Üçüncü Yol

Kemalizm’in Hukuk Neferi: MUAMMER AKSOY

Tam 32 yıl önce bugündü. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin aydını, hukukçusu, antiemperyalist yurtsever siyasetçisi, Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara’da evinin önünde kurşunlanarak katledildi.

Yirminci yüzyılın son on yılı, Cumhuriyet devrimlerini etkili bir şekilde savunanlara karşı girişilen alçak saldırılar ile dolu. Çünkü emperyalizm ve onun etnik ve dinsel işbirlikçileri, toplumda karşılığı olan ilerici düşünceden korkar. Özellikle bu düşünceyi kalemi ile savunanlardan… Onlardan birisi olan Muammer Aksoy’un tüm yaşamında Kemalizm’in hayata geçirilişini izleyebilir, savunduğu her düşüncede Atatürk’ü yansıttığını görebilirsiniz.

Aksoy’a göre, “devlet hukukla yaşar”dı. Bu yüzden Cumhuriyetin en özgürlükçü ve emekten yana olan 1961 Anayasası’nı hazırlayan kadronun içinde, Kurucu Meclis’teydi.

1965’te çıkardığı “Türkiye’nin Petrol Faciası ve Çıkar Yol” başlıklı kitabında yabancı petrol şirketlerinin ülkemiz yararına hareket etmelerinin mümkün olmadığını savundu. Onun için milli petrol davası bir egemenlik davasıydı. Aynı zamanda devletçe işletilecek madenler hakkında da çok mücadele etmişti.

1989 yılının 19 Mayıs’ında, vefatına dek başkanlığını yaptığı Türk Hukuk Kurumu’nun toplantı salonunda bir basın toplantısı düzenleyerek tarikat-siyaset-ticaret üçgeninde Atatürk’e ve kurucu değerlere saldırıların revaçta olduğu, Cumhuriyet aydınlarının doğrudan hedef alındığı 12 Eylül sonrası dönemde, tüm bunlara karşı mücadele etmek için sonut bir adım daha attı. Bu adım, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kuruluşunu ilan edilişiydi; Atatürk’e saldırmanın dayanılmaz hafifliğinde olanlar ile mücadele etmek için.

Haklı olunan konuda haklı kalmak kolay değildi. Diğer Cumhuriyet şehitleri gibi Aksoy’u da farklı ve güncel kılan en önemli özellik, haklı olduğu konuda sonuna kadar haklı kalabilmesiydi.

Dava arkadaşı Uğur Mumcu’nun, “tek başına bir parti kadar etkili” diyerek bahsettiği Muammer Aksoy, Kemalizm’e yaptığı benzersiz katkılarla birlikte; gericiliğe, dış patentli sözde demokrasi havarilerine, etnik soslu sivil toplumculara, Cumhuriyet değerlerini her fırsatta içini boşaltıp yozlaştırırken bütün değerli varlıklarımızı adeta satışa çıkaran iktidarlara karşı giriştiği güçlü mücadelesi ile hatırlanacak.

Saygı, minnet ve özlemle…
Sadece anarak değil, aynı zamanda anlayarak.

Üçüncü Yol

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.