Saat 3.58
Uyuyamıyorum.
Uyuyamıyoruz, ben ve benimle aynı fikriyata sahip olanlar…
Neden mi?
-Çünkü kaygılıyız.
Başımızı yastığa koyduğumuzda akşam televizyon programında yayınlanmış olan bir diziyi değil, sayfalarını karıştırdığımız kitapların eleştirisini yapıyoruz kendi içimizde.

Şehit haberlerini aldığımız zaman “Allah rahmet eylesin” deyip geçenlere “Ne zaman yalnızca kendinizi düşünmeyi bırakıp evlatlarınızı düşüneceksiniz? Ne zaman bugünü bırakıp yarın için vicdanınızın düğümünü çözeceksiniz?” diye sorular yöneltiyoruz. Bu vebaya nasıl bulaştırıldık, nasıl kurtuluruz onun çaresini arıyoruz.

Arkadaş, makam koltuk veya para için değil geleceğimiz için mücadelemiz.
İki gün öncesinde şanlı bayrağından göze batmamak için sakınanlardan değil mücadelenin ilk gününden itibaren bayrağını omuzlarında taşıyan gençleriz biz.

Yurdun hangi köy okulunda bir “Gençliğe Hitabe” ezberletiliyorsa biz o köy okulundayız. Yolsuzluk batağına batmış ise milletin sözcüsü, onun da karşısındayız. Yurdun her neresinde bir emekçi haksızlığa uğruyorsa biz onunlayız. Haksızlığına hak aramaktayız.

Ülkede yanlış giden her ne çeşit yol varsa, her kim varsa bizler onun karşı safında yer alıyoruz. Popüler olmak uğruna yanlışlara göz yumanlardan olmadık, olmayız da. Ülkenin refahı ve geleceği için mücadele etmiş ne kadar aydın varsa biz onun izinden gideriz.
Biz bugünleri 50’lerde, 90’larda gören aydınların takipçisiyiz. Biz aydınların birleştiği nokta olan Atatürk’ün izindeyiz.

Sorgularız.
Doğru bildiğimiz yanlış çıktığı zaman biz ona “yanlış” diyebildik, deriz. Çünkü biz akıl ve bilimi seçtik ve de akıl ve bilim ışığında yürüyeceğiz.

Ülkenin algı ile yönetildiği dönemde uyutulanlar sürüsüne katılmaktansa halka sunulanların altında yatan gerçekleri, halktan habersiz yürütülen gemileri görmeyi kendimize amaç edindik.

Ve bu amaç doğrultusunda var gücümüzle çalıştık. “Okuduk!”
Araştırdık, sayfalar dolusu kitaplar, dosyalar karıştırdık. Altı çizili kitaplar bizim artık okumaktan öte yazmamızı istedi. Biz de karalamaya başladık.
Silahımız kalemimiz oldu.
İşte tam kafamızı yastığa koyduğumuz an bu yüzden uykularımız kaçtı; içimizden gelen ses oku dedi, yaz dedi.
Çığlıklarını duyurmanın en akılcı yoludur çünkü.
İnsan aklını ve mantığını kullandığı sürece her zaman doğru yoldadır.

Ve saat 4.57
İnsanın gözleri ağrıyor ama kaldığım yerden devam:
Türkiye’nin Siyasi İntiharı (sayfa 49)

Aslı Akman
02 Ağustos 2016

Bir Cevap Yazın