Üçüncü Yol

KÜME DÜŞEN TÜRK FUTBOLU

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Kulüpler Birliği’nden gelen küme düşmeme talebini değerlendirdi. TFF, bu talebi tek başına değerlendirmedi. Kritik toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nu da davet etti. Bizler her ne kadar “spora siyaset karışmasın” desek de, kurumların siyasallaşması sonucu spor ve siyaseti iç içe göreceğiz gibi duruyor.

Kulüplerden gelen bu talep ‘bakanın da onaylamasıyla’ kabul gördü ve 2019-2020 sezonunda Türkiye liglerinde küme düşmenin olmayacağı TFF Başkanı Nihat Özdemir tarafından açıklandı. Nihat Özdemir, bu tarihi kararı açıklamadan önce konuşmasına Gençlik ve Spor Bakanı’na şükranlarını sunarak başlamıştı.

Türkiye Futbol Federasyonu, özerk bir kurum. Tabii bu sadece kağıt üzerinde… Ülkedeki spor federasyon başkanlarının bile siyasiler tarafından tayin edildiği bir ortamda ne özerk bir yapıdan ne de bağımsız kararlardan bahsedebiliriz.

NİHAT ÖZDEMİR NEDEN ÇARK ETTİ?

Öncelikle, Kulüpler Birliği’nin “küme düşme olmasın” talebini anlamak gerekiyor. Düşündükçe içinden çıkamadığımız bir durum söz konusu. Hadi diyelim Kulüpler Birliği’nden ‘sebebini anlayamadığımız’ şekilde bu tavsiye edici karar çıktı. Peki ya TFF bu kararı neye dayanarak kabul etti? Aynı TFF’nin başkanı, daha geçen sene “küme düşme olmasın, lig 20 takımla oynansın” talebine “Bizim böyle bir düşüncemiz yok. Sezon başında açıklanmadan sezon sonunda böyle bir karar alırsanız bunu dünyaya anlatamazsınız” dememiş miydi?

Federasyonun 21 takımlı lig açıklamasına tepkiler çığ gibi büyüdü. Özellikle play-off mücadelesi veren takımlar salgından sadece kümede kalma mücadelesi veren takımların değil şampiyonluk mücadelesi veren takımların da etkilendiğini savunarak verilen karara karşı ulusal ve uluslararası alanda haklarını sonuna kadar arayacaklarını açıkladı.

Sporseverler olarak tam 21 takımlı ligin nasıl olacağını tartışırken, bu sefer play-off’ta Fatih Karagümrük’e kaybeden Adana Demirspor’un Süper Lig’e çıkartılarak Süper Lig’in 22 takımla oynanması gerektiği önerisi geldi. Sosyal medyada Adana Demirspor lehine açılan #DemirsporSüperLig’e etiketine özellikle başta iktidara yakın futbolcu ve magazin dünyasıyla birlikte birçok isim etikete destek verdi. İşin garibi şu ki, futbolun içinde olmayıp Türk futbolunun geleceğini etkileyecek olan kararların alındığı bu süreçte bu tarz sosyal medya kampanyalarına medyatik kişilerin destek vermesi endişe verici bir durum.

ZEYDAN KARALAR DA DESTEK VERDİ

Sonrasında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar twitter hesabından #SüperLig22TakımlıOlmalı etiketiyle Adana Demirspor’un Süper Lig’e çıkartılması konusunda gerekli yerlere başvuruların yapıldığını duyurdu. Spora siyaset karışmasın derken, sadece iktidar çevresinin değil muhalif cenahın da bu konuda dikkatli olması gerektiğinin altını çizmekte fayda var.

TFF VE ZEYDAN KARALAR’IN AÇIKLAMALARINDAKİ TUTARSIZLIK

TFF, Zeydan Karalar’ın yaptığı paylaşımdan sonra kamuoyuna yaptığı açıklamada Adana Demirspor Başkanı Murat Sancak’ın kaybedilen play-off finali sonrası Fatih Karagümrük’ü tebrik ettiğini ve sonucu kabullendiğini belirterek “Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın sosyal medyadan Süper Lig’in 22 takımla oynanması ve Adana Demirspor’un Süper Lig’e alınması yönünde ‘ilgili yerlerle görüştüğünü’ ifade etmesi maksadını aşmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Zeydan Karalar ise, instagram hesabından #süperliginDEMİRİeksik etiketiyle “Adana Demirspor’un Süper Lig’e çıkmasını istemek, bu konuda görüş iletmek her Adanalı kadar benim de hakkımdır. Bu doğrultuda Türkiye Futbol Federasyonu ile bir görüşmemiz olmamıştır. TFF’nin de alacağı her karara saygılıyız” notunu paylaştı.

TFF, Zeydan Karalar’ın maksadını aştığını iddia ederek neyi ima etmektedir? Zeydan Karalar ilk açıklamasında “ilgili yerlere başvurumuzu yaptık” derken sonraki açıklamasında “TFF ile görüşmemiz olmamıştır” dedi. Karalar’ın ilk açıklamasında bahsettiği ilgili yer TFF değilse neresi? Türk futbolunun geleceğinin şekilleneceği tarihi kararların alındığı süreçte perde arkasının bu kadar karanlık olması ise Türk futbolunun şirazesinin kaydığını gösteriyor.

