Üçüncü Yol

Denizlerin Dalgasında Boğmalı, Emperyalizmi ve Uzantılarını!

Tarihi, olduğu dönemlere göre yorumlamak ve değerlendirmek birinci kuraldır.

Sonrasında, yapılanların doğruluğu, yanlışlığı, gerekliliği tartışılır.

Bu aşamada yapılanlardaki “amaç- araç” ayrımı ve niyet önemlidir.

Tarih, o niyeti okur ve karar verir yapılanın doğruluğuna yanlışlığına.

Aynı şekilde de “hata yaptı” der ya da “bu düpedüz ihanet”.

6 Mayıs 2015.

Geçmişi, kirli ve çarpıtılmış haberlerden oluşan bir sis bulutunun içinden görmeye çalışıyoruz.

Bu karmaşada en sağlam ve sağlıklı dayanağımız, duygularımızın etkisinde kalmayan, ama duygularımızı da yok saymayan akılcılığımız.

Toplum elbette ki saflara ayrılabilir.

Mesele bu safların ne kadar tutarlı bir şekilde ayrıldığı ve ayrımların kime yarayıp yaramadığıdır.

2015’ten baktığımızda görüyoruz ki:

Evet, 1980 yılında bir darbe yapılmıştır. Fakat bu darbe sanılanın aksine 12 Eylül’de değil, 24 Ocak’ta alınan kararlarla yapılmıştır.

“Sağcı” ve “solcu” olarak ayrıştırılan insanların birbirine kırdırılması ile faşizme meşru zemin hazırlanmış, bu sayede 24 Ocak kararları “dikensiz gül bahçesinde” uygulanmıştır.

Vatan kaygısındaki insanların tasfiye edilmesi sayesinde ise bugün etnik milliyetçi ve irticacı kesimlere yaşam ve yönetim alanı sağlanmıştır.

6 Mayıs 1972’de asılanlar, suçluların kendi suçlarını yüklediği fidanlardır.

Mücadele yöntemleri, söylemleri tartışılabilir.

Herkesin varmak istediği noktaya dair “kestirme” yolu farklı da olabilir.

Fakat zaman göstermiştir ki;

Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın vatan ve Atatürk sevgisi samimidir, içtendir.

Gerici düzenin daha da gericileştiren sistemden beslenmesi, muhalefetin meclis içinde yok olması, arayışa itmiştir insanları.

Ve sistem çok iyi bilir ki esas tehdit, kendisine biat etmeyen, farklı renklere boyadığı partilere partizan olmayan kişilerden gelir.

***


“Az gelişmiş dünya halkları emperyalizme karşı bir savaş verirken, gençlik bunun dışında kalamaz. Biz daima ezilenden yana çıkmak zorundayız. Eğer bizim kavgamız antiemperyalist kavganın paralelinde yürümezse, ayaklarımız havada kalır.

Yalnız, gençlik bu paralelde savaşırken, politik partilerden bağımsız olmak zorundadır.
Geçmişteki örnekler, bağımlılığın zararlarını göstermiştir. Bu hataları bir kere daha tekrar etmenin hiçbir anlamı yoktur. Gençlik, yalnız devrime karşı sorumludur, politik partilere karşı değil. Zaman olur ki, bütün politik partiler karşıdevrimci olabilirler(bugün Türkiye’de olduğu gibi)… Bu nedenlerden ötürü gençliğin görevi, antiemperyalist kavgaya katılmak, fakat bağımsız olmaktır.”

Şüphesiz ki Deniz ve o dönemin birçok gençlik önderinin söylemleri yer yer Kemalist ve sosyalistti.
Fakat “Bir insanın ideolojisi hayatıdır” filtresiyle irdelediğimizde görülmektedir ki; Denizler ilericidir.

Bugün emperyalizmin en büyük hedefi ve düşmanı “ulus-devlet”ler ve ulus devletlerin ulusal politikaları, toplumdan yana olan ulusal çıkarlarıdır.

