Kemal Sunal filmlerini sinemadan değil de televizyondan izleyen bir kuşak olarak, çocukluğumuzda tanıştığımız Yeşilçam’ın sıcak, samimi ve bizden olan yüzlerin; hareketleri, davranışları, söylemleri zihnimize ilmek ilmek dokunurdu.

Keza müzikleri de…

Ve işte bu filmde öyle bir karakter vardı ki yürüyüşü, konuşması, attığı naraları, kabadayı görünümüne rağmen herkes tarafından kolayca kandırılışı ve kendine has kurnazlığıyla çocukluğumuzda en çok güldüğümüz karakterlerden birisi olmuştu.
Kim mi o?
İstinyeli Deli Eşref.

*

Nereden bilebilirdik ki çocukluğumuzda hareketlerine güldüğümüz İstinyeli Deli Eşref tiplemesinin yıllar sonra Türk siyaseti ve dış politikasının tam ortasında canlanacağını. Biz onu filmde yaptığı kuru kabadayılıklarda attığı naralar ve kolayca kandırılmasında bırakmışken, yıllar sonra kendisi karşımıza siyasi iktidarın iç ve dış politikadaki yaklaşım tarzı olarak ortaya çıktı.

*

15 Temmuz 2016 tarihinde Fethullahçı Terör Örgütü’nün hain darbe girişimi sonrası, 2016 Ekim ayında sınır dışı edilmek üzere önce gözaltına alınan ve daha sonra Fethullahçı Terör Örgütü’yle bağlantısı olduğu ileri sürülerek Aralık 2016’da tutuklanan Brunson, bugün itibarıyla, tanıkların ifadelerini değiştirmeleri, cezasının küçültülmesi sonucunda içeride kaldığı süre de göz önüne alınarak serbest bırakıldı. Haber yazılı ve görsel basına düşer düşmez, sosyal medyadaki mizah sayfalarına nazire yaparcasına Cumhurbaşkanlığından ilk açıklama geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, “Bugün Andrew Brunson hakkında verilen mahkeme kararı, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu, Türkiye’de yargının tarafsız ve bağımsız olduğunu ortaya koymuştur.” ifadelerini kullandı.[1]

Tarafsız ve bağımsız yargımızın “misyonerlik, terör örgütü üyeliği, devletin gizli bilgilerini ifşa etme ve ajanlık” gibi suçlamalar yönelttiği Brunson, ABD’nin siyasi baskısı sonucu serbest bırakıldı. Hal böyleyken; tutuklandığında yandaş ve yalaka medya tarafından -ki biz ona zift medyası da diyelim-, ajan ilan edilen, Pensilvanya’daki ihanet çetesinin elebaşına karşılık takas unsuru olarak öne çıkarılan, döviz kurundaki yükselişin nedeni olarak gösterilen, yine ABD’de tutuklu Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’ya karşı takas unsuru olarak gösterilen Brunson, “hangi bağımsız ve tarafsız siyasi baskı” sonucu serbest bırakılmıştır sorusunu bu tablonun ressamlarına sormak lazım…

*

“Ey!” dedik mi bütün ülkeler el pençe divan duruyor gibi bir algıyı, diziler ve sosyal medyadaki paralı sahte hesaplar ve sahte sayfalar kanalıyla topluma enjekte etmeye çabalayanların, kuruluş felsefesi ve kurulduğu günden bugüne Türk siyasal hayatında çizdiği zikzaklar gereği emperyalizmin hiçbir unsuruyla mücadele edemeyecek kadar emperyalizme göbeğinden bağlı olan siyasal zihniyetin, koltuklarının bekasını ülkenin bekasıyla örtüştürmeye gayret etmesinin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarına verdiği onarılmaz zararın hesabını yine o “bağımsız ve tarafsız yargı” önünde vermeleri gerekmiyor mu? İstinyeli Deli Eşref’in naralarıyla gözüne mil çekilmiş gibi çılgınca alkış tutan, vicdanını, aklını ve geleceğini her türlü maddi çıkarının gerisine bırakanların, içleri olmasa da cepleri ya da cüzdanları ferahlamış mıdır?

