Üçüncü Yol

OTİZM ENGEL DEĞİL, FARKLILIKTIR

Otizmin en az kendisi kadar önemli olan bir diğer konu ise, erken tanıdır.

Bugün 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü.

Otizmin toplumda farkındalık yaratması için önce “otizm spektrum bozukluğunun” ne olduğunun iyi bilinmesi gerekiyor.

Otizm spektrum bozukluğu, doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Peki, otizm spektrum bozukluğunun nedenleri nedir?

Bugün, otizm spektrum bozukluğuna neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır. Ancak hangi gen ya da genlerin sorumlu olduğu henüz bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de otizme yol açabildiğine ilişkin görüşler vardır.

Bu nedenler arasından çevresel faktörlere bir parantez açalım.

Yapılan araştırmalarda, özellikle gebelik döneminin otizmi yakından etkilediği görülmüştür.

Gebelik sürecinde bebeklerin ağır metale maruz kalmalarının otizme neden olduğu saptanmıştır. Özellikle ağır metallerle yüklü hava kirliliğine maruz kalmanın otizm riskini arttırdığı düşünülüyor.

***

KİMYASAL İLAÇLAR OTİZMİ ETKİLİYOR MU?

Son yıllarda otizm vakalarının hızlı bir şekilde artmasıyla birlikte, gözler yapılan tarım ilaçlarına ve böcek öldürücülere çevrildi. Kimyasal ilaçlamaların otizme etkisi konusunda birçok bulgu ortaya konuldu.

Günümüzde organik tüketimin azalması ve beslenme şekillerinin değişmesi otizme yol açan faktörler arasında gösteriliyor.

Vitamin eksikliği de, araştırmaların sonuçları arasında. Özellikle D vitamini ve Omega 3 yağının eksik olmasının, otizm riskini artırdığı düşünülüyor.

Gebelik döneminde akla gelen faktörlerden biri de yanlış ilaç kullanımı.

Bilindiği gibi birçok ülke, antibiyotik kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüyor.  Gebelik dönemimde bilinçsiz antibiyotik kullanımı da otizme neden olan faktörlerden biri olarak görülüyor.

Dünyayı sarsan, on binlerce ölüme neden olan koranavirüs salgınında da gördüğümüz gibi bağışıklık sisteminin güçlü olması çok önemli.

Bağışıklık sistemi otizm konusunda da karşımıza çıkıyor. Gebelik döneminde annenin viral enfeksiyonlara maruz kalmaması için bağışıklık sisteminin güçlü olması gerekiyor. Çünkü yapılan araştırmalarda gebelikte geçirilen şiddetli viral enfeksiyonların otizmi tetiklediği düşünülüyor.

***

Otizm spektrum bozukluğuna neden olan çevresel faktörleri baktığımızda ise;

Annenin gebelik sürecinde sağlıklı beslenmesi, sigara ve alkol kullanmaması, kimyasaldan ve kimyasal yoğunluğun fazla olduğu hava şartlarından uzak durması, bilinçsiz ilaç kullanmaması, bağışıklık sistemini güçlü tutması, doğal ürünleri tüketmesi çok büyük önem arz ediyor.

Öyle ki yapılan araştırmalarda otizmin, günümüzde rastlanan en yaygın nörolojik bozukluk olduğu ve 1985 yılında 2 bin 500 çocukta 1, 2006’da her 150 çocuktan 1’inde otizm görülürken, verilen son bilgilere göre, her 59 çocuktan 1’inde otizm görülmektedir.

Bu kadar önemli olan bir konuda toplumun duyarsız kalması düşünülemez. Çünkü artık görülmektedir ki bu çocuklarımız hayatımızın bir parçası. Onları dışlamak, eğitimden, sağlıktan ve her türlü sosyal anlayıştan ayrı tutmak aslında kendimizi inkâr etmek olur.

Her ülke eğitim sistemini güncellemek ve toplumun bir parçası olan otizmlilere de eşit fırsatlar yaratmak zorundadır.

Bu konuda ailelerin ne yapması gerektiği, yapılacak çalışmalarla anlatılmalıdır ve öğretilmelidir.

OTİZMDE ERKEN TANI

Otizmin en az kendisi kadar önemli olan bir diğer konu ise, erken tanıdır.

Erken tanı o kadar önemlidir ki doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol altına alınabilmekte ve gelişim sağlanabilmektedir. Aynı zamanda, bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığı görülmüştür.

Toplumda oluşan farkındalık sayesinde birçok çocuğumuza erken eğitim sağlanıp hayatını daha kolay yaşayabilir hale getirebiliriz.

Ailelerin özelikle bu konuda çok duyarlı olması gerekiyor. Evde yapılacak tanı ile uzmanlara başvurup erken tanının yolunu açabilirsiniz.

Tohum Otizm Vakfı’nın hazırladığı tabloda olduğu gibi, çocuğunuzda bu belirtiler varsa yapmanız gereken bir uzmana başvurmaktır.

Ailelere düşen en büyük görevlerden biri de önce kabullenmektir. Unutmayın, onlar sizlerin bizlerin evlatları. Çocuğunuzu eğitime erken başlatıp, onlarda ortaya çıkabilecek yeteneklerle bir yol haritası çizebilirsiniz. Erken eğitim ile sadece çocuğun değil, ailenin de yaşam kalitesi artacaktır. Çünkü çocuk öğrendikçe yaşamını belli bir seviyenin üzerine çıkartacaktır.

Otizmli bir bireyin müziğe, resme, spora dair üst düzey yetenekleri de olabilir. Önemli olan erken tanı, erken eğitim ve onlara hak ettikleri fırsatı vermektir.

Otizmli bireyler bazen ışıktan bazen sesten ve yakın temastan rahatsız olabilirler. Bunu çok iyi öğrenip toplumun farkındalığının artması gerekiyor. Unutmayın onlar dünyayı bizim gibi algılamıyorlar. Onlara daha çok rahat edecekleri bir hayat sunmalıyız.

Onlar sevgiyi ve ilgiyi en çok hak eden bireyler. Çünkü gözlerinde, yüreklerinde karşılık beklemeyen bir sevgi var.

Daha çok farkında olduğumuz umutla dolu günler adına, 2 Nisan Dünya Otizm farkındalık günü kutlu olsun.

Otizmin farkındayız, onların yanındayız.

Mustafa BOZTEPE
02.04.2020

Yorum ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.