Üçüncü Yol

21. YÜZYILIN ‘MURAT REİS’İ

“Bir deniz subayının yaşamı iki komut arasında geçen, iki ayrı bölüm gibidir” derler.

“Bismillah Halatlar Fora” sözü ile başlar birinci bölüm. Denizlerde geçer, içinde Ege’den Akdeniz’e, Atlas’tan Hint Okyanusu’na kadar mavilikler vardır, aile hasreti vardır, fırtınalar, uzun görevler vardır…

Görev biter, çıkılan limana geri dönülür, “Bismillah Demir Fundo” bölümüne geçilir. Hasret biter, bir sonraki yolculuğa kadar görev biter, acımasız fırtınalar kısa süreliğine durur…

Kurmay Albay Murat Özenalp de “Bismillah Halatlar Fora” diyerek Hint Okyanusu’na sefere çıkmıştı 2011’in baharındaTürkiye’nin menfaatlerini korumaya gitmişti bir kez daha… Döndüğü liman ise bu kez sanki vatan toprağı değil, “düşman toprağıydı”. Mamak Cezaevi’nde düşmana esir düştü Murat Albay…

***

Daha 14 yaşındaydı, Tokat’tan gelmişti İstanbul’a babasıyla birlikte.

Bir vapura binip Heybeliada’daki Deniz Lisesi’ne gittiler. Bir baba, daha 14 yaşındaki evladını Bahriye’nin merhametli bağrına emanet etmişti.

Aileye, memlekete, sevdiğine özlemi, daha 14 yaşında kazınmıştı yüreğine Murat’ın.

Ardından, Deniz Harp Okulu’nu bitirdi. Artık teğmen çıkmıştı o küçük çocuk. Deniz Harp Akademisi’ni de birincilikle bitirdi, kurmay oldu.

Görev yaptığı TCG Alçıtepe, TCG Gediz gibi onlarca gemide, tüm komutanları ve personeli onu “Dinamik, akılcı, aydın, çalışkan, araştırmacı, yüksek karakter sahibi, çok iyi bir denizci, örnek bir lider, sınıf birincisi bir kurmay ve mükemmel bir aile reisi” olarak tanımladı.

Gökova fırkateyninin komutanıyken, harp filosunun en iyi gemisi ödülünü kazandı. Öyle ki, Gökova’dan ayrılırken, personeli Murat Albay’ın ardından hüngür hüngür ağlamıştı.

Balyoz kumpasına henüz eklenmediği 2011 yılında, cezaevindeki silah arkadaşlarının 11 Şubat 2011’deki tutuklanmalarına karşı olarak 19 Şubat’ta Anıtkabir eylemine bulunduğu Marmaris Aksaz’dan yüzlerce silah arkadaşını ve ailelerini getirdi…* Özenalp, o denli cesur ve yüksek ruhlu bir denizciydi.

2011’in baharında Hint Okyanusu’na ilk kez gönderilen Türk Deniz Görev Grubu’nun komodoru da Murat Özenalp idi.

Peki, Türk donanmasının Hint Okyanuslarında şereflenmesini sağlayan bu subay, ne ile ödüllendirildi?

Özenalp çok başarılı olduğu Hint seferinden döndüğünde, onlarca seçkin Türk denizcisi gibi, onun da adı asrın iftirası Balyoz kumpasına eklendi

Üstün başarılarından dolayı 30 Ağustos’a gün sayan Özenalp, hükümet eliyle, Fetullahçı terör örgütüne 22 Ağustos’ta tutuklattırılmıştı.

Onu mahkeme salonunda gören komutanları, Hint seferindeki başarılarından dolayı tebrik etmiş ve “21. Yüzyılın Hint Kaptanı ve Murat Reis’i sen oldun”* demişti.

***

Özenalp, çadır tiyatrosu Silivri mahkeme salonunda yaptığı savunmasında, “Ömrümün üçte ikisinde Türkiye Cumhuriyeti’ni ve hükümetlerini, dünya denizlerinde temsil edip, canım pahasına korumaya ant içmişken, gerçek olmadıkları yüzlerce kez ispatlanmış dijitallere dayanarak suçlanmamı, kara mizah olarak tanımlıyorum. İddianamede, ev adresim ve kaldığım cezaevi bile yanlış yazıyor!” demişti.

O da biliyordu ki hedef kendisi değil, caydırıcılığı ve saygınlığıyla dünyaca anılan Türk Deniz Kuvvetlerinin omurgasıydı.

Özel yetkilerle donatılmış mahkeme, 16 yıl verdi Özenalp’e.

Maltepe’den Hasdal’a, ardından Ankara’ya Mamak Cezaevi’ne geçti. Ailesi Ankara’daydı, haftada bir gün olan açık görüş ailesine işkence olmasın istemişti.

Özenalp, çocuklarına ilk kez yalan söyledi. “Düşmana esir düştüm” diyemediği için, 5 yaşındaki küçük kızı Duru, babasını “çok gizli bir görevde” olarak biliyordu. 14 yaşındaki Batu ise maalesef her şeyin farkındaydı. Batu, babasının Bahriye’ye teslim edildiği yaştaydı… Onun gibi dimdik durdu…

Bir açık görüş gününde, ailesine kavuştuğu için heyecanlıydı. Küçük kızı Duru’yu neşelendirmek için “Top oynayalım” dedi. Ayağı kaydı, düştü, başını bir taşa çarptı.

Türk ordusuna kurulan kumpasa, iftiralara karşın tutsaklığın devam etmesine, eşi ile çocuklarına duyduğu özleme dayanamayan yorgun bedeni, bir açık görüş günü pes etti ve beyin kanaması geçirdi.

Bir hafta GATA’da yoğun bakımda kalan Özenalp, 1 Mayıs 2014’te yaşama gözlerini yumdu.

Son seferine Mamak’tan çıktı Özenalp…

Son limanı, babasının 14 yaşında emanet ettiği Bahriye’nin merhameti ve tüm Türk ulusunun gönlü oldu.  Özenalp, “Bismillah Demir Fundo” diyerek son kez demirledi…

Cumhuriyet donanmasının bu seçkin subayı, “Hint Kaptanı Murat Reis”, sonsuzluk okyanusundaki son seyrine 6 yıl önce bugün uğurlandı…

Yol arkadaşını bir kumpasa şehit veren Sema Özenalp, eşinin ardından, “Murat’ın yaşamı bizim gururumuzdu, ölümü ise Türkiye’nin kaybı ve utancıdır” diyebildi.

Rotan cennet, ailen bizlere emanet Albayım…

ÜÇÜNCÜ YOL
01.05.2020

(*) Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’in ifadesiyle.
(*) Bir Kumpas Şehidi Albay Murat Özenalp kitabından yararlanılmıştır.

Yorum ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.