Bu sebeple ayrım; ilerici-gerici, milli-gayri milli, ulusal-küresel şeklindedir.
Düşüncelerimizin “özleri”, özlerini korumak adına biçimsel ve konumsal değişikliğe gitmek zorunda kalabilir.

Bu gerçeği gördüğümüz yerde “şeklen” bir savunma adına “sabit” kalmak, tarih önünde tutuculaşmak ve karşı safların(karşıdevrimin) ekmeğine yağ sürmektir.

Yukarıda alıntılanan Deniz Gezmiş’in sözleri güncelliğini korumaktadır.
Denizlerin tercih ettikleri yolu tam olarak “doğru” kabul etmemekle beraber, onların mücadelesine, cesaretine, vatanseverliğine saygı duyuyor,

onlara yapılacak en büyük saygısızlığın, onların kazanımlarını -ağzına “anti-emperyalizmi” alamayan sözde “aydın”, özde gerici- kişilerin tekeline bırakmak olduğunu düşünüyoruz.

Bizler Kemalistiz.
Bizler de evlerimizde Kurtuluş Savaşı anıları ile büyüdük.
Bizler de İkinci Kurtuluş Savaşının neferleriyiz.
Birinci savaşı verenler Mustafa Kemaller,
İkinci savaşı veren bizler;
Mustafa Kemal’in Askerleriyiz.
Bizler de bizlerden başka muhalefetin kalmadığına inanıyoruz.
Mevcut tüm partilerin Kemalist çizgiden saptığına inanıyoruz.

Emanetleri, emanetlerimizdir.
Yaşasın Kemalist,
Tam Bağımsız Türkiye!

Çağdaş BAYRAKTAR
6 Mayıs 2015

Çağdaş Bayraktar

Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketi Mersin'de tamamladı. Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği bölümünü bitirdi. Lisans eğitimi süresince üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü'nün her kademesinde görev aldı.

Bu dönem içerisinde "Kemalizm"in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T'ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi.
Bunun dışında, aynı dönem taraftar topluluğu koordinatörlüğü, Çukurova Üniversitesi Kulüpler Birliği Başkanlığı yaptı. Çukurova Üniversitesi Türk Sanat Müziği Korosunda görev aldı.

2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte "Vardiya Bizde Adana"nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde kumpaslara karşı hukuku savundu. Konunun kamuoyunda hak ettiği yeri bulması kapsamında yazılar yazdı.

O dönem birçok yerel gazetede, internet sitelerinde ve Milli Mücadele döneminde kurulan, "Kemalizmin İleri Karakolu" unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu genel yayın yönetmenliği ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana'daki yazarların birçoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti.

Genç Yeni Adana'daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol'u kurdu. Üçüncü Yol tarafından çıkarılan "Türk Ulusunun Egemenliği İçin HAYIR" ve "Yeniden Muasır Medeniyet Seviyesine Ulaşmak İçin TÜRKİYE DENİZCİLEŞMELİDİR" kitap/dergi projelerinin Genel Yayın Yönetmenliğini ve Başyazarlığını yaptı.

Çeşitli dergilerde ve internet haber sitelerinde yazıları yayımlandı. Alibi ve Galeati Yayınevlerinde editörlük yaptı. Halen Deniz Mecmuası dergisinde yazıları yayınlanmaktadır.

Gazetecilik hayatına Eylül 2018’den bu yana Cumhuriyet'te devam eden Bayraktar, yayın kurulu üyesi olduğu Cumhuriyet Kitaplarında Yayın Koordinatörlüğü görevini yürütmekte. Olaylar ve Görüşler sayfasının koordinatörlüğünü ve sayfa editörlüğünü yapmakta, gazetenin Kitap ekinde de kitap tanıtım yazıları ve söyleşileri yayımlanmakta.

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Siteye e-posta ile abone ol

Bu siteye abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için kayıt olmalısınız.

Diğer 52 aboneye katılın

Takip Et

Bizimle iletişim kurun. İnsanlarla tanışmayı ve yeni arkadaşlar edinmeyi çok seviyoruz.