*

Bugün itibarıyla nüfusunun yarısı, çalışan nüfusunun üçte ikisi bankalara bağımlı hale gelmiş, yerli tohumunu kullanamayan, dışarıdan canlı hayvan ithal eden, saman ithal eden ve özelleştirmeler yoluyla Cumhuriyet’in bütün birikimini, son olarak da şeker fabrikalarını emperyalizme emanet eden bu zihniyet, emperyalizmle mücadele edebilir mi? Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çiftçi perişan, esnaf perişan, memur enflasyonun eziciliğinde kan ağlıyor. Bankalara her geçen gün büyüyen borç balonu ise cabası. Üretmeyen bir ülkenin, üretmeyen bir toplumun, üretmediği gibi daha da bağımlı hale gelen bir toplumun yaşayacağı itibar suikastının canlı örneğidir, Brunson olayı.

Genel Yayın Yönetmenimiz Çağdaş Bayraktar’ın da iletisinde en yalın haliyle ifade ettiği gibi: “Ekonomik modelin üretime dayalı değilse ekonomik bağımsızlıktan bahsedemezsin. Ekonomik bağımsızlığın yoksa genel bir bağımsızlıktan bahsedemezsin. Genel bağımsızlığın yoksa da herhangi bir konuda dik duramaz, milli olamazsın. Ve imtiyaz imtiyazı getirir.” [2]

Nitekim o imtiyazlardan birisi olan Mckinsey denetimi, topluma her yoldan uğraşıp da giydirmek istedikleri ancak başaramadıkları ve başaramayacakları Vahhabi gömleğine karşı hamurunda seküler Türk milliyetçiliği ve Atatürk olan toplumsal bilinç sayesinde yükselen tepkiler nedeniyle şimdilik rafa kaldırıldı. Yani bir itibar suikastını da Türk milleti bizzat kendisi önledi.

*

Ülkemizin içinde bulunduğu durumun hassasiyetini görev bilinciyle omuzlarında taşıyan bizlerin, bu ülkenin vatansever insanlarının, bu toprakları, bu coğrafyayı canından çok seven ve insanımızı her şeyin üstünde tutan bizlerin, tekrar diyorum bu ülkenin vatansever insanlarının, bu rezaleti yaşamasına neden olan sizlere bunların hesabını sorma hakkı yok mudur efendiler?

Atatürk’ün partisindeki ihanet çetesinin, Atatürk Türkiye’si denince aklına kağnı, kerpiç evler ve olmayan yollar geldiği gibi, bu ülkede karar alıcı mekanizmada bulunan Allah’ın bir kulu da Cumhuriyet’in kurucu felsefesinin ve kadrosunun eğitime, sanata, kültüre, insana, hayvana, doğaya yani kısacası üretime ve insanımıza olan tutkusunu anlamaz mı?

Ki bu tutkunun zihinlerde netlik kazandığı Gazi Paşa’nın yıllar önce İzmir İktisat Kongresi’ndeki deyimiyle : “Asıl Kurtuluş Mücadelesi şimdi başlamıştır. Kısa zamanda kendi kendimize idare hale gelmezsek, denize döktüğümüz düşmanları, parası için ülkemize getirmeye çalışırsınız.”

*

Bu ülkenin insanlarının artık İstinyeli Deli Eşref vizyonsuzluğuna karnı toktur. Nara duymaya ya da bu vizyonsuzluğa taraftarlık yapmak isteyenlere de değerli bir ağabeyimizin ifadesiyle çağrımız nettir:

“İsteyen yesin, biz niyetliyiz.”

Burak KETMEN
12.10.2018

DİPÇE
[1] http://www.hurriyet.com.tr/…/cumhurbaskanligindan-rahip-bru…
[2] https://www.facebook.com/cbayraktar1919

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.