BURSASPOR DA SÜPER LİG TALEBİNDE BULUNDU

TFF tarafından Adana Demirspor ile ilgili açıklama yayınlanmadan önce Bursaspor Başkanı Mesut Mestan ortalığın karışıklığından istifade ederek ‘yok artık’ dedirtecek cinsten bir açıklama yayınladı. Mestan, kulübün resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada “Süper Lig’in 22 takıma çıkarılması konusundaki söylemler bizleri rahatsız etmektedir. Süper Lig’de bu çerçevede yeni bir düzenleme yapılacaksa takım sayısı 22 değil Bursaspor ve Akhisarspor’un da alınmasıyla 24 olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

BURSASPOR’A VAADEDİLEN PRİM

Pasta ve paydaşlar büyüdükçe kimse bunun dışında kalmak istemiyor tabii. Salgın yüzünden seyircisiz oynanan maçlar, ekonomik kriz dolayısıyla lisanslı ürün satışlarında düşüş yaşayan kulüplerin tek gelir kapısı yayın geliri… Özellikle TFF 1. Lig ekipleri için Süper Lig’deki yayın geliri bulunmaz nimet. Ancak, Bursaspor Başkanı’nın bu talebinin altında sadece Süper Lig’in gelirleri mi var? Hiç öyle gözükmüyor! AKP’li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması durumunda Bursaspor’a tam 2 milyon TL prim verecekti…

SPORCU SAĞLIĞI NE OLACAK?

Koronavirüs salgını yüzünden ara verilmiş bir lig, hızlandırılmış şekilde sona erdi. Yine hızlandırılmış şekilde Eylül ayında lig başlayacak. Takvim bu kadar sıkışmışken liglerdeki takım sayılarının artması maç sayılarının da artmasına sebep olacak. 18 takımlı ligin sonunu zar zor görmüşken olası 22 hatta istenen 24 takımlı ligin sonunu nasıl göreceğiz? Sporcu sağlığını gözetmesi gereken futbolun patronları sporcuları adeta yarış atı gibi görüyor.

YAYINCI KURULUŞUN ROLÜ VAR MI?

İşin bir de yayıncı kuruluş tarafı var. Daha çok takım, daha çok maç demek. Daha çok maç ise daha çok reklam ve daha çok abonelik demek. Acaba, takım sayısının artırılmasında yayıncı kuruluşun bir etkisi var mı? Yayıncı kuruluş, “Kimse bu karardan bize bahsetmedi” dese de TFF Başkanı, kararın yayıncı kuruluşun CEO’suna bildirildiğini söyledi.

LİG NEDEN OYNATILDI?

Sonuç olarak iktidara yakın olan takımlar küme düşüp zarara uğramamak için karardan önce dile getirdikleri “küme düşmeme” önerisini Kulüpler Birliği’nin de desteğiyle TFF’ye sundular. Küme düşen takımların başarısızlığına korona salgını kılıf uyduruldu. Emeğin ve liyakatın esas alınması gereken yerde küme düşmesi gereken takımlar ligde tutularak adeta ödüllendirildi. Emeğin ve liyakatın gözardı edilmesi sonucu play-off oynayan takımlar da mağlubiyetlerini, başarısızlıklarını bir kenara itip herkesin yaptığı gibi ses çıkartmayı tercih etti. Bursaspor, Akhisarspor ve Adana Demirspor’un Süper Lig’e yükselme talepleri ne kadar haklı? Madem tüm liglerde küme düşme olmayacaktı o zaman ligi neden oynattınız? Ligi oynatmaktaki amacınız, proje takımınız Başakşehir’i şampiyon yapıp kadim dostunuz Katarlılar’a hatrı sayılır paraya satmak mıydı? Hem şampiyonu tayin edip hem de küme düşmeyi kaldırmak ne kadar adaletli?

Salgından sadece Türkiye değil tüm dünya etkilendi. Avrupa’nın önde gelen federasyonları liglerindeki şampiyonları tayin ederken, küme düşen takımlarla ilgili herhangi bir çifte standart uygulamazken, TFF’nin almış olduğu bu kararı Nihat Özdemir’in tabiriyle “dünyaya nasıl açılayacağız”?

O kadar çok soru var ki, soruların muhatapları da var ancak bu muhatapların sorularımıza verecek makul cevapları yok. Türk futbolunun başına getirildiklerinden bugüne kadar gerek almış oldukları kararlar gerek uyguladıkları çifte standartlar yüzünden tartışmalı hale gelen Türkiye Futbol Federasyonu’nun amacı nedir? ’Türk futbolu çağ atlayacak!’ sloganıyla futbolun başına geçenler başta yabancı kuralı olmak üzere futbolumuzun geleceğiyle ilgili çelişki dolu kararları verirken kimden veya kimlerden talimat alarak hareket ediyor?

Türk futbolu kan ağlıyor. İşin kötüsü Türk futbolunun kan ağlamasına sebep olanlar futbolun başındaki isimler. Bizler, uçurumdan aşağıya düşen Türk futboluna ağlarken, futbolun başındaki zat, Ayasofya’nın açılışında okunan Fetih suresine “hüngür hüngür” ağlayadursun.

H. Deniz YILMAZ

Hasan Deniz Yılmaz

H. Deniz Yılmaz, 17 Ağustos 1994 tarihinde Niğde'de doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da gördü. Niğde Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun oldu. Aynı zamanda Niğde Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nde Denetleme Kurulu üyeliği ve başkan yardımcılığı yaptı. İlgi alanları futbol, tenis, sinema ve fotoğrafçılıktır. Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Yorum ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.