Üçüncü Yol

BİR ‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ PROFESÖRÜ’: OKTAY SİNANOĞLU

Yaşamını bilime ve milli kültüre adayan Türk Profesör Oktay Sinanoğlu, yaşama 5 yıl önce bugün veda etti.

20. yüzyılın en önemli Türk profesörlerinden Sinanoğlu, 80 yıllık yaşamına nice bilimsel çalışma, sayısız başarı ve gelecek nesillere örnek olacak bir dil mücadelesi sığdırdı.

Genç yaşta kimya ve fizik alanındaki çalışmalarıyla Almanya, Japonya gibi bilimsel çalışmaların yüksek olduğu ülkelerde önemli ödüller kazandı. Avrupa’da da, 20. yüzyıla damga vuran bir Türk bilim insanı oldu… Kısa sürede adını tüm dünyaya duyurdu.

Berkeley’de “Kuramsal Kimya” üzerine doktora yaptığı süreçte ABD Atom Enerjisi Merkezi’nde araştırmalar yaptı. Genç yaşta ortaya koyduğu çalışmalarla Harvard ve Yale Üniversitesi’nde ders verme imkânı yakaladı. Yaptığı dersler ve yayınlarıyla yeni buluşlarını dünyaya tanıttı. Almanya’nın en önemli ödüllerinden biri olan “Aleksander Von Humboldt Bilim Ödülü”nü kazanarak tarihe geçti.

1975 yılında Japonya’nın Uluslararası Seçkin Bilim Ödülü’nü kazandı ve özel kanunla kendisine “Türkiye Cumhuriyeti Profesörü” unvanı verildi.

Yaptığı çalışmalarla “Nobel Kimya” ödülüne iki kez aday gösterildi. Kuantum fiziği ve kimyası, moleküler biyoloji ve matematik alanlarında geliştirdiği yüzlerce teoremle, dünya bilim literatürüne önemli katkılar yaptı.

***

Sinanoğlu, bilim dünyasına adını duyurmadan önce, sadece ortaokul ve lise eğitimi süresince Türkiye’de yaşadı. Fakat her zaman başarılarını, eğitim dilinin Türkçe olmasıyla ve o dönemde ortaokul-lise düzeyinde dünyadaki en iyi eğitimin Türkiye’de verilmesiyle açıkladı.

Bir bilim insanı olarak ülkesinden uzakta, başka devletlerin bayrağı altında çalışmalar yaparken de asla milli kimliğini kaybetmedi.

Gelecek nesillere bıraktığı en önemli mirası da milli kimliğini kaybetmeden başarılı bir bilim insanı olmasıydı…

***

Sinanoğlu, sadece kendi alanındaki çalışmalarla sınırlı kalmadı. Bir bilim insanının yapması gerektiği gibi, toplumun hassas olduğu konular üzerinde çalışmalar yapmayı ihmal etmedi. Düşüncelerini anlatabilmek, durumun önemini açıklayabilmek adına önemli eserlere imza attı.

Türkçe matematiksel bir dildir; kurallarını biliyorsanız, onu her alan için kullanabilirsiniz” diyen Sinanoğlu, Türkçenin bilime en yakın dil olduğunu, Türk dilinin asimile edilmeye çalışıldığını söyleyerek büyük bir “Türkçe” mücadelesi verdi.  Uzun yıllar yurt dışında yaşayan bir bilim insanının memleketine ve diline olan bağlılığının nasıl olması gerektiğinin en büyük örneklerinden biri oldu.

Hedef Türkiye kitabında, Türkçeyi İngilizceye meze eden anlayışa da şu sözlerle karşı çıktı:

“Türkçe konuşurken yarı İngilizce lâflar sokuşturmak marifet değil, kimliksizlik, haysiyetsizlik alâmetidir. Türkçeye kakışlanan her İngilizce bozuntusu sözcük, benim böğrüme batırılmış bir dikendir. Her türlü Türkçe söz ise (eskisi, yenisi) ağzında bir bal damlasıdır. Bunu böyle bilelim…”

Sinanoğlu, kendisine en iyi eğitimin verilmesini sağlayan Cumhuriyet’e olan vefa borcunu her zaman ödemek için mücadele etti.

Gelecek nesillere, milli kimliğimizin yaşaması adına önemli mesajlar bırakarak, “Dünyanın neresinde olursanız olun, kimliğinizi, Türk dilini, Türk tarih ve kültür bilincini, binlerce yıllık geleneğini kaybetmeyin. Dış ülkelerde ne kadar kimliğinizi korursanız yabancılar da size o kadar itibar edecektir” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti Profesörü”, değerli bilim insanı, Türkçe savunucusu Oktay Sinanoğlu’nu aramızdan ayrılışının 5. yılında minnetle anıyoruz…

RAŞİT İNAN
19.04.2020

Yorum ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.